7 Ağustos'ta Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan arasında imzalanan, metni ve akıbeti de meçhul Ortak Savunma Anlaşması'nın amacı sizce nedir ..?
a) Ülkemize yönelik bir saldırıyı kendi imkânlarımızla defedemeyeceğimizden Suudi Arabistan ve Pakistan gelip bizi korusun diye onlarla ittifak içine girilmesi gerekmiştir...
b) Suudi Arabistan krallığının Veliahtı Prens Salman’ın "Muhafız Alayı" olarak onu kollamak ve korumak gerektiğinden...
c) AKP yönetimindeki ekonomimiz Suudi Arabistan'ın üç kuruşuna muhtaç hale getirildiğinden...
d) İslam dayanışması söylemi üzerinden AKP'nin dağılmış ideolojik temelinin onarılması gerektiğinden...
e) ABD ve İsrail'in İran politikasına destek vermek üzere...
f) Yemen'deki Husilerin İsrail’e yönelik saldırılarının önünü almak üzere...
g) Hiç biri... Zaten kâğıda dökülmüş böyle bir Anlaşma da yok...
Birisi telif hakkı istemesin diye "Bir dakika" demeyeceğim... Bir saniye..!
Yanıtlamadan önce bir tık uzağınızdaki türküyü hele bir dinleyin...
https://t.co/hkc9cv80nl
Yemen Türküsü, tek bir askerin değil Yemen'e gidip dönemeyen askerlerin, haber bekleyen annelerin, eşlerin ve nişanlıların ortak acısını anlatan bir ağıttır... Onu yüzyılı aşkın zamandır canlı tutan da ortak hafızamızdır...
Üstelik o tarihlerde oralar vatandı... Bugün vatan da değil...
Diplomasi Akademisi'nde;
🗓️ 1 Ekim Perşembe
🕖 19.00'da
İYİ Parti Düşünce Kuruluşlarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Dr. Yasemin Bilgel @yaseminbilgel1 ; "Uluslararası Sistemde Orta Güçler" konulu konferans veriyor.
İlgilenen herkesi bekliyoruz. ☀️
Diplomasi Akademisi'nde;
🗓️ 17 Eylül Perşembe
🕖 19.00'da
Av. Dr. Ali Bayatlı; "Irak'ta Türkmenlerin Örgütsel, Siyasal Dinamikleri ve Gelecek Perspektifi" konulu konferans veriyor.
İlgilenen herkesi bekliyoruz. ☀️
Ormanlarımız, canlarımız ve hayatımız alevlere teslim ediliyor Antalya’da...
İktidar basiretten ve öngörüden yoksun anlayışı, üretemediği politikalarla ülke çapındaki her vahim hadisenin daha da ağır sonuçlar doğurmasına yol açıyor…
Bir de utanmadan ve çekinmeden ormanı, suyu, toprağı korumayı hedefleyen COP31 için hizmet vermeye (işin asıl sahibi Avustralya, biz misafir ağırlama hizmeti vereceğiz) hazırlanıyorlar... Hem de nerede biliyor musunuz..? Yangınlara terk edilen Antalya’da…
Herhalde uluslararası bir ibret timsali olsun diye ormanlarını yitiren, suyunu kirleten, endemik türlerini kaybeden, meralarıyla madeni değiş tokuş eden Türkiye’de yapılıyor COP31...
COP31’e katılacak her ülke Türkiye’nin ve Antalya’nın son 25 yılda geçirdiği değişimi görse dört elle sarılırlardı çevre konularına…
#Antalya #Aksu #Kepez #Döşemealtı #İYİCOP31 #İYİgelecek #İYİiklim #COP31
Pakistan Savunma Bakanı Asıf, Husilerin Suudi Arabistan topraklarına saldırıları nedeniyle Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan arasındaki Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın devreye alınabileceğine dair uyarıda bulunmuş…
Bizim Dışişleri Bakanlığı da, başka bir şey yapamayacağı için, geleneksel kınamasını yapmış… Ortak Savunma Anlaşması’na da, yemediği için, atıfta bulunamamış…
Yalvarıyorum… Şu Anlaşma’nın metnini bir ortaya çıkarın… Daha da önemlisi ne zaman onay için TBMM’ne getireceğinizi söyleyin…
Yoksa Suudi Arabistan’ın beklentisi içinde olduğu askeri desteği veremeyeceğiniz için bir de rezil olacaksınız…
😎…
ABD Büyükelçisi Tom Barrack ABD’nin kuruluşunun 250. yıldönümü resepsiyonunu biraz gecikmeyle de olsa bu akşam düzenliyor…
Mutad üzere bana da bir davetiye gelmiş ve daveti daha 27 Temmuz tarihinde geri çevirmiştim…
Günü geldiği için nedenini de şimdi paylaşmak gereğini hissettim…
“İstenmeyen Kişi” (Persona non grata) olmayı birden çok kez hak etmiş birinin huzuruna gitmek ve elini sıkmak, vesile ne olursa olsun, benim için zül olurdu…
Adamın elini sıkarak günahına ortak olanları da bu akşamdan itibaren yapacakları sosyal medya paylaşımlarından takip edebilirsiniz…
Bir hatırlatma da yapayım…
Yanlış gün seçmiş…
104 yıl önce İzmir bugün kurtarıldı…
Artık bu günü hiç unutmaz…
Başlıyoruz... ☀️
Konferanslarımız uzaktan bağlantı ile tüm vatandaşlarımıza açıktır.
