Ülkemizin güzel toprakları Erzurum'a, ülkemizin cesur yiğit liderini ziyaret etmek için yola çıktık.
Yollar virajlı olduğu için hızlanmak mümkün olmuyor. 60-80 le giderek Erzurum'a kaç saatte varılır..?
Araçlar sürekli rampa çıktığı için zorlanıyor. Kardeşlerim yorulduklarından, sırtlarının ağrıdığından bahsediyor ama benim elimden bir şey gelmiyor. Alışacaklar, böyle büyüyecekler..
O kadar suçlu var dışarıda geziyor.
Bizim kadar hiç bir sabıkası ve suçu olmayan, 136 tane davadan beraat alan, İslami hizmetler yapmaya çalışan insanların yaşadığı şeye bakın. Bu zulüm! Bu sürgün! Bu yıldırma politikası..!
Ama Rabbim merhametli. Bizi birden bile annesiz babasız bırakıp 12 saat yola mahkum etmedi. Önce babamı aldılar, 8 saatlik bolu yolculuğuna alıştık. Sonra yine babamı aldılar, annem yanımızdayken 12 saatlik yolculuğa alıştık. Şimdi ise annem ve babam olmadan 12 saat..
Bizi yıldırmaya niyetiyle yola çıktılar ama Allah'ın planıyla bizi daha dayanıklı daha tecrübeli hale getirdiler.
Hızımız ister 80 olsun ister 50 ister 10! Devam edeceğiz. Ne zaman varacağımız önemli değil. Önemli olan yolda olmak. İlerleyemezsek de sabit duracağız ama geri adım atmayacağız. Allah yolumuzu açana kadar..
(konu Erzurum'a varmak değil.)
SuçDeğil SusDosyası
FurkanHareketi Tertemizdir
HocamıSerbest Bırakın
SemraKuytulu SerbestBırakın
Müvekkilim Semra Kuytul hanım ile bugün görüştüm. Tek kişilik, adına hücre denilen bir odada kalıyor. Fakat durumu ile alakalı bir şikayeti yok. Morali yüksekti, sağlığı yerindeydi. Her zamanki gibi güler yüzlüydü. Kalbim çok müsterih dedi. Soran, destek veren herkese de selam söyledi.
Annem ve babamın tutuklanmasının ardından ilk kapalı görüş için yola çıktık. Annem için Diyarbakır'a gidiyoruz. Oradan babam için Erzurum'a geçeceğiz. Biri çarşamba biri cuma günü.
İki görüşün arasında bir gün var. Toplamda 3 günümüz gitmiş oluyor. Şu an okul olmadığı için rahat gidiyoruz ama yakında çocukların okulu başlayacak. Her hafta 3 gün okulu aksatamayacakları için okul açılınca muhtemelen sık gelemeyecekler. Görüş günlerinin ard arda olması için dilekçe vereceğiz. İnşallah anlayışlı olurlar..
TalimatSaraydan BahsetmeyinHukuktan
SuçDeğil SusDosyası
FurkanHareketi Tertemizdir
HocamıSerbest Bırakın
SemraKuytulu SerbestBırakın
Elhamdülillah Babamı bulduk!
Biz mecbur tek tek tüm cezaevlerini arıyorduk. Suçlandığı şeye göre gitme ihtimali yüksek olan cezaevlerine avukat gönderiyorduk. Erzurum'a giren avukattan öğrendiğimiz kadarıyla babam şu anda Erzurum 1 Nolu Kapalı Cezaevinde.
Avukattan öğrendiğimiz bilgiye göre psikolojik baskı varmış. Zaten ben aradığımda da bilgi vermemiş ve çok sert davranmışlardı. Bu sert tavırları genel mi yoksa bize mi bilmiyorum.
Seccade Kuran vs istemiş henüz verilmemiş.
Havalandırması yokmuş. Tek kişilik bir hücrede kalıyor.
Şartlarının daha iyi hale gelmesi için gerekli dilekçeleri vereceğiz inşallah.
AlparslanHoca Nerede
Hep kötü haberler olacak değil ya, Çinli bilim insanları kök hücre tedavisiyle vücudun yeniden insülin üretmesini sağladı. Şeker hastalığı tarihe karışıyor. (Kaynak: Tübitak bilim teknik)
#SONDAKİKA
ALPARSLAN HOCA’YA SKANDAL TEKLİF❗
Savcılığın tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hâkimliğine sevk ettiği Alparslan Kuytul Hoca, mahkemede gözaltındayken kendisine gelen skandal teklifi açıkladı!
