#21HAZİRAN
SPORUN GİZLİ KAHRAMANLARI ANTRENÖRLERİMİZİN GÜNÜ KUTLU OLSUN
Sporcularımızın göğsümüzü kabartan her başarısında, perde arkasında emek veren, ter döken ve yol gösteren antrenörlerimizin imzası vardır. Bilgisiyle eğiten, sabrıyla büyüten ve inancıyla pes etmemeyi öğreten antrenörlerimiz, gençlerimizin yalnızca yeteneklerini değil, karakterlerini de şekillendiriyor. Sporun asıl mimarları olan tüm antrenörlerimizin Antrenörler Günü’nü kutluyor;
#AntrenörlerGünü vesilesiyle, antrenörlerimizin
📌Bakanlık bünyesinde görevli antrenörlerimize yıllardır verilen giyim yardımında yaşanan hukuki sorunların bir an önce çözülerek hak kaybının önlenmesi ve günün koşullarına uygun şekilde nakdi olarak yapılması,
📌Gençlik ve Spor Bakanlığında Genel İdare Hizmetleri Sınıfında görev yapan antrenör ve spor uzmanlarının fiilen yürüttükleri tüm görevlerin eğitim ve eğitim planlama faaliyeti olduğu dikkate alınarak antrenör ve spor uzmanı kadrolarının Genel İdare Hizmetleri Sınıfından çıkarılarak Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfında yer verilmesi,
📌Antrenörlerin fiilen yerine getirdikleri eğitimlerin 15 saati öğretmenlerde olduğu gibi maaş karşılığı kabul edilerek, bu süreyi aşan eğitim çalışmalarının ek ders olarak değerlendirilmesi ve karşılığında ek ders ücreti ödenmesi,
📌2010 yılında yayımlanan Spor Hizmet ve Faaliyetlerinde Üstün Başarı Gösterenlerin Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik’e hüküm ekletilerek Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezi (TOHM) ve Spor Eğitim Merkezlerinde (SEM) görev yapan Antrenörlere ödül verilmesi, ayrıca şampiyonaya giderken Sporcuyu Yetiştiren Antrenör ’ün sporcuya eşlik etmesi ile Sporcuyu Yetiştiren Antrenör’ün ödüllendirilmesi hususunda kesin ve bağlayıcı bir hüküm konulması.
📌Antrenör unvanlı personel; asli görev yeri dışında yoğun bir şekilde il içinde görevlendirilmekte olup görevlendirildikleri yerlerde sunulan yemek hizmetlerinden faydalanamadıklarından yemek giderlerini kendi cebinden karşılamak zorunda kalmaktadır. Bir kamu görevinin ifası için görevlendirilen personelin giderlerinin de kamu tarafından karşılanması gereklidir. Dış görev sebebiyle görev yerlerindeki yemek hizmetinden yararlanamayan antrenörler 2155 sayılı Bazı Kamu Personeline Tayın Bedeli Verilmesi Hakkında Kanun kapsamına alınarak kendilerine anılan Kanun kapsamında tayın bedeli ödenmesinin sağlanması,
📌Bakanlık emrinde antrenör kadro ve pozisyonlarında görev yapan personelin eğitim amacıyla sporcu tarama, çocuk oyunları vb. görevler için il merkezi ve ilçe okullarında görevlendirilmeleri halinde harcamalara karşılık olmak üzere dış göreve ilişkin olarak ilave ödeme yapılması,
📌Resmi spor müsabakaları için il dışına görevlendirilen antrenörlere yol gideri ,gündelik ve konaklama bedeli günün koşullarına uygun bedeller de ödenmesi,
📌Bakanlığa ait yüzme havuzlarında devamlı kimyasal madde karışımlı sularda görev yapan yüzme antrenörlerine sağlık izni verilerek, bu personelin fiili hizmet tazminatı kapsamında değerlendirilmesi,
📌Kurum bünyesinde asli unsur olarak çalışan antrenörlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi için antrenör çalışma usul ve esaslarında değişikliğe gidilerek günün koşullarına uygun antrenörlerin ihtiyaçlarını Bakanlığın vizyonuyla örtüşecek şekilde karşılayabilmek için eş güdüm ile yetkili sendikayla birlikte müzakere edilerek yeniden düzenleme yapılması,
📌Bakanlıkta görev yapan antrenör ve spor uzmanlarının istekleri dışında görev tanımı ile bağdaşmayan hizmetlerde çalıştırılmaması,
📌Sportif Eğitim Uzmanı, Uzman ve Spor Uzmanlarının arasındaki maaş farkının tavanda eşitlenmesi
sorun, talep ve beklentileri bir an önce karşılanmalıdır.
@gencliksporbak I @OA_BAK I @hamzayerlikaya I @GSBsporgm
#AntrenöreGiyimYardımı #AntrenörEğitimcidir #AntrenörünGürSesiBMS
Bir öğretmen intihar ediyor. Darp edildiğine dair tutanak mevcut. Arkasında kimsenin durmadığını ifade eden mesaj kayıtları mevcut.
Okul müdürü, il milli eğitim müdürü, kaymakamlık, sendika... Bunca aktör varken bir öğretmenin sesini duyurması için intihar etmesi mi gerekirdi?
