BİR EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DAHA SONA ERERKEN, EĞİTİMİN SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR!
2025–2026 eğitim-öğretim yılı sona ererken, tüm yıl boyunca büyük bir özveri ve fedakârlıkla görev yapan öğretmenlerimizi ve eğitim çalışanlarımızı tebrik ediyoruz. Eğitimin taşıyıcı kolonu olan eğitim çalışanlarımız, her durum ve koşulda, tüm zorluklara rağmen görevlerini hakkaniyetle ve adanmışlıkla yerine getirerek geleceğimizin teminatı olan öğrencilerimizin en sağlıklı şekilde yetişmesine büyük katkı sundu. Öğrencilerimiz de bir yıl boyunca emek vermiş, gayret göstermiş ve önemli bir öğrenme sürecini başarıyla tamamlamıştır. Bu vesileyle tüm öğrencilerimizi de çaba ve azimlerinden dolayı tebrik ediyor; hem öğretmenlerimize ve tüm eğitim çalışanlarımıza hem de öğrencilerimize iyi tatiller diliyoruz.
https://t.co/iklxcySbyl
Tüm inananların Kurban Bayramı kutlu olsun.
Bu mübarek günlerin ülkemize, Türk Dünyası’na ve gönül coğrafyamıza huzur ve sükunet getirmesini diliyor, aileniz ve sevdiklerinizle birlikte nice bayramlar temenni ediyorum.
237 BİN ÜYEMİZE MİNNET VE ŞÜKRANLA..
Bir yetki dönemini daha geride bıraktık.
Öncelikle üye olarak sendikamıza güç veren 236.619 meslektaşımıza teşekkür ediyorum.
Her türlü fedakarlık ve büyük bir adanmışlıkla gecesini gündüzüne katarak ihlasla Türk Eğitim-Sen’e hizmet eden işyeri temsilcimizden ilçe, üniversite ve şube yöneticilerimize kadar bütün yol arkadaşlarıma minnet ve şükranlarımı sunuyorum.
Gayret ve başarı, tamamıyla, Türk Eğitim-Sen’in ve eğitim çalışanlarının yararını her zaman şahsi beklenti ve isteklerinin önüne koymuş olan tüm yönetici ve temsilcilerimizindir.
Onlar ki; türlü zorlukları ve sıkıntıları aşarak, çok yönlü fitne ve saldırıları bertaraf ederek, “Bir elime ayı, bir elime güneşi verseniz yine de dönmem davamdan” adanmışlığıyla mücadele ederek Türk Eğitim-Sen’i en etkili eğitim sendikası ve mensubu olmaktan şeref duyduğumuz büyük milletimizin milli kalesi kılan kahramanlardır.
O kahramanların onurlu ve kararlı iradesiyle Türk Eğitim-Sen; eğitim çalışanlarının güven kapısı, genç meslektaşlarımızın umudu, aziz milletimizin ve kutlu devletimizin teminatı olan milli iradenin taşıyıcı kolonu olmuştur.
Rabbim her birinden razı olsun.
Türk Eğitim-Sen olarak, eğitim çalışanlarına ve milletimize karşı her daim dürüst olduk. Eğitim çalışanlarının hak ve kazanımları yolunda meydanlarda ne dediysek kapalı kapılar arkasında da aynı iradeyi ortaya koyduk. Her durum ve koşulda safımız çalışanın tarafı oldu.
Hiç yalan söylemedik, samimiyetimizden asla taviz vermedik. Ankara’da farklı Hakkari’de farklı konuşmadık, Ağrı’da dile getirdiğimizi İzmir’de tevil etmedik. “Kınayanların kınamasından korkmadan” devletimizin bekası ve milletimizin selameti yolunda inandığımız doğruları cesaretle dile getirdik. Çünkü biz, “Türkiye sevdamız, ekmek için kavgamız” şiarıyla, ekmek kavgasının önüne memleket sevdasını koymuş inanmışlar ordusuyuz. Günü birlik menfaatler ve konjonktürel hesaplar uğruna inandığımız değerlerden, Türkiye sevdamızdan ve ilkelerimizden asla taviz vermedik. Bizi başkalarından farklı kılan temel özelliğimiz de işte bu imanımızdır.
