Büyükşehirlerdeki barınma güçlüğünü ele alacağımız “Joh’un Ev Mücadelesi: Büyük Şehirlerde Yaşam” adlı yarınki etkinliğimize tüm sıra arkadaşlarımızı bekliyoruz!
🗓️14 Nisan Salı
⏰18:30
📍MED-A B33
19 Mart'ın 1. yıldönümünde Perspektif'in 11. sayısı çıkıyor!
Gençliğin 19 Mart sürecinde başını çektiği eylemselliklere, gençlik mücadelesinin mirasına ve güncel konulara odaklandığımız yeni sayımız yakında kampüslerde!
Açık kaynaklar ve telif hakkından bahsederek modern çağda bilginin kimin elinde olduğunu sorgulayacağımız etkinliğimize davetlisiniz!
📆10 Mart Salı
⏰18:30
📍MED-A A34
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne giderken; Türkiye’de kadın hareketinin tarihine, direnişlerine ve kazanımlarına birlikte bakacak, mücadelenin bize bıraktığı izleri tartışacağız.
Tüm sıra arkadaşlarımızı etkinliğimize bekleriz!
🗓️ 4 Mart Çarşamba
🕣18:30
📍MED-A A34
Muhteşem Yüzyıl ve Türkiye Yüzyılı konusunu tartışacağımız bu haftaki etkinliğimize tüm sıra arkadaşlarımızı bekliyoruz!
🗓️ 24 Şubat Salı
🕣 18:30
📍MED-A B36
Bu hafta gerçekleşecek olan, Percy Jackson evrenini siyasi bir süzgeçten geçirip tartışacağımız etkinliğimize tüm sıra arkadaşlarımızı bekliyoruz!
🗓️ 19 Şubat Perşembe
🕣 18:30
📍 MED-A B33
İTÜ KULÜPLERİ OLARAK AÇIKLAMAMIZDIR!
Boğaziçi yalnız değildir! Öğrencilerine yalan söyleyerek üniversitelerin tarihsel birikimlerini silmeye çalışan, öğrencileri üniversitelerin öznesi olarak görmeyen kayyum rektörlere karşı bir arada duruyoruz. Kayyumlar gidecek biz kalacağız!
Dönemin ilk etkinliğinde tarihsel bir perspektifle sıcak gelişmeleri tartışıyoruz!
Yakın tarihimizde farklı ülkelerde ortaya çıkmış ve diktatörlük olarak adlandırılan rejimlerin "demokrasi ike buluştururlmasını" tartışacağımız etkinliğimize tüm sıra arkadaşlarımızı bekliyoruz!
Teknik Üniversiteli, 68 kuşağının bir parçası, İMO’nun Teknik Güç yayımında görev alan Zeki Erginbay’ı 49 yıl önce bugün faili meçhul bir cinayetle kaybettik. İlerici mücadelesi ve toplumcu mühendislik anlayışı bize yol göstermeye devam ediyor.
VADİ'DE CAN GÜVENLİĞİ YOK!
Vadi yurdunda bugün geçtiğimiz saatlerde tuvalet pencereli odalardan birindeki pencerenin, bir sıra arkadaşımızın KAFASINA DÜŞTÜĞÜNÜ öğrendik. Neyse ki arkadaşımızın hayati bir tehlikesi yok, ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Kendi okulumuzun yurdunda güvenle barınabilmemiz için daha kaç kişinin yaralanması veya canından olması gerekiyor? İzinlerin peşine düşmüş ve dönem ortasında öğrencileri yurttan atmaya kalkan, ancak tepkiyle geri adım atan yönetim neden yurtların koşullarını iyileştirmek için hiçbir adım atmıyor? Her gün can güvenliğimizden endişe etmeden, insanca barınmak hakkımız!
Haşim Gürdamar Yurdunda Sorunlar Bitmiyor!
Rektörlüğün geçen sene başında teknik altyapı denetimleri tamamlanmadan alelacele açtığı Haşim Gürdamar yurdu, iki senedir kanalizasyon, gider tıkanıklıkları ve yetersiz internet altyapısı sorunlarıyla boğuşuyor.
2 gün önce sabaha karşı yağan yağmurda, gider ve altyapı sistemlerinin yetersizliği nedeniyle etüt odalarının ve öğrencilerin valiz deposunun bulunduğu -1. katı su bastı. Öğrenciler yaşanan su baskınından önemli eşyalarını güçlükle kurtarabildi. Etüt odaları ise hâlâ kullanılamıyor ve asansörler de yaşanan sorun nedeniyle çalışmıyor.
Rektörlüğün övünerek reklamını yaptığı, bu sene başında %60’a yakın zamlanan Haşim Gürdamar yurdu binadaki temel eksiklikler sebebiyle birçok öğrenciyi mağdur ediyor. Öğrenciler, internet altyapısının yetersizliği sebebiyle odalarda kablosuz internete bağlanamazken, iki senedir çözülemeyen kanalizasyon problemi ise banyo ve lavabolarda yoğun bir kanalizasyon kokusuna sebep oluyor.
Henüz açılmış bir yurdun altyapısının internetten kanalizasyona kadar yetersiz kalması ve sorunun bunca zamandır çözülemeyerek öğrencilerin mağdur edilmesi kabul edilemez. İnsanca yaşamak hakkımız!
MED-B'ye Veda!
