Şimdi, şu anda neleri tartışmamız gerekiyor? Bakın Ankara'da neler oluyor? Bir kaç günlüğüne bizimkini askıya aldık, gerçek Dünya lideri Ankara'da, hepimiz pür dikkat onun iki dudağının arasından ne çıkacak onu bekliyoruz.
Önemsizdir demiyorum, elbette geçmişin aklî, tecrübî ve kültürel varlığı ve kazanımı önemlidir; ancak günümüzü geçmişin inhisarına mahkum etmek geviş getirmekten farksızdır.
Dolar 50 TL. Ülkenin neredeyse tamamının geliri fakirlik seviyesinin altında.
Cazibe merkezi olmaktan çıkarsanız sizi kendi kardeşleriniz bile terk eder. Örnek mi? Osmanlıya bakmak kâfi.
Kısaca günün sorunlarını çözemezseniz geçmişin bütün alacaklıları kapınızda biter, bütün dostlar düşman olur, geçmişin her bir günahı canlanır...
Yine yerel hukukta, değerleri koruma adına hukukileşmiş böyle bir uygulama meşru görülse de, o hukuk ilkesi gözden geçirilmesi gereken nakıs bir hukuk ilkesidir. Bundan dolayı dini ve milli değerlerler olabildiğince hukukun korumasından uzak tutulmalıdır.
Zorla güzellik olmaz!
Şayet değerler kültürden kültüre değişiklik gösteriyorsa, bu, değerler alanında cezai müeyyidelerin uygulanamayacağı anlamına gelir.
Bunun dışında ben hoca ile öğrenci arasında geçen olayı Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel'in durumuna, söz konusu olay yaşanırken sahnede cübbeleriyle ayakta durup da onları izleyen hocaları da iktidar ve bağlılarının durumuna benzettim.
Boğaziçi https://t.co/7Cmf4NOdjM mezuniyet gecesindeki diploma töreninde tatsız bir durum ortaya çıkmış. Delikanlı, şu ya da bu nedenden dolayı kendisine diploma veren hocayla fotoğraf çekinmek istememiş. Bundan daha doğal bir şey olabilir mi?
Ünivetsiteler onlara sadece fiziki imkan sağlamalı ama fiziken orada olmamalıdır. Peki böyle midir? Bizim orada karşılıksız hiçbir şey olmayacağına dair "elin oğlu torbayı boşa takmaz" diye bir tabir vardır.