Türk Eğitim Sen olarak; ilkeli, mücadeleci, kararlı ve ahlaklı sendikacılığın adresiyiz. Bu vasfımızla da gurur duyuyoruz.
Yürekten inanıyorum ki, bu sendikal anlayış, eğitim çalışanlarının desteği ve teşkilatımızın inanmış emektarlarının yılmaz gayretiyle hedefe ulaşacaktır.
Değerli Meslektaşlarıma da çağrıda bulunmak istiyorum;
Eğitim sendikacılığı, bir hak arama mücadelesi olduğu kadar, ‘değerler’ etrafında yol yürüme mücadelesidir.
Eğitim sendikacılığında kurduğunuz cümleler, asıl servetinizdir. Bizim sendikal tarifimiz, lekesiz geçmişin gururuyla temeli atılan uzun süreli hak arama mücadelesiyle ve eğitim çalışanlarının nezaketiyle kurulmuş cümlelerdedir.
Türk Eğitim-Sen, eğitim çalışanlarının nezaketini, duruluğunu ve güvenini temsil eder. 34 yıllık emek, bu güven temasıyla oluşmuştur.
Türk Eğitim-Sen, günlük olaylar, akışlar ve suni gündemler üzerinden söylem geliştirmeyenlerin, durumdan boş vazife çıkarmayanların adresidir.
Türk Eğitim-Sen, tüm eğitim çalışanlarının ulu çınarıdır, tüm zor zamanlarda gölgesinde toplanacağımız ulu bir çınardır. Bu çınar kucaklaşmaların, buluşmaların, gönül dili ve hal diliyle bir araya gelmelerinin adresidir.
Türk Eğitim-Sen, eğitimci tevazusunun, nezaketinin, samimi yol arkadaşlığının ve bu arkadaşlığın gururuyla memleket gülümsemesinin ocağıdır.
Şimdi tam zamanı değil mi?
Her birinizi, gölgesi “Önce ülkem” diyenlerin buluşma yerine, evinize, tertemiz ocağımıza davet ediyorum. Kem sözden uzak, ucuz ve kirli hesaplaşmalara mesafeli, ahlaklı ve onurlu sendikal mücadelemizde birlikte olmaya davet ediyorum.
Bu vesileyle tüm üyelerimizin, bütün meslektaşlarımın, büyük milletimizin, Türk Dünyası’nın ve gönül coğrafyamızın mübarek Kurban Bayramı’nı tebrik ediyorum.
ENFLASYON DÜŞMÜYOR, MAAŞLAR ERİYOR, GEÇİM ZORLAŞIYOR
TÜİK tarafından açıklanan 2026 yılı nisan ayı enflasyon verileri, yılın ilk aylarında ortaya çıkan olumsuz tablonun geçici olmadığını bir kez daha teyit etmiştir. Paylaşılan bu veriler, milyonlarca memur ve emeklinin karşı karşıya bulunduğu ekonomik daralmanın derinleşerek devam ettiğini açık ve net bir biçimde ortaya koymaktadır. Yıllık enflasyonun %32,37 seviyesine ulaşmış olması ise yaşanan refah kaybının ne denli ağırlaştığını gözler önüne sermektedir.
🛑Resmî verilere göre nisan ayında mal ve hizmet fiyatları ortalama %4,18 oranında artmıştır. Yılın ilk dört ayındaki toplam enflasyon ise %14,64 seviyesine ulaşarak, daha ilk çeyrekte 2026 yılı için öngörülen %16’lık hedefin büyük bölümüne yaklaşmıştır. Bu tablo, belirlenen hedeflerin gerçeklikten giderek uzaklaştığını ve uygulanan ekonomik politikaların dar ve sabit gelirli kesimleri koruma noktasında yetersiz kaldığını açıkça ortaya koymaktadır.
🛑Öte yandan küresel gelişmelerin etkisiyle artan enerji maliyetlerinin henüz tam anlamıyla fiyatlara yansımadığı dikkate alındığında, önümüzdeki süreçte enflasyonist baskın��n daha da artacağı açıktır.
🛑Bilindiği üzere ocak ayında memur ve emeklilere 6 aylık dönem için %11 oranında maaş artışı yapılmış, buna ek olarak brüt 1000 TL tutarında seyyanen ödeme verilmiştir. Ancak yılın ilk dört ayında gerçekleşen %14,64’lük enflasyon, yapılan bu artışı daha şimdiden eritmiştir. Memur ve emekliler daha şimdiden %3,64 alacaklı hale gelmiştir.
