Bugün bir yayınevi profilimi inceledi: “Ayberk Bey, sosyal medyada pek aktif değilsiniz” gibi haklı bir tespitte bulundu. Baskı öncesi 10 yıl boyunca yazdığım makaleleri parazit yapmasın diye her yerden kaldırmanın karşıma böyle bir imtihan olarak çıkacağını nasıl tahmin edebilirdim ki? Yine de “İyi ki yapmışım” diyorum. Başka türlü tweet atacak malzeme de çıkmayacaktı kim bilir? Bir süredir “çok konuşan boş konuşur” kafasındayım çünkü ve açıkçası biraz yoruldum. Kolay değil onca senelik yazdıklarını bir araya getirip anlamlı bir şeyler ortaya koymaya çalışmak. Ve bunu yapmış olmanın takdirini bir genel yayın yönetmeninden duymak… Ne diyeyim. Yayında ve yapımda emeği geçen herkese teşekkürler.
Düşünen insanın ortaya çıkışı (bilişsel devrim), insanlık tarihindeki en büyük zihinsel sıçramalardan biriydi.
Aradan geçen yaklaşık 70.000 yılda, böylesine büyük zihinsel dönüşümler oldukça seyrek yaşandı. Bu da ilginç bir soruyu akla getiriyor:
Belki bugün de buna benzer büyüklükte bir zihinsel potansiyele sahibiz, ancak bunun henüz farkında değiliz.
Acaba insanlığın henüz keşfetmediği bir bilişsel katman mevcut olabilir mi?
Yıllardır aynı soruyu soruyorum:
Hayatın anlamı nedir?
Dürüst olayım.
Bu hesabı, bu soruya cevap vermek için açmadım.
Ama bir gün kapatacaksam, önce bu soruya yanıt vermek isterim.