Sınavı olduğu için bayramda ailesinin yanına gidemeyip geç saatlere kadar çalıştığı kütüphaneden çıkarken alkollü bir sürücünün çarpması sonucu yaşamını yitirmiş. Cümlenin neresinden baksanız elinizde kalır.
bugün maruz kaldıgım sosyallik yüzünden sosyal pil saglıgım 47ye falan düstü de bi süre kimseyle muhatap olmasak olur mu cok sag olun görüsmemek üzere insallah
annem nasıl bu kadar yıl her gün yemek temizlik ütü falan yapmıs babam nasıl bu kadar yıl ise gidip gelmis ve ben yıllarca bunların hepsini aynı anda nasıl yapıcam saka mıdır bu basımıza gelenler
Bundan 9 gün önceden düne kadar ufak çaplı bir tatile gittim. İstanbul'a defalarca gitmiş hatta bir süre yaşamış olmama rağmen hiç detaylı gezmemiştim. Bu sefer Topkapı, Dolmabahçe, Galata kulesi, Kız Kulesi, Ayasofya, Blue Mosque, Süleymaniye, Vehbi M. Koç müzesi, İstiklal/Taksim, Eminönü, Yerebatan, Şerefiye her yeri, tüm bölümlerini detaylı detaylı gezdim. Dünya'ya bakış açım değişti. Bunca yıldır Acil kapılarının içine tıkılmış vaziyette her ay 11-12 nöbet boyunca 24 saat en temel insani gereksinimlerimizi bile ya karşılayamadan ya da koştura koştura hallederek, İcapçı/Nöbetçi Dr dan sanki kendi akrabamı danışıyormuşum gibi laf duyarak, her serum order edişimde Hemşirelerin tripleriyle uğraşarak saçma sapan bir sistemin içinde bunalıma girip duruyordum. Öncesi zaten Tıp fakültesinde her ay sınava girmekten, ne ara tatil ne yaz tatili görmeden 6-7 sene boyunca hayat yaşamadan gençliğimizi çürüterek geçti. Mezun olunca da aldığın maaşı çok görenler, sürekli hiçbir eğitimi olmayan kişilerin ağzında meze edilerek hayattan soğutularak günler geçmeye başlıyor.
Hayat denilen şeyi Doktorlar olarak kaçırdığımızı fark ettim. Yaşamanın güzelliklerini, aynı ortamda bulunmamıza rağmen insanların yaşamları arasındaki devasa farkları, her şeyi bütün netliğiyle görünce zihnim açıldı. Bu şartlarda Doktor olarak neden sürünüyoruz ki? Kim "eline sağlık, teşekkür ederim" deyip hakkın olan parayı ödüyor? Yönetim sadece senin dış dünyayı görüp uyanmaman için sürekli hasta baktırıyor. Çünkü bir kere uyanırsan tekrar seni çalıştıramaz. İnsanların yaşadığı hayatı fark ettikten sonra tekrar köle gibi çalışamazsın. Doktor olmak için ömrün boyunca çalıştın didindin, tüm gençliğini hayatını verdin. Artık iyi ortamlarda yaşamak, gezmek, değişik lezzetler tatmak en çok senin hakkın. Senin hak ettiğin; "İçeride ameliyat mı yapıyorsunuz" deyip kapının yumruklanması değil. "Beğenmiyorsan istifa et" değil. "Doktorlar çok para kazanıyor, gözleri doymuyor" değil. Dayak yemek, öldürülmek hiç değil.
Bir Doktora yakışır şartlarda yaşaman gerekiyor. Bir Doktora yakışır şartlar altında hasta bakman, temel ihtiyaçlarını karşılaman gerekiyor. Bir Doktora yakışır şekilde gezmen, eğlenmen, kültürel gelişim sağlaman gerekiyor. Şartların bunlar değil ama senden beklenen, sana yüklenen sorumluluk bir Doktora yakışır şekilde(!)
Yo dostum Yo. Bu kabul edilemez. Doktorlar olarak biz kendimizden çok fazla ödün vermişiz. Artık uyanma vakti geldi. Dünya'ya farklı çerçeveden bakma vakti geldi.
Bir cinayet cezasız kalırsa
bir sonraki için cesaret verir.
Abim Samet’ten sonra durdurulmadı.
Ata Emre, Mattia Ahmet, Hakan, Atlas…
Bu ülkede cezasızlık öldürüyor!
#AtlasÇağlayanİçinAdalet