Bayiliyorum bu temizlik firmalarindan gelen ablalarin “ev kirliymis yalniz” deyislerine. Kusura bakma ablacim, temiz eve davet edemedik seni. Ne guzel alismissiniz annelerimizin onceden temizledigi evlere gidip saatlerce oturup kahvaltilar etmeye…
Tam sonbahar kendini gostermeye baslamisken, yapraklarin hafif hafif dokulmeye basladigi sokakta yumusak bir esintiyle yururken zihnimde bir fon muzigi calmaya basladi “it’s beginning to look a lot like Christmas”
Yuuuh be kardesim. Abart.
Geçen Kadıköy’de kadının biri dev bir çantaya erişte pişirip doldurmuş, sokak boyunca yerlere döküyordu. “Kedi-köpek erişte yer mi, ablacım?” Demek istedim ama o anda köpek gezdirmekte olan beni ‘hayvan düşmanı’ ilan edip linç ettirir diye korktum.
Sokaklari çöplüğe çevirdiler.
Millet bunların yarattığı pislikten, çerden,çöpten bıktı artık.
Kafalarına göre heryere kokuşmuş hayvan yemi,bozuk yemek artığı döküp döküp gidiyorlar.
Çevre kirliliğe neden olan insanımsı varlıklara sert yaptırımlar uygulanmalı.
Az once bir anneannenin torununa “karsiya gecme, gecme! Arabanin gecmesini bekle. Araba sana carpar, sakat kalirsin!” Diye bagirdigina sahit oldum. Anasi tarafindan “gentle parenting” ile buyutulen ilik gotlu bucurler; biz bu bagirtilarla buyuduk, simdi travmalanma sirasi sizde😈
Markette bir grup kucuk cocugun kulak misafiri oldugum uzucu dialogu;
Cocuk1: bu aldiklarimiz 100lira tutar
Cocuk2: bence kolayi birak
C1: yok, biraz biriktirmistim… ama bana 30lira verirsin
C2: bilemiyorum, benim de durumum yok su an.
En fazla 10 yasinda falanlar..