Menfaatin hüküm sürdüğü yerde sadakat, ilk rüzgârda savrulur. Lakin gönülden bağlananlar, yolun dikenine de yüküne de razıdır.
Çünkü dava, alkışla büyüyenlerin değil; bedeli ağırlaştığında da vefasından vazgeçmeyenlerin omuzlarında yükselir.🍀
Ben bu fitnenin Zındık Altay Cem Meriç sınırlı olduğunu düşünüyordum . Oysa meselenin münferit bir çıkıştan ibaret olmadığını Diyanet ile çok daha geniş bir zemine taşındığını görmüş olduk.
Bu hoca müsveddesi hakkında söylenecek çok fazla şey var‼️
DİNİ İSTİSMAR MI, TEBLİĞ Mİ⁉️
Bu videoda ve videonun konu olacağı konuşmalarımız’da Cübbeli Ahmet Hoca hakkındaki kamuoyunda gündeme gelen entrika tartışma ve iddiaları; FETÖ ile iletişim iltisak söylemlerini, ayet ve hadislerin istismarı, dinî mukaddesat ve kavramların istismarı ve yozlaştırılması, beyaz kadın ticaretiyle ilgili iddialar, itikad ve amelimizin esasından olan husular’da yanlış dini şeri yorumlamaları, sürekli tevil etmesi ve söylediği hadislerin kaynağına dair tartışmalar üzerinden ele alıyoruz.
İddia ile gerçeği birbirinden ayırmak, söylenen her sözü deliliyle değerlendirmek ve din adına konuşan herkesin sözlerini Kur’an, sahih sünnet ve ilmî kaynaklar ışığında sorgulamak gerekir!
Şahıslar değil deliller konuşsun‼️
Bazı davalar omuzda yük değil, yürekte emanettir. Duvarlar aşılır, kapılar kapanır, yıllar geçer, fakat hakikate tutunan bir gönül kolay kolay susmaz.
Samimiyetle taşınan bir dava, sahibinden sonra da gönüllerde yürümeye devam eder.💐
🔴 Diyanet TV'de, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş'un katılımıyla gençlere yönelik düzenlenen programda kız-erkek karışık oturma düzeni tercih edildi.
İslam’ın mahremiyet, tesettür, halvet ve edep ölçüleri bu kadar kolay “izolasyon” başlığına sokulacaksa, toplumun dinî sınırlarını kim, hangi ölçüyle yeniden tanımlıyor?
Diyanet’in görevi kavramların içini boşaltmak mı?
Savunulacak tarafı yok şu yaptığınızın!
Sosyal medyada yer alan bir kare üzerinden arka plandaki gençlerin oturma düzeni gerekçe gösterilerek Sayın Prof. Dr. Safi Arpaguş Bey’e yöneltilen eleştiriler hakkaniyetten uzak doğrusu.
İslam fıkhında ve geleneğinde kadın-erkek hukukuna dair katı bir izolasyon uygulaması dinin aslî unsurlarından değildir. Kur’ân-ı Kerîm'de "Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir; iyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar..." (Tevbe 9/71) buyurulmakla meşru zeminlerde kadınlarla erkeklerin bir arada toplumsal sorumluluk alabileceği beyan edilmiştir.
Sünnetteki uygulamalar da bunu doğrular. Sahabi hanımlar Mescid-i Nebevî’de ilim meclislerine katılmış, bizzat Hz. Peygamber’e gelip sorular sormuş ve kamu hayatında aktif rol almışlardır. Hz. Ömer devrinde pazar denetiminin ve daha başka idari görevlerin Şifa bint Abdillâh b. Abdişems el-Adeviyye el-Kureşiyye (ö. 20/641 civarı) isimli kadın sahabiye verilmesi gibi pek çok tarihi vesika İslam’da tesettür ölçüsünün hayâ ve meşru niyet çerçevesinde medeni bir iletişim hukukuna dayandığını ortaya koyar. Edebi, vakarı ve hayayı benimseyen gençlerin aynı ortamda bulunmasında dinen bir mahzur aramak şekilcilikten öteye geçmez. Kaldı ki bu çocuklarda edebe mugayir bir görüntü mü var?
Üst düzey bir makamı temsil eden Sayın Başkan'ın, katıldığı bir programda arka plandaki oturma düzeniyle veya diğer teknik detaylarla meşgul olduğunu düşünmek de son derece yanlıştır. Ortada bir dikkatsizlik olduğu varsayılsa dahi zühul eseridir. Bu durumda İslam ahlakı, kardeşinin hatasını kamuya afişe edip itham etmeyi değil; usulünce, özelden ve yapıcı bir dille nasihatte bulunmayı gerektirir.
Dostlar, bir fotoğraf karesi üzerinden niyet okumak yerine sergilenen birlik ve gençlik vizyonuna odaklanmak daha doğru olur.
Sosyal medyada yer alan bir kare üzerinden arka plandaki gençlerin oturma düzeni gerekçe gösterilerek Sayın Prof. Dr. Safi Arpaguş Bey’e yöneltilen eleştiriler hakkaniyetten uzak doğrusu.
İslam fıkhında ve geleneğinde kadın-erkek hukukuna dair katı bir izolasyon uygulaması dinin aslî unsurlarından değildir. Kur’ân-ı Kerîm'de "Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir; iyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar..." (Tevbe 9/71) buyurulmakla meşru zeminlerde kadınlarla erkeklerin bir arada toplumsal sorumluluk alabileceği beyan edilmiştir.
Sünnetteki uygulamalar da bunu doğrular. Sahabi hanımlar Mescid-i Nebevî’de ilim meclislerine katılmış, bizzat Hz. Peygamber’e gelip sorular sormuş ve kamu hayatında aktif rol almışlardır. Hz. Ömer devrinde pazar denetiminin ve daha başka idari görevlerin Şifa bint Abdillâh b. Abdişems el-Adeviyye el-Kureşiyye (ö. 20/641 civarı) isimli kadın sahabiye verilmesi gibi pek çok tarihi vesika İslam’da tesettür ölçüsünün hayâ ve meşru niyet çerçevesinde medeni bir iletişim hukukuna dayandığını ortaya koyar. Edebi, vakarı ve hayayı benimseyen gençlerin aynı ortamda bulunmasında dinen bir mahzur aramak şekilcilikten öteye geçmez. Kaldı ki bu çocuklarda edebe mugayir bir görüntü mü var?
Üst düzey bir makamı temsil eden Sayın Başkan'ın, katıldığı bir programda arka plandaki oturma düzeniyle veya diğer teknik detaylarla meşgul olduğunu düşünmek de son derece yanlıştır. Ortada bir dikkatsizlik olduğu varsayılsa dahi zühul eseridir. Bu durumda İslam ahlakı, kardeşinin hatasını kamuya afişe edip itham etmeyi değil; usulünce, özelden ve yapıcı bir dille nasihatte bulunmayı gerektirir.
Dostlar, bir fotoğraf karesi üzerinden niyet okumak yerine sergilenen birlik ve gençlik vizyonuna odaklanmak daha doğru olur.
@POLATFethiAhmet İslam’ın mahremiyet, tesettür, halvet ve edep ölçüleri bu kadar kolay “izolasyon” başlığına sokulacaksa, toplumun dinî sınırlarını kim, hangi ölçüyle yeniden tanımlıyor?
Diyanet’in görevi kavramların içini boşaltmak mı?
Savunulacak tarafı yok şu yaptığınızın!