Ayazağa kampüsünün dolup taştığı ve fiziksel olanakların tamamen yetersiz kaldığı günümüzde rektörlük; bir dönem hazırlık öğrencilerinin yalnızca çok az bir kısmının dersliklerini kullandığı, kampüste işlevsiz olmasıyla bilinen ve uzun süredir öğrenciler için işlevli hale getirilemeyip atıl bırakılan MED-B'yi "BTS Group" adlı bir teknoloji şirketi ile birlikte "Dijital İkiz Uygulama ve Araştırma Merkezi" yapmak üzere boşaltmaya başladı.
Kampüsteki kamusal alan ihtiyacı hat safhaya çıkmışken varolan alanların bu ihtiyaca göre düzenlenmesi yerine şirketlerle ortak projeler için kullanılması ise dikkat çekici, bu yönde yapılan adımlar da ihtiyacı karşılamak yerine başka sorunlar doğuruyor. Yeni açılan YDY binasının kantinindeki fahiş fiyatlar ve kantinin her yanındaki "Dışarıdan yiyecek ve içecek getirilmesi yasaktır" yazıları hazırlık öğrencilerinden tepki topluyor, binada öğrencilerin vakit geçirebileceği tek alan ise burası. İTÜ yönetiminin giriştiği her iş, bir şirkete veya özel işletmeye fayda sağlama üzerine kurulu, kalan her şey bunun yanında geliyor.
Yönetimin şirket sevdası bizim ihtiyacımızı da isteklerimizi de karşılamıyor. Üniversitede bize gereken her yere çöreklenmiş şirketler değil, öğrencilerin rahatça kullanabileceği kamusal alanlar ve üniversiteye ait, öğrenci faydası ve bilimsel üretim için çalışan bir kampüs!
Türk Dili Bölümü dahilinde hazırlanan ve kulübümüzün de katkı sunduğu Sosyal Bilimler Konuşmaları etkinlik serisi dahilinde danışmanımız Öğr Gör Dr Timur Aydın'ın sunacağı "1980 Sonrası Gençlik: Aktif Apolitizm ve Zoraki Konformizm" etkinliğine tüm sıra arkadaşlarımızı bekleriz!
Okulumuzun yurtlarına yapılan fahiş zamların geri çekilmesi talebiyle örgütlemeye başladığımız yurt eylemi birilerinin dikkatini çekmiş olsa gerek, kayyum rektör Hasan Mandal sosyal medyada Vadi ve Ayazağa Kız yurdunun fiyatlandırmasında düzenlemeye gidildiğini duyurdu. Normal pencereli Vadi odası için 2700 yerine 2220 lira, tuvalet pencereli oda için 2200 yerine 1720 lira isteniyor. Ayazağa kız öğrenci yurdu ücreti ise 3380 yerine 2920 liraya "indirildi".
Dün Ayazağa'da alınan forumun, öğrencilerin eylem yapmada kararlılığının ve örgütlenmelerinin bunda etkisi bariz. Ayrıca şunu da çok net görebiliyoruz: bu "zamdan indirim" bizleri hala daha yüksek kalan yurt ücretlerine ikna etmek için yapıldı. Atanmış rektör 2700 lira ile yüksekten bir fiyat verip bizleri 2200 liraya ikna etmeye çalışıyor. Dikkat çekmekte fayda var: vadilinin nefessiz şekilde yaşayacağı(!) tuvalet pencereli odaya (bknz. TİP 2 ) 1000 lira diye öğrenciler ikna edilmişken %72 zamla 1720 lira oldu. Sizce o oda 1720 lirayı hakediyor mu?
Tek sorun yurt ücreti de değil. Vadi'de odalar yeterince temizlenmiyor, ring yetersiz kalıyor, yemekhane hizmeti ise sadece hafta içi akşam var. Haftasonu merkezi yemekhaneye gidilmesi gerekiyor fakat saat 6'ya kadar ring servisi yok. Kız yurtlarında sürekli tadilat var, giren çıkan belli değil. Tesisat sürekli arızalı, internet erişimi dahi zayıf. Tüm bu sorunlar çok net iken kayyum rektör hiçbir şey yapmıyor - öğrenci dostuymuş gibi göz boyuyor, ancak yine yapacağını yapıyor. Barınma hakkımız hizmet gibi sunulurken, fahiş zamlara karşın insanca koşullardan uzakta yaşamaya mecbur bırakılıyoruz. AKP'nin atanmış rektörü Hasan Mandal'a sesleniyoruz: Zamları geri çek!
Tüm sıra arkadaşlarımızı ise mücadeleyi büyütmeye, hakkımız olan nitelikli barınma ve beslenme için yan yana gelmeye davet ediyoruz.
İTÜ Yurt zamları açıklandı. Kayyum rektörlük bu sefer de öğrencilere daha iyi bir yurt hizmeti sunmak için zam yaptık yalanını kullanmaktan geri durmadı. İTÜ'lü ögrenciler ise barınma koşullarının nitelikli olduğunda bile hemfikir değil. Yeni yapılan yurdun tavanı çöküyor, öğrenciler tadilatta olan yurtlara yerleştiriliyor, Vadili öğrenci tuvalet camlı odalarda barınmaya zorlanıyor ve daha birçoğu... Şimdi ise kayyum rektörlük bahsi geçen tuvalet camlı odalar için 2200 TL istiyor.
Bizler müşteri değiliz. Bu ülkenin aydınlık yarınları için eğitim gören öğrencileriz. Bizim temel haklarımız üzerinden kar etme girişimlerinize geçit vermeyeceğiz. Nitelikli ve ücretsiz barınma hakkımız için her geçen gün mücadeleyi büyüteceğiz.