Adam %100 haklı.
Bir gezginden Türkiye'ye dost tavsiyesi: "Artık kimse hakkınızda iyi konuşmuyor. Kaliteyi kaybediyorsunuz, itibarınız düşüyor, insanları dolandırıyorsunuz. Örneğin turistik yerlerde şehir içinde yürüyorsunuz; 'Canım gel buraya! Tişört lazım, pantolon lazım, bu çanta lazım, 5 euro, 10 euro, gel yemek ye!' diye bağırıyorlar. Her yerde size bir şey satmaya çalışıyorlar. İnsanları bir rahat bırakın. Bırakın yürüsünler ve tatillerinin tadını çıkarsınlar. Kimsenin böyle insanlara ihtiyacı yok.
Hırvatistan, Arnavutluk, Sırbistan, Bosna, Yunanistan... Buralar böyle değil. Yürüyebilirsiniz, kimse gelip size bir şey satmaya çalışmaz.
Dolayısıyla buna bir son vermelisiniz. Ayrıca gerçek Türkiye'yi deneyimlemek istiyorsanız Antalya veya Bodrum'a gitmezsiniz. Rize'ye, Samsun'a, Trabzon'a, Şanlıurfa'ya, Amasya'ya, Karadeniz'e, Sivas'a, Kahramanmaraş'a gidersiniz... Gerçek yerler buralardır!"
Fethiye’de tatil yapan bir kişi, esnaflardan bıkıp 15 günlük tatilini 6. günde bitirdi:
“Moruk bu sabahın üçünde, gecenin üçünde beni yola çıkartan hiçbir Türk esnafına hakkım helal değil. 15 günlük tatilimde 6. günde ayrılıyorum abi. Bütün esnaf dolandırıcı, çakal am**na koyayım. Ben sinirli hareket eden bir insan değilimdir, tamam mı? Her zaman rasyonel hareket ederim. Benim gibi bir adamı bile bu hale getirdiler. Benim önümde daha 10 gün var. Daha Kaş'a gideceğim, Kaş'ta tatil yapacağım. Oradan Antalya'ya gideceğim, tatil yapacağım ama dönüyorum abi.
5 gün Kuşadası'nda kaldım, 2 gün Fethiye'de kaldım. Bu esnafların dolandırıcılığı yüzünden birader... Bak Fethiye Ölüdeniz'de bisikletimin lastiği patladı, katlanır bisiklet. Dedim ki bir iki koltuk fazla para al benden, arabaya koyalım. Adam bagaja koydu bisikleti, benden 7-8 kişilik koltuk parası istedi birader. Zar zor 300 liraya düşürdüm onu.
Onu geçtim, bana kesilen bugün fişe bak birader, fiş de değil; 2120 lira. Şunu nargile menüde yoktu, tamam mı? Ben hayatımda kaç kere nargile içtim, bana hayatımda daha 1500 liralık bir nargile getiren olmadı. Ben Bodrum'da değilim, Ölüdeniz'deyim.
İşletmeye ulaştım moruk, işletmenin sahibine dedim ki: "Bana fiş vermemişsiniz." Bak burada ne yazıyor: "Mali değeri yoktur." yazıyor. Bu bilgi fişi birader, bunun bir geçerliliği yok. Vergi kaçırıyorlar. Yani 1500 lirayı bana sapladı. Adamına göre muamele çekiyorlar, anladın mı? Beni zengin gördüler herhalde, zengin zannettiler. Muamele çekiyorlar, 1500 lira nargile parası sokuyorlar. Lan 1500 lira ne? Lan ben bugün ne yaptım da sen bana 2200 lira hesap ödetiyorsun ş*refsiz?”
Kaynak: ig/enstrumenom
Bir gazeteci olarak AK Parti iktidara gelirken yeni muhabirdim.
Rahmetli anneannem ölene kadar Erdoğan’a oy verdi. Rahmetli dedem ise Erdoğan’a hiç oy vermedi.
Muhalefet ile iktidar zaten bizim evdi. :))
Erdoğan 25 yılda çok şeyi değiştirdi. İktidar oldu ama muktedir olması hiç kolay olmadı.
Bugün geldiği noktada seveni de çok, sevmeyeni de.
Ama sanırım kimsenin inkar edemeyeceği bir şey var:
Kendi siyasi hikayesini yazdı.
Şimdi AK Parti’nin içinde o hikayeyi kuran aynı ruh var mı, yok mu; tartışılır. Onu zaman gösterecek.
Fakat benim epeydir anlatmaya çalıştığım mesele tam da bu:
Bu ülke sadece “iktidar olacağız” diyenlerin değil, insanlarla mana bağını güçlü kurabilenlerin dünyası.
Filmde dahi kurduğu iletişim bu yönde.
Je höher der Posten, desto größer die Erwartung an KI-Kompetenz. Ein Top-Headhunter verrät exklusiv, mit welchen Fragen er sie prüft – und wann er Bewerber sofort aussortiert. https://t.co/8pjuHEoI4v
Yüz binlerce dolar para kazanan bu adam, Claude ile nasıl uygulama yapılır mala anlatır gibi anlatmış.
Bu videoda anlatılanları, 300 dolar verip izlediğim kurslarda bile görmedim :D
Tamamen ücretsiz ve Türkçe altyazılı.
Bi bakın derim.
Ertuğrul Doğan şu açıklamayla Galatasaray maçından beri çizdiği profili artık nirvanaya taşımıştır.
Büyük emek veriyor, büyük saygıyı hak ediyor.
Çizgi bu oldukça yolunda yoldaş da belli yanında gardaş da belli.