Furkan Hareketi Lideri Alparslan Kuytul Hoca, mahkemedeki savunmasında ilk kez kamuoyuyla paylaştığı çarpıcı bir teklifi açıkladı:
Emniyette gözaltındayken bir avukatın kendisine, “Ders yapın, tefsir, konferans yapın; yalnız soru-cevaplar kısmı olmasa olmaz mı?” dediğini belirten Alparslan Hoca, soru-cevapların bırakılması hâlinde gözaltıların sona erdirilebileceğinin ve dosyanın kapatılacağının kendisine teklif edildiğini söyledi.
Alparslan Hoca bu teklifi kesin bir dille reddettiğini belirterek:
“Ben bunu reddettim. O yüzden ben şu anda buradayım. Ben bu teklifi kabul etseydim dosyayı örtbas edeceklerdi.” dedi.
DosyaBoş AdaletBekliyoruz
#AdanaAdliyesi
FurkanHareketi Tertemizdir
Hocamı SerbestBırakın
SemraKuytulu SerbestBırakın
Alnı ak ve cesur babam Alparslan Kuytul Hocaefendi ve kıymetli mücahide annem Semra Kuytul Hocahanım, bu sabah saat 05.00 sularında tutuklanarak Adana Adliyesi’nden Kürkçüler Cezaevi’ne götürüldü. Çok kısa bir süre sonra başka bir cezaevine sevk edilmek üzere yola çıktıkları söylendi. Ancak 16 saat geçmesine rağmen hâlâ nereye sevk edildiklerini öğrenemedik.
Savcılığa gittiğimizde, sevk bilgisiyle ilgili Kürkçüler Cezaevi’nden bilgi almamız gerektiği söyleniyor. Cezaevini aradığımızda ise “Dosyada gizlilik kararı var. Bugün bilgi veremeyiz, haftaiçi gelirseniz bilgi veririz" dediler. Ama zaten Kürkçülerin değil, onların götürüldüğü cezaevinin bizi bilgilendirmesi gerekiyor! Neden arayıp "buraya geldi" diye haber verilmiyor?!
Nereye götürüldüğünü haber vermemek ne demek?!
Bu süre zarfında başlarına bir şey gelip gelmediğinden nasıl emin olacağız?!
Annem ve babam nereye sevk edildi? Bunu öğrenmeye hakkımız var!
Dört gün önce yapılan operasyonda yaşanan hukuksuzlukları, avukatlarının gözaltına alınmasını ve geçmişe baktığımızda sekiz yıldır maruz kaldığımız sistematik baskı ve zulmü düşündüğümüzde, hiçbir şekilde güven hissedemiyoruz.
Ben nerede oldukları hakkında bilgilendirilmediğim müddetçe annemin ve babamın hayatlarından, sağlıklarından ve güvenliklerinden endişe ediyorum. Onların nerede olduklarını ve güvende olup olmadıklarını öğrenmek en doğal hakkımızdır.
Eğer anneme ve babama yönelik herhangi bir zarar meydana gelirse, onları saatlerce nerede oldukları bilinmez hâlde bırakan ve ailelerine bilgi vermeyen bu uygulamanın sorumluları bunun hesabını vermek zorundadır.
AlparslanHocaya Özgürlük
SarayTalimatıyla Tutuklandı
SemraKuytula Özgürlük
Kardeşlerimizi SerbertBırakın
#FurkanHareketiTertemizdir
🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳
ALPASLAN KUYTUL'A YAPILAN HAKSIZLIK, LİNÇ VE İFTİRA KAMPANYASI ASLINDA TOPLUMA YÖNELTİLMİŞ BİR TEHDİTDİR!
🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳
Benim tepkimin ana sebebi de bu dur. Şimdi ona yapılanlara sessiz kalırsak, yarın bize de yapılır.
Bence cemaatlerin yapılan haksızlıklar karşısındaki bu sessizliği onların içlerini boşaltıyor.
Ve bence artık "sadece namaz kılalım, temel ibadetlerinizi yapalım, kurtuluruz" devri geçti, haksızlıklara sustukça o haksızlığın bir parçası oluyoruz.
Sarıklı bir hocanın Kuytul ile ilgili yorumunu dinledim;"Kuytul Sünnidir" diyor, bu güzel ama ardından; "3 sebeple ondan ayrılıyorum, bunlardan bir tanesi Hükumet ile Rejim aynı şey değil, biz hukümetin yanlışı var ise eleştiririz tabi..." diyor.
İyi de eleştirmiyorsunuz ki!
Ve hükumet rejim ile aynı çizgide yürüyorsa nasıl birbirinden ayrılabilir ki?