Kayıt için isim soyisim ve telefon numarası bilgilerini [email protected] adresine iletmeniz yeterli.
39/39…
7 Temmuz’da başladığım 39 parçalık seriyi bugün bitiriyorum… Merak edenler geriye doğru okuma imkânına sahiptirler…
Satırlarıma yansıyan konuların hepsini AKP’nin dış politika "hataları" kategorisine koymak mümkün değildir… Çünkü onlara göre bunların birçoğu hata değil, ideolojik temelli ve bilinçli olarak yapılmış tercihlerdir… Uluslararası ilişkilerin gerçeklerinden kopmuş, ama sonunda o gerçeklerin duvarına çarpan, ideolojiye saplanmış AKP’li karar vericiler ve uygulayıcılar, ehliyetten ve liyakatten de yoksun oldukları için karşımıza yanılgılar ve savrulmalarla dolu tablolar çıkarmışlardır…
AKP tarafından bir kişi kültü inşa edilmiş ve Erdoğan - sadece dış politikada da değil - hata yapmayan, her şeyi bilen insan üstü bir varlık olarak takdim edilmeye çalışılmıştır... Kamuoyumuzu hedef alan bu sonu gelmeyen propaganda dalgasına artık kendileri bile inanmaktadırlar… Çeyrek asra dayanan tek başına iktidar, demokratik nizamı ve hukuk düzenini yıkarken Erdoğan’ı ilah olarak görenleri ödüllendirmiş ve devlet kurumlarını da bu kişi kültü karşısında işlevsizleştirmiştir... O derece ki milletin, devletin ve hukukun üstünde bir kişi olarak tanımlanan Erdoğan’a yaptığı hatalar sebebiyle bir eleştiri getirmek bile müritleri tarafından artık günah gibi algılanmaya başlamıştır…
Niye mi 7 Temmuz’da başladığım seriyi bugün ve şimdilik bitiriyorum… Çünkü bugün AKP’nin 25. doğum yıldönümü... 39 gündür yazdıklarımı okuyan sizler AKP’nin dış politika karnesini acaba ne ölçüde “başarılı” olarak tanımlayabilirsiniz bilemiyorum…
AKP’nin doğum yıldönümü için belirlediği “Milletimizle Çeyrek Asır, Türkiye Geleceğe Hazır” sloganı ise bu açıdan manidardır… Paylaşımlarımı takip edenler AKP’nin 25 yıllık geçmiş performansına bakıp ülkemizi nasıl bir geleceğe hazırladıklarını da kolaylıkla kavrayabileceklerdir...
Vatandaşlarımız karar versinler ve 25 yıllık, günü geldiğinde bizlerce bir parantez olarak nitelendirilecek bu zaman dilimine bir isim koysunlar… 25 yıllık bu eziyet ve dış güçlerle proje bazlı işbirliği temelinde oluşan teslimiyet sizce bir masal mı, bir rüya mı, bir öykü mü, bir efsane mi, bir mucize mi, bir kâbus mu, bir mitoloji mi, bir kehanet mi, yoksa bir destan mıdır..!
Doğum günü pastalarının üzerine mum dikmeyeceğim…
Gelin ahı gitmiş vahı kalmış o ampulü artık birlikte püfleyelim…
38/39…
ABD-İsrail ikilisinin İran’a yönelik giriştiği 2025 senesindeki 12 günlük savaşın daha uzun soluklu bir oyunun ilk perdesi olduğu ve arkasının geleceği herkes tarafından bilinirken savaşın 2026 yılı perdesi, sonuçlarına bakıldığında, Erdoğan için adeta bir sürpriz olmuştur…
AKP’nin dış politikadaki yetersizliği ve öngörüsüzlüğü Türkiye’yi savaşan ülkelerden daha büyük maliyetle karşı karşıya bırakmıştır... Türk Lirası’nın değerini korumak için Merkez Bankası rezervlerinden yaklaşık 60 milyar dolarlık döviz ve altın satışı yapılmıştır…
Bu kaybın yanı sıra doğalgaz ve petrol fiyatlarındaki dalgalanma neticede enflasyon olarak piyasaları vururken ödemeler dengesinde de yaklaşık 20 milyar dolarlık bir ilave gedik açılmıştır.
Ortaya çıkan tablo AKP’nin dış politikasının öngörülerden ne denli yoksun olduğunu da ortaya koymuştur…