🛑Bugün gelinen noktada yüksek enflasyon; milyonlarca kamu çalışanı ve emekli açısından küçülen hane bütçeleri, artan borç yükü ve her geçen gün daha da ağırlaşan geçim şartları anlamına gelmektedir. Aileleriyle birlikte yaklaşık 25 milyonluk geniş bir kesimin alım gücünün sürekli gerilemesi, yalnızca ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda sosyal denge açısından da ciddi bir risk oluşturmaktadır. Yıllık enflasyonun %32,37’ye ulaşması, bu kaybın geçici değil kalıcı bir refah erozyonuna dönüştüğünü açıkça göstermektedir.
🛑Yıl başında yaptı��ımız uyarıların bugün birebir gerçekleştiği görülmektedir. Henüz yılın ilk dört aylık bölümünde ortaya çıkan enflasyonun, altı aylık maaş artışının tamamını ortadan kaldırması; mevcut ücret politikasının sürdürülebilir olmadığını net biçimde ortaya koymuştur. Bu nedenle kamu çalışanlarının gelir politikasında acil bir düzenleme yapılması artık kaçınılmaz bir zorunluluk hâline gelmiştir.
🛑Maaş artışlarını piyasa gerçeklerinin altında tutarak enflasyona mücadele edilemeyeceği bir kere daha görülmüştür. Memur ve emekliler, ekonomik büyümeden hak ettikleri payı alamadıkları gibi enflasyon yükseldiğinde de ilk kaybeden kesim olmaya devam etmektedir. Oysa adalet; refah dönemlerinde gelirin, zor dönemlerde ise yükün adil bir şekilde paylaşılmasını gerektirir.
🛑Bu çerçevede;
· Memurlara derhâl ek zam yapılmalıdır.
· Bu artış mutlaka refah payı ile desteklenmelidir.
· Maaş artışlarında eşel mobil sistemine geçilmeli, gerçekleşen enflasyon gecikmeksizin maaşlara yansıtılmalıdır.
🛑Aksi hâlde 2026 yılı, memur ve emekliler açısından ekonomik anlamda son derece ağır sonuçlar doğuran bir yıl olarak kayıtlara geçecektir.
🛑Yetkililerden beklentimiz; alım gücü her geçen gün eriyen kamu çalışanları ve emekliler için adil, kalıcı ve gerçekçi bir düzenlemenin vakit kaybedilmeksizin hayata geçirilmesidir.
🛑Türkiye Kamu-Sen olarak; emeğin itibarını korumaya, kamu görevlilerinin hakkını savunmaya ve adalet talebimizi güçlü bir şekilde dile getirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.
“ÖĞRETMENİ ZAYIFLAYAN BİR MİLLETİN GELECEĞİ GÜÇLÜ OLAMAZ!”
MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’yi ziyaret ederek, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki elim hadiseler üzerine “Biz bu meselenin üzerini örtenlerden değil; kökünü kazıyanlardan olacağız.
Öğretmeni zayıflayan bir milletin geleceği güçlü olamaz.” diyerek meselenin özüne ve öğretmenin ehemmiyetine vurgu yapmış olmasından ötürü meslektaşlarım adına teşekkürlerimi arzettim.
Türk Eğitim Sen olarak yıllardır ifade ediyoruz; öğretmeni itibarlı kılmadan eğitimde istenen hedeflere ulaşabilmemiz ve başta şiddet olmak üzere istenmeyen hadiselere engel olabilmemiz mümkün olmayacaktır.
Eğitim sürecinde öğretmenin etkinliği artırılmadığı müddetçe, alacağımız diğer tedbirlerin sonuca yönelik bir anlamı kalmayacaktır. Öğretmenin saygınlığını sağlamak, ilk düğmedir. Sınıf geçme ve disiplin mevzuatı öğretmenimizi öncelikli belirleyici kılacak şekilde yeniden düzenlenmeli; başta velilerimiz olmak üzere eğitim yönetimi, velilerimiz ve toplumun tüm kesimleri öğretmenin itibarını koruyacak şekilde tutum geliştirmelidir.
