Bir şey yaparken, “bak şöylesi de var” “böyle de oluyor” denmesinden, her seçimime alternatif sunulmasından bıktım. Sizin hep bir B planınız olabilir, benim yok. İstemiyorum. Ben hayatı alternatifler içinden en makul olanı seçme zorunluluğum olduğunu düşünerek yaşamıyorum.
Literatürde buna Ertuğrul kürkçü sendromu deniyor. Çıkartıp gösteremediğimiz her şeyi unutmak mecburiyetindeyiz. Aksi halde dev-genç beynimizde patlar.
Lenin’in batı avrupadaki felsefecileri ve özellikle freud’u politik örgütlenmeyi, cinsellik ve aşk gibi anlatılarla zayıflattığına dair eleştirilerini bir yerde okuduğuma eminim ama nerede okuduğumu hatırlamadığım için, Leninist gelenek içinde freud’un fikirleri diyorum.
Edirne’den Eskişehir’e bize her yer Ankara!
Buradan patron Bekir Kiremitçi’ye ve konkordato komiserliğine çağrımızdır:
Gasp edilen haklarımızın ödenmesini daha fazla uzatırsanız, yalnızca buradan seslenmekle kalmayacağız. Evinizin önüne de geleceğiz, Tekirdağ’daki şirketinizin önüne de geleceğiz.
Buralarda da çözüm üretilmezse Enerji Bakanlığı’nın ve Çalışma Bakanlığı’nın önüne de geleceğiz.
Ekmeğimizi size vermeyeceğiz. Korkmuyoruz.
#MadencilerAyakta
Şu yeni nesil hamburgercilerin donmuş patates kullanmıyormuş gibi patatesi baharatlarken deneyim chefleri gibi rollenmeleri beni bitiriyor. Alt tarafı sarımsak tozu attın abi niye biz bunu çok düşündük bakışı atıyorsun? Ev yapımı “dokunuş” performans perileri.
Çam yarması bir polisi adliyede, duruşma salonunda, yanında 9 tane polis varken tartakladığım ve salak bu geri zekalı dediğim iddiasıyla savunmamı istemişler… Şu şekil namın yürüyecek ya.
Şu kadar derinden kendini peydah eden bir adamın bu kadar az konuşması ne kadar acı diyecek oldum ki, vazgeçtim. Ancak bu kadar gerçek ve imkansız bir yerden var olmuş biri bu kadar derin susabilirdi zaten. Yaşam, az olanı göstermekten ibaret…
Gece gece bela tarr’ın bir söyleşisine denk geldim. Paramparça etti beni. Ölümü bu kadar yalın ve sıradan anlaması ve anlatması gerçekten enteresan. Ölüme dair referans verirken tüm sesleri kısması beni dağlıyor. Gerçekten ölmüş olmak lazım, bu denli bir kavrayış için.
Şu içerik mi daha acı, bu içeriğin iş görmesi mi daha acı, bu içerikteki avukatın makbul avukat olarak kabul görmesi mi daha acı bilmiyorum. Onarılmaz bir durum bu, hiçbir şey satarak her şey olabilme kapasitesi. Korkunç.
Bir avukatın duruşma sonrası TikTok’ta yaptığı paylaşım tartışma konusu oldu:
“Neyi anlamıyorum biliyor musunuz? Dava dilekçesini karşı taraf eline alıp duruşmadan çıktıktan sonra neden bana baktığınızı anlamıyorum.
Bunu karşı taraftaki çapsızlara söylüyorum. O dilekçede senin bugüne kadar karına yaptığın şeyler yazıyor.
Hiçbiri uydurma değil, hiçbiri ispatlayamayacağım bir şey değil.
O yüzden bana bakmayı kes, yaptıklarının bedelini öde ve benim müvekkilimden uzak dur.”
@SunsetzInExile Bence bu da itiraz ettiğim noktaya yönelik bir açıklama değil ama daha rasyonel. Sorun konuşmanın düzeyi de değil, ben yeterince iyi bir şekilde ortaya koyamadım sanırım neyi eleştirdiğimi.
Bu milletvekili kimdir, fikirleri nedir hiç bilmiyorum, benim ayıbım. Eskiden orada olmasına bir kıymet de yüklerdim. Şimdi istemesem de bunu bu kötü sürecin gidişatına zımni bir onay olarak görüyorum, bu da benim ayıbım. Ama bu dava bu zincir parçalanıp sökülene kadar devam
📌EMEP Milletvekili İskender Bayhan, Doruk Madencilik işçilerini ziyaret etti
📌İş cinayetleri ve emek sömürüsüne karşı mücadelenin süreceğini belirten Bayhan, “Bu dava, bu zincir parçalanıp sökülene kadar devam edecek” dedi
@SunsetzInExile İnsanlar hayatta kalma düzeyinde talep kurarken, söylemi davanın kazanılacağı günler üzerinden üretmek, bu zincir sosyalizmle kırılacak gibi çok geniş ve ileri bir ufka bağlanan söylemele bugünkü öznenin bugünkü ihtiyacını ikinci plana itme riski doğurur. Söylediğim şey bu.
@SunsetzInExile Bu şu anki durumun öznesini dağıtıyor ve zaten çok dar bir aralığa sıkışmış talebin karşılığını bile ancak sosyalizm galip gelirse alabileceğimizi öğütlüyor. Ben bu tarz açıklamaları doğru bulmadığımı dile getirdim.
@SunsetzInExile Hayır burada benim getirdiğim eleştiriye bir yanıt yok. Ben kişinin samimiyetini, icrasının niceliğini sorgulamıyorum. Bunları, bu kadarıyla ortaya koymayan zaten milletvekili olmamalı. Benim eleştirim, davanın kazanılacağı günleri hatırlatmak üzerinden bir söylem kurması.