2023 seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığına en sert tepkiyi veren isimlerden Cemre Demirel:
“Seks kasediyle başa gelen, partideki tüm Atatürkçüleri tasfiye eden, tarihin en zayıf Tayyip'ine karşı kendini aday gösterip seçimi hediye eden, ne karar çıkacağını biliyormuşçasına bir gün önceden sesleniş videosu paylaşan bu herifin ajan olduğunu göremeyen s*ktirsin gitsin.”
Imagine downloading Tinder and coming across a professional footballer.
That’s exactly what happened in 2024 with Emirhan Delibaş, a former Beşiktaş player. His profile went viral, and the club made a drastic decision to terminate his contract.
The reason given was that it went against the club’s values. He was also heavily criticised by a more conservative section of the fanbase, who labelled him unprofessional.
Adamların uçtan uça 4500 kilometrelik kıta devleti var. Her yerde ayrı bir ekosistem gelir çeşitliliği var. Toprakta bol olunca haliyle bu evlerde yaşamak o kadar da zor olmuyor.. bizim ülkede her şey istanbula toplanmış siktir olup gideyim desen nerde iş bulucan
Müzik piyasasının 2000'li yıllar itibariyle ekonomik çöküşünün dramatik bir belgesi bu video.
Serdar Ortaç, 830 bin albüm satmış o yıl.
Bugün olsa bir albüm en düşük 500 TL civarı bir fiyatla piyasaya çıkardı.Bu da 415 milyon TL gibi bir ciro demekti.
Yapım şirketi yüzde 40 sanatçı yüzde 60 paya sahip olduğunda her yıl çıkarılan bir albüm Serdar Ortaç için 300 milyon TL civarında bir gelir demekti.
Konser, ekstra, söz ve beste hariç sadece yıllık albüm geliri bu. Kumarda kaybettiği rakamı buradan düşünün.
Vardan yoka düşmek, şöhretten, itibardan düşmek çok zor imtihanlar. Allah kimseyi şaşırtmasın.
Eğer yaşayabileceğiniz potansiyel hayatı bir kere gözünüzde canlandırabilseydiniz bir saniyenizi bile boşa harcamazdınız.
Tek amacınızı ona ulaşmak olurdu.
Epstein belgelerinde ortaya çıkan bu maile göre Epstein ile Bill Gates fakirlerden nasıl kurtulabileceklerini konuşmuş.
Her ne kadar Gates biz fakirler değil fakirlikten kurtulmayı konuştuk dese de mailde açıkça “Fakirlerden Toptan Nasıl Kurtulabiliriz” dendiği açıkça geçiyor.
Bunlar maillerde geçen ifadeler.
Kim bilir kapalı kapılar ardında neler konuşuldu.
Dünyan Ekonomik Forumunun son raporlarında sözde küresel ısınma nedeniyle nüfusun azaltılmasına dair önerilerle yan yana getirince her şey daha açıklayıcı oluyor.
Soru şu;
Neden bunlar insan nüfusunu azaltmak istiyor?
Fırat Sobutay:
“Asgari ücret vallahi iyi. 40'lar falan olsaydı, fiyatlar şov. Net uçardı. İstanbul'da mesela asgari ücretle çalışan birini bulamazsınız. Çok çok nadirdir ya da mülteci falandır.
Esnaf dostlarımız var. Hepsi asgari ücretin gerçekten üstünde veriyorlar. Kebapçısı da, pilavcısı da, hamburgercisi de. Personeli hem tutmak, hem de mutlu da etmek için.”
AKILLI KALAN DELİRİR: UYKU HARAM, ÇIKIŞ YOK.
Haberlerde geçiyor: "Gençlerin %70’i ekonomik stres yüzünden geceleri uyumakta güçlük çekiyor."
Yanlış. Bu işin Z’si, Y’si, X’i kalmadı. İnsanlar sadece ekonomik krizden değil, "Çıkışsızlıktan" uyuyamıyor.
Çünkü denklem bozuldu. Matematik çöktü.
Milyonlarca genç, hipnotize edilmiş gibi YKS denen o illüzyona, KPSS denen o kuyruğa koşuyor.
Herkes "bir şey" olmaya çalışıyor.
Ama kimse durup sormuyor: "Neyin içinde ne olmaya çalışıyorum?"
1. ÇALINAN GELECEK VE MATEMATİKSEL İMKANSIZLIK
Duygusallığa yer yok, sadece salt gerçekler var: Anamız babamız devlet maaşıyla veya esnaf karıyla, düşük faizli kredilerle zamanında evini ve arabasını aldı.
O zamanlar denklem basitti: Çalış = Al.100 bin TL’ye, 80 bin TL’ye ev vardı.
Ortalama bir araba 30-40 bin TL’ydi.
O zamanı yaşayanlar ve o kervana katılanlar şanslıydı. Kapılar kapandı.
Şimdi ortalama bir ev 4 Milyon TL.
Teneke yığını bir araba 1 Milyon TL.
En kral ücret 100 bin TL olsa bile -ki bunu kazanan kaç kişi var?- yine de durum vahim.
Maaşlar 20 ile 50 arasında sürünüyor.
