@gunescicegj Şimdi belki yadırganacak ama eskiden velimiz bizi okula bırakırdı, bir daha veli toplantısında ya da mezuniyette onlar okula gelirdi. Şimdi veliler okullara çok fazla dahil ediliyor. Whatsapp grupları oluşturulduğundan beri veliler her şeye karışıyor maalesef.
@ww3mediaa Dün kadın sürücü tali yoldan bağlanır bağlanmaz kendini sola atmaya çalıştı ve üstüme sürdü arabayı. Biraz dikkatsiz olsam bebeğim ve ben hayatta olmayacaktık. Gerçekten çoğu kadında gereksiz bir özgüven var. Mal mal araba kullanıyorlar bir de haklı gibi çemkiriyorlar.
Marketlerde süt ve süt ürünleri günden güne katlanarak zamlanırken devletin keçi koyun inek yerine bit pire yuvası sokak itlerine alttan ısıtmalı barınaklar yüksek bütçeli mama ihaleleri ile devasa yatırımlar yapması bir vatandaş olarak çok zoruma gidiyor. Hakkım helal değil.
Milyonlarca insanımız geçim sıkıntısı çekerken milyonlarca sokak iti için milyonlarca dolar harcayan ve harcatan devlet erbabına Allah akıl fikir hidayet versin şu sabah ezanları hürmetine!
@yirmiucderece Umarım tez zamanda kıvrana kıvrana hem bu dünyada hem de ahirette acı içinde kalırsın bin katını yaşarsın. Rabbimden istiyorum. Geber tez zamanda bakalım hesabını nasıl vereceksin cani rospu. Allah belanı versin.
@_LaviedeFreya Yani bunların hepsine katılıyorum ama bizim ülkemizde çocuk yapılmaması için çok büyük bir pr çalışması var. Mükemmelliyetçilik ve konfor konularından insanları vuruyorlar.
@angryhumanss@HaberKupur Çekip öyle doğurur. Senin mantığın kimse acı çekmeden doğursun. Böyle bir şey yok. Dünyaya insan getirmek sıfır acı ile olacak iş değil. Normal de sezeryan da acılı bir süreçtir. Toz pembe dünyanızdan çıkın artık. Doğum yapmak acılı bir süreçtir ama meyvesi harikadır.
@angryhumanss@HaberKupur Kanka sen nerede doğum yaptın bilmiyorum ama bir kaç tane kötü örnekten dolayı bütün Türkiye’yi suçlayamazsın. Amerika’da Almanya da son ana kadar beklerler anne-bebek hayatı risk taşırsa sezeryana alırlar. Her doğum da kendine özeldir. Kimi şıp diye doğurur kimisi 48 saat sancı+
Dışarıdan bakıldığında; annesi mi, sevgilisi mi, hayranı mı yoksa müptelası mı olduğu belli olmayan bir ebeveynlik modeliyle karşı karşıyayız. Günümüzde ebeveynlik algısı o kadar bozuldu ki; artık evlat yetiştirmek bir nesli ayağa kaldırmaktan, topluma bir değer katmaktan ya da vatana hizmetten fersah fersah uzaklaştı. Mevcut tablo, bir insan yetiştirmekten ziyade; ebeveynin kendi idolünü yaratma, kendi tapınağını inşa etme ve kendi "yüce" benliğini o çocuk üzerinden var etme çabasına benziyor.
Bu hastalıklı ortamın meyvesi olarak yetişen gençlerin birçoğu; kibir abidesi, egoist, şımarık ve gerçek hayatta hiçbir karşılığı olmayan birer "embesile" dönüşüyor. İnsan, varoluşsal gerçeklerle bu kadar savaşmamalı. Kendi eksikliğini ve yetersizliğini örtbas etmek için, aslında biyolojik bir süreçten başka hiçbir fonksiyonunun olmadığı "dünyaya çocuk getirme" eylemini, devasa bir yaratım mucizesi gibi görmemeli. İnsan, bu süreçte kendini bir "tanrı" gibi algılayıp, ortaya çıkan o aciz varlığı bir "mucize" gibi yücelterek kendine pay çıkarmaktan vazgeçmelidir.
Her şeyin ayağı yere basmalı. Çocuk yetiştirmek, insanlığın düzenine ve huzuruna katkı sağlaması gereken dengeli bir süreç olmalıdır. Ancak gelinen noktada her şey çığırından çıktı, her şey amacından saptı. Evlat yetiştirmek artık kutsal bir görev değil; lüzumsuz bir egonun ve doymak bilmeyen bir tatmin arayışının kurbanı haline dönüştü.
GÜVENLİK UYARISI: Hava yastığının olduğu ön konsola o şekilde yaslanmak, ölümcül bir tehlikedir. Bazıları da oraya ayağını uzatıyor. Bu şuursuz tutumlar, basit bir kazada bile hava yastığı patladığında birçok kemiğin kırılmasına ve telafisiz hasarlara sebep olur.