Özellikle Cuhurbaşkanı danışmanının "DEVLETTEN BÜYÜK GÜÇ YOKTUR" lafı çok manidar ve getirilmeye çalışılan yeni düzenin adını koyuyor; "TANRI DEVLET"
Tabi Devletin insanlardan oluştuğu, insanlarında her türlü zaafa sahip olabileceği nedense unutturuluyor.
Özellikle "Zorunlu Topuk Kanı" süreci ile başlatılan ve yerleştirilmeye çalışılan "ZORUNLU TEST" kavramından sonra anladım ki; birileri Devleti gerçekten TANRILAŞTIRMAYA ÇALIŞIYOR!
Çünkü hiçbir sorumluluk almadan, uyduruk gerekçeler ile bu Milletin her yeni doğan evladından kan+doku örneği alınıyor, itirazan eden uyduruk gerekçeler ile mahkemelere sevk ediliyor, test ile hasta ilan edilenler (zarar ihtimali göz ardı edilerek) "güya" hiçbir kesinlik ve iyileşme vaat etmeyen ilaç-tedavilere zorlanıyor.
Ailelere işkence ediliyor, Lohusa anneler, çocuğu elinden alınmak ile tehdit ediliyor. Netice;
1-) Bebekler bir kobaymış gibi zorla (akıbeti meçhul) bir kan-doku örneği toplama faaliyeti yürütülüyor.
2-) Çok Pahalı ve iyileştirme vaat etmeyen ilaçlar pazarlanıyor. Millet bu pahalı ilaçlar için kent meydanlarında-sosyal medyada dilendiriliyor.
3-) Anne-babanın velayet hakkı ortadan kaldırılarak dışa bağımlı sağlık sektörüne zorla para kazandırılıyor, cocuklar Sağlık Sektörünün zorunlu kobayı-sermayesi haline getiriliyor.
4-) Tabi test ve tedavi prosedürleri ayarlanarak nüfus da rahatça kontrol edilebilir. Nüfus ve doğum oranları da hızla azalıyor netekim?
Böyle bir sınırsız tıbbi müdahale yetkisi Allahtan başka kimde ait olabilir, bu tanrılık iddiası değilde nedir?
Kısaca bu Milletin de, hukukun da üstünde bir sahte "TANRI DEVLET" topluma dayatılıyor.
Bu sahte tanrı istediğinde mevcut hukuku yok sayıyor, her yaptığı için bir bahane de bulunuyor netekim, bu bahanenin çok mantıklı olması da aranmıyor, "Devlet isterse 2+2=5 eder" raconu kesiliyor. Bizde "Devlet yapmışsa bir bildiği vardır" deyip geçiyoruz.
Gerekirse kanun da çıkartıyorlar, ama KANUN=HUKUK MU?
Milletvekilleri günümüzde ne kadar halkı temsil ediyor? Halkın iradesi ne derece TBMM'ne yansıyor?
Benim izlenimim Milletvekilleri çoğunlukla kanunu dahi incelemeden parti merkezinden gelen işaret ile kanunu onaylıyorlar.
Ama artık kanun çıkartmaya da gerek görülmüyorlar, yargı talimat ile mevcut hukuka tamamen ters bir karar verebiliyor.
İşte böyle bir kuşatma altındayız ve bu "Sahte Tanrı" itaat'i (ihsandan çok) KORKU ile sağlıyor. Ne de olsa korku daha ucuz.
Kısaca KORKUYORUZ.
Korktuğumuzu itiraf da edemiyoruz, genellikle önümüze atılan sahte gerekçe ve bahanelere inanmış gibi yapıyoruz.
Halbuki Allah c.c. hazretlerinden başka kimseden korkmamamız gerekmiyor mu idi? (Bunu özellikle haksızlıklar karşısında susan cemaatlere ithafen söylüyorum.)
Toplumun çoğunluğu; dernekler, cemaatler, hatta siyasi partiler böyle yapıyor, sıra onlara da gelmesin diye korkuyor ve SESSİZ KALIYORLAR.
Ama sıra onlara da bir şekilde geliyor ve geldiği zaman bu seferde toplumun diğer kesimleri sessiz kalıyor, onlarda yalnız bıraktıkları gibi YALNIZ BIRAKILIYORLAR.
O yüzden fikirlerine katılın katılmayın,bu gün Alpaslan Kuytul'a yapılan haksızlığa karşı çıkmamız önemlidir!
