İnsan Hakları Derneği Eş Genel Başkan Yardımcımız Av. Ercan Yılmaz, MYK Üyemiz ve Merkezi Hapishane Komisyonu Eş Sözcümüz Av. Yusuf Erdoğan ile Diyarbakır Şubemiz Yönetim Kurulu Üyesi Av. Ali İhsan Demirtaş'tan oluşan heyetimiz; Iğdır S Tipi Kapalı Hapishanesi, Rize Kalkandere L Tipi Kapalı Hapishanesi, Trabzon Beşikdüzü T Tipi Kapalı Hapishanesi ve Giresun Espiye L Tipi Kapalı Hapishanesinde tutulan toplam 26 mahpus ile görüşmeler gerçekleştirmiştir.
Gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda mahpusların büyük çoğunluğunun ortak olarak dile getirdiği ve heyetimiz tarafından gözlemlenen başlıca hak ihlalleri şunlardır:
📍Mahpusların ağır tecrit ve izolasyon uygulamalarına maruz bırakılmaya devam edildiği,
📍İdare ve Gözlem Kurulları tarafından soyut, gerekçesiz ve hukuka aykırı değerlendirmelerle bazı mahpusların tahliyelerinin engellenerek infazlarının uzatıldığı,
📍Mahpusların ailelerinden yüzlerce kilometre uzaklıktaki hapishanelerde tutulmaları nedeniyle aile hayatına ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği,
📍 Sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler ile atölye çalışmalarına erişim haklarının keyfi biçimde kısıtlandığı,
📍 Özellikle Giresun Espiye L Tipi Kapalı Hapishanesinde bulunan mahpusların, beş yılı aşkın süredir dayatılan ağız içi arama uygulamasını kabul etmedikleri gerekçesiyle hastane ve Adli Tıp Kurumu (ATK) sevklerinin gerçekleştirilmediği ve bu durumun sağlık hakkı açısından ciddi ihlallere yol açtığı tespit edilmiştir.
Heyetimizin gerçekleştirdiği ziyaretlere ilişkin ayrıntılı gözlem raporu önümüzdeki günlerde kamuoyu ile paylaşılacaktır.
Başta tecrit ve izolasyon uygulamaları olmak üzere, infazların keyfi biçimde uzatılması, aile ile özel hayata yönelik ihlaller, sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesi ve diğer tüm hak ihlallerinin, özellikle ağız içi arama uygulamasının ivedilikle sona erdirilmesi için Adalet Bakanlığı'nı, ilgili ceza infaz kurumu idarelerini ve sorumlu tüm kurumları gerekli adımları atmaya çağırıyoruz.
İstanbul Barosu, avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle gördükleri baskı ve mesleki faaliyetleri nedeniyle 100 gündür tutuklu bulunan Av. Sezin Uçar’a ilişkin değerlendirmelerde bulunmak üzere bir basın toplantısı düzenliyor. https://t.co/xlButteuqc
Merkezimiz ve Baromuz Dava Takip Komisyonu tarafından takip edilen Rojin Kabaiş dosyası kapsamında baro başkanımız Av.Abdulkadir Güleç ile birlikte Van Cumhuriyet Başsavcı Vekili ile dosyanın mevcut durumunu tartışmak ve yeni talepler sunmak üzere görüşme gerçekleştirilmiştir.
📌Gözaltında tecavüz: İşkence sistematik
▪️Salah Bimari: ‘Resul’ü aşağı kata indirdiler. Resul’ün çığlıklarını duyuyordum. Daha sonra bana da işkence yaptılar. Resul’e tecavüz etmişlerdi, kanaması vardı, günlerce lavaboya çıkamadı. Sağlık kontrolüne götürdüler. Ama muayene dahi etmediler’
▪️Resul Bimari: ‘Avukatıma işkenceye maruz kaldığımı ve dişlerimi kırdıklarını söyledim. Ancak, ‘Ben ne yapabilirim’ dedi. Aşağı kata indirdiler. Çırılçıplak soyup işkence etmeye başladılar. Yüz üstü yatırıp biri ayağıyla sırtıma bastı. Sonra diğeri tecavüz etti’
✍Reyhan Hacıoğlu
https://t.co/V80IYBQhsB
Vê hefteyê di bernameya Civak û Hiqûqê de, em ê aliyên wê yên hiqûqî û pêşketinên heyî yên doza Rojîn Kabaîşê nîqaş bikin.