Kamunun Gözdesi, Hakların Üvey Evladı: Sözleşmeli Personel
Son yıllarda kamu personel sisteminde en çok konuşulan, en çok düzenleme yapılan ve belki de en çok beklenti oluşturulan alanlardan biri sözleşmeli personel istihdamı oldu. Kanunlar değişti, kadro düzenlemeleri yapıldı, yeni haklar tanındı, yeni yükümlülükler getirildi. Ancak tüm bu değişim söylemlerine karşılık sözleşmeli personelin temel sorunlarının önemli bir bölümü bugün hala çözüm bekliyor.
Daha dikkat çekici olan ise sorunların yeni olmaması. Bu sorunlar yıllardır kamuoyu tarafından biliniyor, uzmanlar tarafından yazılıyor, personel platformlarında tartışılıyor ve çeşitli haberlerle defalarca gündeme taşınıyor. Buna rağmen somut ve bütüncül bir düzenleme ortaya konulamıyor.
Aynı kurumda, aynı birimde, hatta zaman zaman aynı masada çalışan personelin sırf istihdam statüsü farklı olduğu için farklı haklara sahip olması çalışma barışını zedelemektedir.
İzin haklarından yer değişikliği imkanlarına, kariyer süreçlerinden özlük haklarına kadar birçok konuda farklı uygulamaların devam ediyor.
Sözleşmeli personel söz konusu olduğunda yükümlülükler hızla güncellenebilmekte, disiplin hükümleri genişletilebilmekte, yeni sorumluluklar getirilebilmektedir. Ancak haklar, statü farklılıkları, uygulama birliği ve hukuki belirlilik söz konusu olduğunda aynı hız ve kararlılık görülememektedir.
Bu nedenle sözleşmeli personel bugün kamu hizmetlerinin yürütülmesinde vazgeçilmez bir unsur olmasına rağmen kendisini çoğu zaman sistemin merkezinde değil, kıyısında hissetmektedir.
Bir taraftan kamu hizmetlerinin devamlılığını sağlayan temel insan kaynağı olarak görülmekte, diğer taraftan yıllardır dile getirilen sorunlarının çözümü sürekli ertelenmektedir.
Belki de bu yüzden sözleşmeli personel için en uygun tanımlama hala değişmemiştir:
Kamunun en çok ihtiyaç duyduğu, en çok görev verdiği, fakat sorunlarını çözmekte en çok geciktiği personel grubu...
Yani kamunun gözdesi, hakların üvey evladı!
Türk bayrağının dalgalandığı her yerde görev yaparım diyip ailesinden kilometrelerce uzağa giden gencecik öğretmene sahip çıkıp korumak yerine türlü mobbinglerle mesleği zehir edip hayattan koparanlar gün yüzü göremesin.
#ırmaköğretmeniçinadalet
koltuklar ve koltuktakiler siz ne iş yaparsınız zulümden başka!
Öğretmenimiz intihar etmiş ! Çıt yok !!
Korkmayın
Konuşun
Susmayın
Mobbing yapan kim varsa belgeleyin patlatın meslekten attırın.
MEB
ÖĞRETMENİN İNTİHAR EDİYOR SEN NERDESİN!!!
#Irmaköğretmeniçinadalet
Galatasaray’ın 26. şampiyonluğu camiamıza hayırlı olsun. Dört senelik istikrar ve başarı, bugün yepyeni bir zaferle taçlanmıştır. Daha büyüklerinin yolda olduğuna ve Galatasaray bayrağının her zaman zirvede kalacağına inanıyorum.
Sayın Başkan Dursun Özbek başta olmak üzere, bu büyük başarıda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum, kulübümüzün bir Divan üyesi olarak her birine teşekkürlerimi sunuyorum.
Galatasaray’ın dört sezonluk ilk şampiyonluk serisinin kilit oyuncularından, bugünün şampiyon hocası Okan Hoca’yı, değerli ekibini, futbolcularımızı ve kulüp emekçilerimizi canıgönülden kutluyorum, dört sene üst üste şampiyonluk kulübümüze yine çok yakıştı.
Galatasaray taraftarı, bu mutluluğu sonuna kadar yaşamalı, şampiyonluğu doyasıya kutlamalıdır…
Galatasaray’ın yeni hedefi, yarın sabahtan itibaren kendi rekorunu daha da geliştirmek adına çalışmak olmalıdır çünkü Galatasaray, tarihinden güç alarak her zaman ileri bakar ve Galatasaray gibi büyük kulüplerin var olma amacı budur.
💛❤️
@edipuzen Okulların öğretmen ihtiyacı olmasına rağmen ags ile mezunları oyalayan 80 bin ücretli öğretmen çalıştıran MEB öğrtmn ataması yapmazken her okula güvenlik personeli mi koyacak polis mi görevlendirecek. Her nesil bir öncekinden daha şanssız ve amaçsız nedeni ne mi politika..=para.
@cuneytiltus
12 yıl zorunlu eğitim saçmalık. Andımızın geri gelmesi lazım her sabah doğruyum çalışkanım diye güne başlayan nesillerden , her sabah küfürlerle şiddetlerle, akran zorbalıklarıyla güne başlıyoruz.Şu ülke her gün andımızı okusaydı ilimde bilimde 50 sene ilerdeydik.
@edipuzen Bu ülkede bir şeylerin değişmesi için anormal bir şeyler olması lazım..ölüm yıkım deprem yangın vs vs. Hiç bir şekilde önlem almıyoruz, Her sabah okunan Andımızı kaldırdınız da ne oldu büyüğü sevmek küçüğü korumak doğruyum çalışkanım demek kime battı bu ülkede.Amaçsız bir nesil..