🔴 Arnavutluk’ta on binlerce kişi, Jared Kushner’ın 4 milyar dolarlık tatil köyü projesine karşı sokaklara çıkmaya devam ediyor.
Göstericiler, Başbakan Edi Rama’yı ülkenin koruma altındaki kıyılarını yabancı yatırımcılara devretmekle suçluyor:
“Arnavutluk satılık değildir.”
🔴 Arnavutluk'ta koruma altındaki 5000 hektarlık arazinin İsrailli bir firmaya satılması ve yanına yapılması planlanan Havalimanı projesi, yerel halkı ayağa kaldırdı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'in de adının geçtiği bu projelere tepki gösteren Arnavutluk halkı, topraklarının yabancı sermayeye satılmasını sert bir şekilde protesto ediyor.
@Yemre1734 Kendi ppden iyi aq. Anca ordan tutunabiliyon mal.
Koylu degilim de koyluye saygim var sen koylu kadar olamamissin. Agzimda sigara var da senin agzinda olanlar faha igrenc amk geri zekalisi. Adamlik dersi al once verememisler cunku.
@Yemre1734 Agzini topla.. bekli ki agzini bozmaya değmez. Belki doktor olabilcen de adam olamican. Simdi nereye kadar yolun oldugunu anlarsin m. Kaybol simdi
"Misafirliğe gelen 3 yaşında çocuk elindeki telefonu fırlattı ve televizyonumuz kırıldı.
Babası özür dilemek şöyle dursun bu kırdığı dördüncü telefon ikinci de televizyon diye pişkin pişkin güldü.
6 yaşındaki çocuk pazar tezgâhındaki dolmalık biberleri parmağıyla tek tek popit gibi deldi, pazarcı ardından ürünleri tek tek ayıklayıp kaldırmak zorunda kaldı ve annesi bir kere bile yapma demedi.
Evimize gelip tuvalete çocuğunun peşinden "özgüveni kırılır" diye gitmeyen anne sayesinde, çocuğun batırdığı banyoyu ben temizledim.
Elinde kıyır kıyır elmalı kurabiyeyle evin içinde dolaşan çocuk için "örtü sereyim de öyle yesin" dedim. Annesi "Oturup yemez ki" diyerek omuz silkti.
Komşu çocukları bahçe aydınlatmalarını kırıyor. Söyleyince, "Çocuğumdan daha kıymetli değil" karşılığını alıyorsun.
Sorun çocuklarda değil. Sorun, kitap okumayan, pedagojiden bihaber ama Instagram'da izlediği iki videoyla kendini "çocuk ruhundan anlayan ebeveyn" ilan eden yetişkinlerde.
Neymiş efendim, çocuk özgürmüş, keşfederken engellenmezmiş, hayır denmezmiş, yoksa özgüveni kırılırmış.
Peki hangi psikoloji, hangi din, hangi kültür, hangi örf bu vurdumduymazlığı meşrulaştırıyor?
Yeni bir akım ortaya çıkardılar: "sorunlu davranışları özgürlük sanan bir ebeveynlik"
Disipline "travma", sınır koymaya "baskı" adını verdiler bir de...
Çocuk merkezli olmak; her şeyi çocuğa bırakmak değil, onun iyiliği için sağlıklı sınırlar çizebilmektir.
Özgürlük; başkasının hakkını çiğnemek değil, saygı duyarak var olabilmektir.
Ebeveynlik; sadece sevmek değil, yön gösterebilmek ve sorumluluk vermektir.
Çocuklarımızı özgürleştiriyoruz sanırken, aslında onları ölçüsüzlüğe teslim ediyoruz.
Topluma, hayata, başkasının varlığına karşı duyarsız bireyler yetiştiriyoruz.
Ama unutmayın, çocuklar her zaman öğrenir. Ya sorumluluğu ya sorumsuzluğu...
Ve çoğu zaman derslerini öğretmenlerinden değil, ebeveynlerinden alırlar.
O yüzden mesele çocuk değil. Mesele aynaya bakmayı reddeden yetişkinlik."
Şeyma Çekici