altı üstü istanbul izliyorum melek deccal aq bu kızı nasıl seviyorlar??? resmen sevgilisinin futboldan başka geleceği olmasın diye çocuğun babasının dükkanını yaktı densiz göt
bazen kurduğum cümleyi daha önce bir yerde okuduğumu mu yoksa cümlenin tamamen benim zihin ürünüm mü olduğunu ayırt edemiyorum. ve bilgi içerikli olmayan cümlelerde bu epey bunaltıcı oluyor, intihal yapmış gibi hissediyorum kendimi
annem. üniversiteye gideceğim için "oralarda dikkatli ol, peşine takılırlar" dedi, sonra şöyle bir göz süzdü bana "çekicisin" dedi. bana söylemesini geçtim lügatinde böyle bir sıfat olduğunu bile bilmiyordum. şoke oldum resmen
telefonuma virüs falan bulaştı sanırım. internetin açık olduğu her 2 dakikada bir kere uygulama kendini kapatıyor, beni saçma sapan bir siteye gönderiyor ve dolap reklamı çıkıyor, ekrana dokunduğum anda da alakasız başka bir siteye atıyor
fakat genelde melankolik ve ümitsizdi. kimi zaman da kederinin ağırlığı altında eziliyormuşçasına dişlerini gıcırdatıyordu.
mary shelley, frankenstein ya da modern prometheus
hayatımda ondan daha ilginç birini görmemiştim. bakışları çoğu zaman vahşi, hatta delirmiş gibiydi. ama biri ona herhangi bir nezaket gösterdiğinde ya da küçücük bir yardımda bulunduğunda çehresi şimdiye kadar hiç görmediğim bir iyimserlik ve tatlılıkla aydınlanıyordu.
iç sesimin olmamasının en iyi yanı kendimi düşüncelerimden uzaklaştırmak istediğimde bir şeyler yazmanın, ellerim kalemi tutabiliyorsa, kafamın içinden kaçmaya yardımcı olması.
sadece yazdığım şey var o an ve çok pozitif şeyler olmasa bile kafamın içine bin kere yeğdir