Statükocubaşı!
Madem siyasi parti başkanısın;
insan hiç olmazsa yalandan “ bizim zamanımızda aileler çocukları okusun diye evlerini satmak zorunda kalmayacaklar” filan der!
AKP iktidarı 2002’de göreve başladıktan sonra Erdoğan, Gül ve Arınç’ın danışmanlığını yaptı. 2009’da Meclis dışından Dışişleri Bakanı atandı. 2011’de AKP’den vekil seçildi. "Komşularla Sıfır Sorun" diye bir teorisi vardı ama 2011’de Suriye iç savaşı dış kışkırtmalarla başladığında biraz dengede gittikten sonra tam tersi bir hat izledi. Esad’ın çok kısa sürede devrileceğini sandı, sınırda açık kapı politikası izledi. Türkiye'nin mülteci kabul kapasitesinin 100 bin kişi olduğunu söyledi ancak Esad devrilmeyince sayı milyonları geçti. Bu öngörü hatası hem sığınmacılar hem de Türkiye açısından etkileri bugün de devam eden büyük bir krize yol açtı. 2014’te Erdoğan CB seçilince AKP Genel Başkanı ve Başbakan oldu. 7 Haziran 2015 seçimlerine Davutoğlu liderliğinde giren AKP, tek başına iktidar kuracak oyu alamadı. 7 Haziran-1 Kasım arasındaki kanlı, kaotik ve karanlık sürecin ardından AKP yeniden tek başına iktidar olurken dönemin sorumlularından biri de Davutoğlu’ydu. Taşıdığı bu sorumluluğa rağmen hiçbir zaman üstüne düşeni yapmadı ve halka gerçekleri açıklamadı. 1 Kasım seçimlerinden kısa bir süre sonra Erdoğan ile yaşadığı anlaşmazlık ve yetki gerilimi sonucu AKP’deki iç çekişmede tasfiye olarak Başbakanlık serüveni sona erdi. Bundan 3 sene sonra, 2019’da Gelecek Partisi’ni kurdu ama hiçbir zaman müstakil bir güç olamadı. AKP’den oy çekemedi ve herhangi bir şekilde varlık gösteremedi. 2023 seçimlerinde Kılıçdaroğlu CHP’sinin listelerinden partisini Meclis’e soktu. %1 civarında oyu olduğu bilinen Gelecek Partisi 10 vekille parlamentoda temsiliyet kazandı. Siyasetteki “en büyük başarısı” belki de bu oldu. Bu 10 vekilin bir kısmı daha sonra AKP’ye katıldı, bazıları da istifa edip bağımsız kaldı. GP 4 vekile kadar küçüldü. Davutoğlu bugün hiçbir iddiasının kalmadığını anlayınca memleketin mücadeleci siyasete en çok ihtiyacı olduğu zamanda “bana müsaade” dedi. Siyasette kapladığı alan, Erdoğan’ın ona çizdiği sınırlar kadardı. Vizyonu, iradesi ve karizması yetersiz kaldı. Etrafında güçlü bir kadro da toparlayamadı. Türkiye siyasetinden bir Davutoğlu geçti ve ülkeye faydası olmadı.
Sinem Dedetaş karşısında seçimi kaybeden eski Üsküdar Belediye Başkanı AKP’li Hilmi Türkmen’in oğlunu da THY’de işe almışlar.
THY’de işe girmenin yolu bir AKP’linin oğlu veya akrabası olmak mı?
Daha düne kadar devimcilerin 'Fındıkta sömürüye son' sloganının gölgesinde siyaset yapmaya çalışan Adıgüzel'e bak sen hele.
Saray'a teslim olmasına aldırmadan, Fatsa'nın sokaklarında korumalarla gezmek zorunda olmasına aldırmadan bizlere dil uzatmaya kalkıyor.
Bu yazdıklarını gel milletvekili olduğun Ordu'da anlatmaya kalk bakalım.
Ilıca'da Kılıçlı'da Gölköy'de Çamaş'ta....
Anlat da dinle köylünün, halkın sana olan cevabını. @drmadiguzel
Üsküdar’ın önceki belediye başkanları AKP’li Mustafa Kara ile Hilmi Türkmen dönemlerine dair onlarca usulsüzlük, yolsuzluk haberler yaptık.