İki kişi çalışmadan, kafa kafaya vermeden, yemeden içmeden bir şeye sahip olmak imkansız.
Babanın 30 yaşında "standart" olarak sahip olduğu hayata, sen ömrünü satsan 60 yaşında bile ulaşamıyorsun.
İşte uykunu kaçıran şey bu: Geleceğinin çalınmış olması.
2. DİPLOMA YALANI VE SANAYİ KÖLELİĞİ
Hadi "okuyayım, kurtulayım" dedin.
Adam 4 yılını veriyor, gençliğini amfide çürütüyor.
4 yılın sonunda eline tutuşturulan o kağıt parçasının (diploma) piyasada hiçbir karşılığı yok. Neden?
Çünkü sistem, diplomalı işsizler ordusu yaratmak üzerine kurulu.
Kendini geliştirse ne yazar?
İçindeki inanç ölmüş. "Ne yaparsam yapayım, bu bataklıktan çıkamam" inancı, o diplomadan daha gerçek.
Tuzu kurular akıl veriyor: "Okumuyorsa sanayiye gitsin, zanaat öğrensin, usta olsun."
Gitsin de ne olsun? Modern köle mi?
Sanayideki o "Usta" dediğin adamlar, gençleri eziyor.
Bir müşteriden sadece işçilik olarak 10-15 bin TL sıyırıyor, ama o çocuğun eline haftalık 3-5 bin TL sıkıştırıyor.
Günde 100 bin TL ciro yapan patron, çırağına verdiği günlük 500 lirayı çok görüyorsa; o çocuk orada ÇALIŞMAZ.
Çalışmasın da. Çarklar dönmesin. O sömürü düzeni paslansın ve çöksün. İstediğim bu. Herkes uyansın ve ona dayatılan bu köleliği reddetsin.
3. TOPLUMSAL ÇÜRÜME: "AJAN SMITH" SENDROMU
Hadi ekonomi kötü diyelim... Peki ya İnsan?
Hayatta kalmak bir "Ekip İşi"ydi. O da bitti. Kolektif şuur çöktü. Toplumsal sözleşme feshedildi.
Kadınlar erkeklere, erkekler kadınlara düşman.
Evlat babaya, baba devlete küs.
Sevdiğin kadınla/adamla "sırt sırta" verip zorlukları aşma devri bitti; "Birbirimizi ne kadar sömürebiliriz?" devri başladı.
Güven yok. Sadakat yok. Sadece "çıkar" var.
İnsanlar bayramda bile akrabalarını aramıyor.
Kimse kimseyi umursamıyor.
Herkes duyarsızlaştı.
Sistemi eleştiremezsin, başkaldıramazsın.
Çünkü Matrix filmindeki o sahne gerçektir: Sistemi o kadar sahiplenen insanlar var ki, sistem tehlikeye girdiğinde yanındaki en yakın arkadaşın, ailen, dostun bir anda "Ajan Smith"e dönüşür ve sana düşman olur.
O yüzden kolektif bir aydınlanma, toplu bir uyanış beklemeyin. İnsanların buna götü yemez.
4. DÜNYA "MOKOKO" SEVİYESİNDE: KAÇACAK YER YOK
Sanmayın ki sadece burası böyle. "Orta Doğu" kaderdir ama dünya da cennet değildir.
Doğu: Çin'deki WeChat uygulaması insanları dijital barkoda çevirdi.
Vatandaşlık puanın düşükse tren bileti alamıyorsun, nefes alman bile izne tabi.
Batı: Amerika trilyonlarca dolar borç batağında, ödememek için 3. Dünya Savaşı'nı başlatmaya hazır.
Avrupa mülteci krizinde boğuluyor, sokaklar karışık.
Rusya tehdidi ensede.
Eski "Amerikan Rüyası" bitti.
Kaçacak bir "Kurtarılmış Bölge" kalmadı.
Dünya anlayacağınız "Mokoko" seviyesinde.
SONUÇ: SAHİP OLMA DEVRİ KAPANDI, DELİRİN.
Size yalan söylemeyeceğim. Gaz vermeyeceğim. "Güzel günler göreceğiz" demeyeceğim.
Durum gayet ortada, açık ve net.
Gören gözler için kıyamet çoktan koptu.
Aile kavramı bitti. Sahip olma devri bitti. Bireyselcilik nirvanada.
Bu devirde çok akıllı olan, çok zeki olan, çok düşünen TUTUNAMAZ.
Varoluşsal sancılar beynini yer bitirir. "Neden böyle?" diye sormak, intihardır.
Bu hayatı yaşamanın tek yolu var: DELİRMEK.
Akıl sağlığınızı korumaya çalışmayın, bırakın gitsin.
Gülün. Absürtlüğe, çaresizliğe, kaosa ve bu büyük tiyatroya gülün. Kaosun içinde dans edin.
Delirmeyenler bu hayatı yaşayamaz.
Artık zaman, akıllıların değil; delilerin zamanı.
Toplu bir kurtuluş yok. Nuh’un gemisi gelmeyecek.
Bireyselleşen dünyada çıkış da BİREYSELDİR.
Bunu aklınıza kazıyın.
Üzgünüm.