🎙 Mêvanên me: Nîzamettîn Kabaîş ê ku bavê Rojîn Kabaîş e, Seroka Navenda Mafên Jinan a Baroya Amedê Parêzer Îrem Îlhan û Endama Navenda Mafên Jinan a Baroya Amedê Parêzer Cansel Talay e.
📻 Roja Înê saet 15.00 li ser Radyoya Vengê, di bernameya Civak Û Hiqûqê de em bicivin.
Bu hiçbir biçimde kabul edilmemeli beş kadın kurumu diyor ki bu kadın mobbing uyguladığı için danışmanı olan kadın intihar etti. Hal buyken kadınların emek emek ördüğü mücadele adına çıkıp konuşması bekleniyor hiçbir özeleştiri/uzaklaştırma süreci dahi geçirmeden.
Raporla ilgili tartışmalar bi yana somut iki mesele var Mazlumun yargılanması ve Saliha Aydenizin uzaklaştırılması/istifa etmesi her ikisi de aleni tepki ve duyarlılıkla sağlanabilir
Bu böyle devam ederse hali hazırda kaskatı bi gerçeklik olan mobbing patron çalışan ilişkisi en kabul edilemeyecek yerde kanıksanmış kabul edilmiş olur. Bir şikayet mekanizması olmadığını dile getiren danışman arkadaşlar da sessizleşir ve mağduriyetleri devam eder
Bu güzel genç kız, ileri derece skolyozu ve kalp pili olan annesinin durumu ağırlaşınca, onun makrome sattığı hesaptan mum satıyor. Annesine bakıyor, geçimlerini sağlıyor, kedileri doyuruyor. Bu güzel kız bağış değil satış almak istiyor. Lütfen bir bakın mumların güzelliğine.
Böyle tek tek arayarak komisyondaki kişileri hedefleştirmek yerine çok boyutlu yapısal şiddetin nasıl ifşa edilebileceğine nasıl raporlanacagına dair konuşmak gerek birçok kurum açısından bu rapor bir ilk nasıl daha iyi yazılabilirdi diye düşünmek lazım
Elbette tartışmanın rapor ekseninde de kadınların lubunyaların öncülüğünde dönmesi gerekir. Ancak şunu da ifade etmek isterim direkt bana yazdıgınız için komisyondan sürecin başında karşılıklı bir karar ile ayrıldım bu nedenle doğrudan bana yazmanız doğru değil
Tartişmayi rapor eksenli ele almak lazım.rapora istifa cagrinizi beklentinizi yaptirimini yansitsaydiniz o zaman.yani belki komisyonun raporlaşma sürecini ve katkılarınızı anlatmakla başlamaniz daha doğru olur
@salim_beyazdag2 Elbette tartışmanın rapor ekseninde de kadınların lubunyaların öncülüğünde dönmesi gerekir. Ancak şunu da ifade etmek isterim direkt bana yazdıgınız için komisyondan sürecin başında karşılıklı bir karar ile ayrıldım bu nedenle doğrudan bana yazmanız doğru değil
Bu özeleştiri olarak kabul edilebilecek, komisyon raporuna saygı duyduğunuzu gösteren bir metin değil aksine komisyonun emeğini de hiçleştiren bir tavır. Kadın alanlarından ivedilikle kendi iradenizle çekilmeyi hiç değilse kendi mücadelenize borç bilmeniz gerekiyordu çok yazık
Dilan için kurulan komisyon çalışmasını bitirip kamuoyuna raporunu paylaştı. Öncelikle belirtmek isterim ki Komisyon çalışmasına gölge düşürmemek , yaptıkları çalışmanın bağımsız yürümesi adına kamuoyuna özellikle tek kelime etmedim .Şimdi Dilan’ın çalışma arkadaşı olarak bu konuya ilişkin kamuoyuna bir şeyler söylemeyi bir borç bilirim.