Kamu kaynaklarının bir avuç dernek-vakıf içim kullandırıldığını anlattık ama bırakın operasyonu haklarında soruşturma bile açılmadı
Şimdi de Üsküdar halkının iradesine saldırdılar.
Belediye Başkanı sevgili Sinem Dedetaş’ı ve çalışma arkadaşlarını gözaltına aldılar.
Böyle saldırarak biten iktidarlarını sürdürmek istiyorlar.
“ Zorla güzellik olmaz”
Halkın iradesi mutlaka kazanacak.
Üsküdar halkının iradesinin yanındayız.
Benim ilk ifadeye çağırılışım ancak Uğur'un ve Berkant abinin sayısızdır.
Gazeteciler yargı sopasına, soruşturmalarla susturma çabalarına, ifadeler gözaltılar ve tutuklamalara alışkın olduğu kadar dirençli de.
Her zaman olduğu gibi birlikte olacağız, gideceğiz ve ifademizi vereceğiz.
Korkutmaya çalışanlara cevabım: korkmuyorum BirGün benim, halk BirGün'ün arkasında.
Teslim almaya paralı korumalarla gittiler
CHP’ye götürülen bodyguard: “Milletvekili koruyacaksınız’ dediler”
CHP’ye polis marifetiyle girilen 24 Mayıs günü parti binası önüne götürülen ve Ankara’da bir eğlence mekanında koruma olarak görev yapan kişilerden biri, BirGün’e konuştu. Parti binası önüne gidene kadar nereye götürüldüklerini bilmediğini belirten koruma, “Milletvekili korumalığı yapacağımız söylendi. Sabah sekizde oraya gittik, akşam dört gibi ayrıldık” diyerek, ödeme aldığını da savundu
https://t.co/GSllQV63tv
Ensar’daki çocuk istismarı haberini ortaya çıkaran Serbay Mansuroğlu’nu da unutmadık!
Serbay da @BirGun_Gazetesi muhabiriydi. #BirGün’ün altyapısı sağlam, iyi gazeteciler yetişiyor.
'Ölü Deniz' adlı stand-up gösteri 13 milyondan fazla izlenen Deniz Göktaş’ın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi. Hakkındaki soruşturmayı öğrenip yurt dışından kendi ayağıyla dönen bir sanatçının kaçma şüphesi olmadığı ortadayken mahkeme tahliye talebini geri çevirdi.
#DenizGöktaş
"Suç duyurusunda bulunacağız."
Ebru Çelik: (Gürsel Tekin hk.) "Başından sonuna kadar açıklamasını izledik. Bir şey bekledik iddialara karşı. Ne sunabilir diye bekledik.
Başından beri istediğim şey kanıtlı gitmekti, yalanlama geleceğini biliyordum ve ne kadar toplayabilirsem o kadar kanıt topladım. Sadece hakaret etti ve kapattı."
Yaşamını eşitlik, özgürlük, laiklik ve sosyalizm mücadelesine adayan; eğitimci, yayıncı ve yoldaşımız Celal Musaoğlu’nu son yolculuğuna uğurlamak üzere törenindeyiz. Mücadelesini ve anısını yaşatacağız.
Editörden...
BirGün emekçileri olarak üzerimize düşen sorumluluğun bilincindeyiz. Mesleğimizin onuru ve halkın haber alma hakkı için mücadele ediyoruz. Bundan asla vazgeçmeyeceğiz. Bu durumun bizi hedef haline getirdiğinin de farkındayız. O yüzden çamur atıp yalana sarılanların varlığı bizi asla şaşırtmıyor.
Yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz. Hiçbir güç bu kararlılığımızdan bizi vazgeçiremez.
BirGün hakikatin peşinden koşmaya, gazetecilik yapmaya devam edecek.
https://t.co/W3fyCJegJc
"Figüranları destek için ücretsiz getirdim" diyerek Merss Production adıyla açıklama yapan Ömer İne, dün gazetecilere kendini "CHP Beşiktaş Gençlik Kolları Asistanı" olarak tanıtan ses kayıtları attı.