Vezir Muhammed Nourtani. Siz bu yüzü unutabildiniz mi? Fotoğrafına baktığımda bazen karnıma ağrı giriyor. Tek fotoğrafı işçilik için çektirdiği bu vesikalığı. İnanılmaz bir çaresizlik, ezilmişlik. Dünyanın şaşaası böyle insanların üzerine basılarak oluşturuluyor. 1 Mayıs’ın bayram olduğu, işçinin de insan muamelesi görebildiği günler görmek umuduyla. #1mayisisçibayramı
Şunu da söylemek isterim:
Bahsi geçen (ihlal yok diyen) AYM kararına bugün hâlâ görevde olan Hasan Tahsin Gökcan karşı oy yazmıştı.
H. Tahsin Gökcan, "300 ağaç dikme ve bunlara 6 ay boyunca bakma" şeklindeki yaptırıma, bunun "caydırıcı olmaktan uzak niteliği karşısında Anayasanın 17/3. maddesinde güvence altına alınan kötü muamele yasağının maddi ve usul boyutuyla ihlal edildiği görüşündeyim." demiş ve çoğunluk görüşüne karşı çıkmıştı.
Kendisi kimi önemli kararlarda karşı oy yazılarına imza atmaya devam ediyor. Fakat görev süresi ne yazık ki önümüzdeki hafta bitecek.
Bu karşı oylar değerlidir. Yargıçlar, gerekçeleri ve karşı oylarıyla hatırlanır.
Bu çocuk Mikael Mirdoraghi, ilkokuluna İsrail-ABD tarafından yapılan hava saldırısında diğer 168 çocukla birlikte hayatını kaybetti. Bizim için bir sayı, batıdakiler için sayı bile değil. Bu 169 çocuğun annesinin kucağında kan, gözünde yaş, evinde yas var. Keza Gazze’de binlerce anne (hayatta kaldılarsa tabi) çocuklarının cansız bedeniyle imtihan oldular. Çığlıklarını duymuyor, gözyaşlarını görmüyoruz. Bu 8 Mart’ta kadın deyince aklıma savaşı çıkaran erkekler yüzünden hayatları, evlatları sönmüş anneler geliyor. İran’da, Gazze’de mahva uğramış anneler başta olmak üzere, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.
İsmet Özel’in 20 Mart 1999 tarihinde Gaziantep Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Osman Uçarer’in intiharı sonrası kaleme aldığı yazıdan…
“Pislik içinde yaşıyoruz. Sosyal alanda hareket halinde bulunan unsurlar elbirliği içinde kiri muhafaza altına almış. Ekonomik alanda birbirini altetmeye çalışan unsurlar ancak daha fazla kirlenirlerse işlerini yoluna koyabileceklerini gayet iyi biliyor. Politik alan ise hem sosyal, hem de ekonomik alandaki kirlere bir yandan katkıda bulunarak, diğer yandan da her iki alanın kirleriyle beslenerek toplumun iliklerine işliyor. Başımızın çaresine bakmaya kalkıştığımızda ilk işimiz pisliğe bulaşmak oluyor.”
https://t.co/QqT9K2dOXt
Hayatta hiç bir hırsım olmadı. Bir tek hedefım var, o da bende saklı. Ama babamın demans olmasından sonra her şeyi bir kenara bıraktım. Teşhis 8 sene önce kondu. O günden sonra "baba" kavramı bende ayrı bir noktaya evrildi. O günden bu yana babama başka bir duyguyla sarıldım. Ve hep aklıma şu an geliyor. " Bir gün o bana döner ısmarlarken onun bir kösede diz çöküp sonradan öğrendiğim bayat bir poğaça yediğini gördüm"
O günden bu yana benim baba sevdam bambaşka bir seviyeye çıktı...
Birgün her şeyi bırakıp babamın demans mücadelesine daha da ortak olasım var...