11 Kasım saat 18.59 da aldığım bir telefonla sevgili Dilan ın bir kaza sonucu hastanede olduğu bilgisini aldım.Hemen hastane yetkilileriyle görüşüp durumunu öğrenmeye , yapılması gerekenler için konuştuğumda aslında o tatlı canına kıydığını öğrendim. Telefonun ucundaki acil sorumlusu doktor Dilan’ın hastaneye geç getirildiğini ifade etmişti. Ben Ankara daydım ve sabahı Diyarbakır a gelip hastaneye geçtim . Aynı gün Dilan’ ı ziyaret ettim bilinci bulanık olmakla beraber sesli uyarılarıma cevap vermesi büyük umut oluşturdu . İlk günden 27 Kasım gününe kadar hep “ Dilan gençtir toparlar” umuduyla uyanmasını aile, sevenleri, yoldaşları olarak bekledik .Ama maalesef olmadı ve Dilan’ ı 16 gün sonra 27 kasımda kaybettik .
Komisyonun tespitleri ve ortaya koyduğu durumlar karşısında yaşadıklarını göremediğimi , hissiyatla değil teknik yaklaştığımı, günlük yoğunluklar içerisinde özel zaman ayırmadığımı belirtmek isterim. Bir ekip olma yaklaşımıyla çalışalım dediğim halde bu ekip olma durumuna sadece iş odaklı yaklaştığımı belirtmeliyim .
Her şeyden önce ben 2,5 yıldır birlikte çalıştığım danışmanımın, kadın arkadaşımın içinde bulunduğu sorunlarını bilmediğim , yanında olamadığım için bu sonuçtan bende sorumluyum. Çalışma koşullarımız yoğun ve zaman zaman stresliydi. Ben bu yoğun ve stres içinde Dilanı anlayan , zaman zaman sohpet eden olmadım .
Dilan’ ı kaybettikten sonra yaşadıklarını , ilişikimizi, çalışma şeklimizi, beraber geçirdiğimiz zamanı çok düşündüm. İçinde kopan fırtınalar olmasına rağmen cıvıl cıvıl, özveriyle çalışma azmi vardı.
Çoğu zaman yaptığı çalışmalara, özverisine teknik yaklaştığımı , yoğunluk ve koşuşturma içinde görmezden gelmiş olduğumu düşünmekteyim. Yani bunca zaman birlikte çalış ama hasassiyetlerini , beklentilerini anlamamış olmak Dikan’la arkadaş olamamış olduğum gerçekliğini açığa çıkarmıştır. Bunları yeterince yapmış olsaydım, arkadaş olabilseydim, iş dışında daha fazla zaman ve mekan paylaşsaydım belki sonuç böyle olmayacaktı.
Dilan ‘ın o hep gülen yüzü artık olmayacak. Bu çok ağır.
Bu kadar kadın hakları mücadelesi veriyorken yanı başımdaki kadın arkadaşı görmemiş olmak kendimi , kurduğum ilişki şeklini sorgulatmıştır.
Bu ağırlığı Dilan’ın vefatından buyana hep yaşadığımı , yaşamayada devam edeceğimin bilinmesini isterim .
Önemli olan ağır ve bir o kadar sarsan bu durum karşısında birlikte çalıştıklarım, yaşadıklarımla kurduğum ilişkilerde daha hassas ve duyarlı olmayı kendime destur ettiğim ve edeceğimdir .
BASIN AÇIKLAMASI DAVETİ
Değerli Meslektaşlarımız,
Rojava’ya yönelik saldırılara karşı yapılacak basın açıklamasına katılım ve dayanışmaya davet ediyoruz.
🕦 Saat: 12.00
📍 Yer: Adliye Önü
Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında 7/24 erişilebilir bir danışma ve yönlendirme hattı oluşturduk.
Paylaşarak yaygınlaştırmanızı rica ediyoruz.
#kadındayanışmasıyaşatır