Nitekim Sayın Genel Başkanımız da 21 Nisan’da TBMM’de yaptığı konuşmada “Öğretmenlerimiz, yalnız sınıfta ders veren görevliler olarak düşünülemez. Onlar toplumun ahlakî omurgasına temas eden, çocuklarımızın şahsiyet dünyasını inşa eden müstesna şahsiyetlerdir.
Bu vesileyle altını kalın çizgilerle çizmek isterim ki öğretmeni sıradanlaştıran bir anlayışın eğitim davası baştan ölü doğmuştur.
Öğretmenin itibarının zedelendiği, sözünün değersizleştirildiği, sınıf içindeki otoritesinin aşındırıldığı bir düzende ne sağlam bir eğitim nizamı kurulur ne de milli ve manevi kıymetlerle yoğrulmuş bir nesil inşa edilir.
Öğretmenin nesillerimizin yetiştirilmesindeki fonksiyonu da öğrencilerimiz ve ailelerimiz nezdindeki saygınlığı da tartışma konusu edilemeyecek kadar hassas bir öneme sahiptir.” ifadeleriyle bu gerçeğe vurgu yapmıştır.
MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bu kıymetli değerlendirmelerinden ötürü öğretmenlerimiz adına tekraren teşekkür ediyor, öğretmenin itibarını koruyacak ve artıracak tedbirlerin bir an önce hayata geçirilmesini diliyorum.
TÜRKİYE KAMU-SEN OLARAK 1 MAYIS’TA ÇANAKKALE’DEYİZ!
Hem o mübarek topraklarda şehit ecdadımızı yad edeceğiz, ziyaret edeceğiz, helallik isteyeceğiz, hem de kamu çalışanlarının ve emeklilerin yaşadığı sorunları, talepleri, beklentileri bir kez daha yüksek sesle ve açık bir iradeyle dile getireceğiz.
Türkiye @Kamu_Sen olarak, 1 Mayıs’ları sadece bir anma günü olarak değil, aynı zamanda çalışanların ve emeklilerin meselelerinin tartışıldığı, konuşulduğu gündeme getirildiği bir imkan olarak görüyoruz.
Kahramanmaraş’ta cenazelerimizi dua ve tekbirlerle uğurladık.
Ruhları şad olsun.
Evlatlarını kaybeden vatandaşlarımıza ve şehit Ayla öğretmenimizin acılı eşine taziye ziyaretinde bulunduk.
Ayrıca saldırının gerçekleştiği okulumuzda yaptığımız basın açıklamasından sonra meslektaşlarımızla bir araya geldik.
Büyük acı..
Rabbim ailelerimize sabırlar ihsan etsin.
Kahramanmaraş’ta öğle namazını müteakip cenazelerimizi uğurladık.
Rabbim rahmetiyle kuşatsın.
Ruhları şad olsun.
Cenaze merasimine katılan sendika genel başkanları olarak EBS Genel Başkanı Sayın Ali Yalçın ile birlikte saat:14.30’da olayın vuku bulduğu Ayser Çalık Ortaokulu önünde basın açıklaması yapacağız.
Başımız sağolsun.
Ailelerimize ve camiamıza başsağlığı niyaz ediyorum.
Emanetin emin ellerde!
“Hepiniz birer Türk Bayrağı'sınız. Bayrağı lekelemeyin, kirletmeyin yere düşürmeyin.”
#BaşbuğAlparslanTürkeş
Minnet, rahmet ve dualarla anıyoruz.
Cennet mekan ruhu şad olsun.
Emanetin emin ellerde!
“Hepiniz birer Türk Bayrağı'sınız. Bayrağı lekelemeyin, kirletmeyin yere düşürmeyin.”
#BaşbuğAlparslanTürkeş
Tedrisatında yetişmiş olmanın şeref ve gururunu hayatım boyunca taşıyacağım Başbuğumuzu minnet, rahmet ve dualarla anıyorum.
Cennet mekan ruhu şad olsun.
..3️⃣ olmak üzere, sınavlarda sorumluluk alan hiçbir kamu görevlisi şamar oğlanı değildir!
Devlet, memuruna sahip çıksın!
Aksi takdirde meslektaşlarımız, ehliyet sınavlarında görev almamayı bir seçenek olarak değerlendirmeye alacaklardır.
@TC_icisleri@mustafaciftcitr