Bu görüntülere karşı çıkmak için bir yere mensup olmak gerekmez, asgari vicdan ve adalet bilinci yeter. Filistin için direnen ABD'li barış aktivisti Rachel Corrie ne diyordu: "Zulüm bizdense ben bizden değilim "
İnsan, istediği her şeyi elde edebilir; ancak elde ettikten sonra, artık onu istemediğini anlar. Hayat, daima yeni bir arzu ile yer değiştiren, tatmin edilmemiş bir iradenin trajedisidir."
—Arthur Schopenhauer
Ben suçum olduğu için değil konuştuğum için burdayım. Benim dosyam 'suç dosyası' değil 'sus dosyasıdır'. Benim dosyam adli gibi görünen, gösterilen, gerçekte ise siyasi bir dosyadır.
Hocamı SerbestBırakın
SemraKuytulu SerbestBırakın
FurkanHareketi Tertemizdir
AdanaEmniyetinde Zulüm
DinDüşmanıKomite İşBaşında
Alparslan Kuytul olayı, diğer İslami cemaatlerin ne kadar kişiliksiz, tıynetsiz olduğunu ifşa ettiği için AKP'yi çok rahatsız ediyor.
Dünyalık heva, hevesleri yüzünden hepsi zombiye dönmüş durumda. Ağzını açıp, konuşabilen insan çok garip geliyor onlara artık...
#AdanaAdliyesi
Tutuklanıp, gözaltına alındıkça itibarı artan nadir isimlerden biridir Alpaslan Kuytul.
En son olayında bazı iftiralar atıldı kendisine fakat aynı görüşte olmadığı hatta belki düşman bile olduğu taraflarca savunuldu.
Sizce bunun sebebi nedir?
Gazeteci Nur Batur: "Nagehan Alçı, 3 kızını neden kolejlerde okutuyor?
Hemen kolejden alıp medreseye versin. Malum, medreseler Cumhuriyetle kapatıldı ama olsun.
Nagehan Alçı da Mısır’a taşınır. Kızlarını da Kahire’de medreseye gönderir.
Belki kendisi de gider!"
“Kuytul’un Evinden Yüklü Altın Çıktı” Haberi Asparagas Çıktı
Aydınlık Gazetesi’nden yayılan Alparslan Kuytul’un evinden “yüklü miktarda altın ve para çıktığını” servis eden haber ve video iftira çıktı.
Kuytul’un evinde gözaltına alındığı video ile başka bir operasyon görüntüsünün editlenerek yapılan yalan haber ifşa oldu.
Kuytul’un kızı Meryem Kuytul, yalanı belgelerle deşifre etti.
“Tetikçi ve iftiracı medya bizim evimizden çok miktarda para ve altın çıkmış gibi algı yapmak için bizim evimize ait olmayan görüntüleri edit yapmış. Ama ben size her şeyi kaydettiğimizi söylemiştim” diyen Kuytul, evin orijinal resmini ve evde el konulan eşyalara ait polis tutanağını paylaştı.
El konulanlar arasında 50 yıllık çalışmayan bir tüfek, 3 adet flash bellek ve 1 telefon olduğunu belirten Meryem Kuytul, kuruş para olmadığının altını çizdi.
Ey İslam ve cemaat düşmanı zihniyet!
Bu yaptıklarınız niyetinizi aşikar ediyor.
3 gündür alınmayan Av. Alişan Bey şimdi neden alındı?! Dün olmayan bugün olan ne buldunuz bize de açıklayın! Mahkemede bizi savunacak avukat bırakmak istemiyorsunuz. Ama biz avukatlara güvenip de yola çıkmadık. Bizi, kendimizi ifade etmede ustalaştırdınız. Bırakın avukatları, yanımda hiç kimse kalmasa bile bu yolda devam ederim! Ölene kadar zamanım var sadece. Onu da Allah'a feda etmeyeceğim de neye harcayacağım. Hayatımı vermeye değecek daha kıymetli bir şey bilmiyorum! Elhamdülillah ki dava kardeşlerim de aynı şekilde. Elinizden geleni ardınıza koymayın. Bizde en ufak bir gevşeklik ve yılgınlık göremeyeceksiniz.
DinDüşmanıKomite İşBaşında
Avukatlarımız Gözaltında
BarolarBirliğine Çağrı
AlparslanKuytul SerbestBırakılsın
SemraKuytul SerbestBırakılsın
Alparslan Kuytul'un iki avukatı da gözaltına alınmış. Talimatla gözaltına alıyorlar, gözaltına alınanın avukatını da gözaltına alıyorlar. Bu nasıl bir skandaldır?
Gözaltındakinin Adana sıcağında insani ihtiyaçları da beliriyor.
@TCAdanaValiligi ne yapmaya çalışıyorsun?
Türkiye bunu. Duysun. Bu büyük bir zulümdür, skandaldır.