Dünyevi hırslar, egolar ve peşin hükümler (şartlanmalar) zihne birer perde olur
İnsan, nesnelere veya insanlara kendi egosunun penceresinden baktığı sürece, onların gerçek kıymetini ve varoluş amacını idrak edemez
İblis gibi surette kalır, onlarda Allah’ı müşahede edemez
Balık, içinde yüzdüğü okyanusu göremezmiş; çünkü okyanus onun hem sağı, hem solu, hem içi, hem dışıymış
İnsan da tıpkı bu misalde olduğu gibi, Allah’ın tecelli ettiği bir deryada yüzer de kendi varlığının sarhoşluğundan asıl varlığı göremezmiş
Önce bir "hiç" olduğumuzu, hiç bir şey yapmadığımızı ve hiç bir şeye sahip olmadığımızı kabul edelim
Hiçbir şeye sahip olmadığını bilen kişi, kaybetme korkusundan kurtulur. Zanlardan geçip özgürlüğe kavuşur
Arif, Allah’tan başka hiçbir şeye muhtaç olmadığını idrak etmiş olandır
Eda Erdem, kendilerine şampiyonluk primi için ne istersiniz diye soran federasyona;
“Atatürk’ün sporcu kızları, ülkesi adına kazandıkları başarıyı pazarlık konusu yapmaz. Ne prim ister, ne de başka özel bir şey. 85 milyona yaşattığımız mutluluk bize yeter.”
Gözyaşsız izlemek imkansız.
Amerika'da yeni bir trend ortaya çıktı. Barınaktan evcil hayvan sahiplenmek isteyen insanlar bir odada oturuyorlar. Köpekler odaya alınıyor ve köpek sahipleri değil, köpekler kendileri insanları seçiyor. Çok dokunaklı.
🔻Seyyit Ahmet:
“Cumhuriyet’i kuran Atatürk’ün ruhu şad olsun.
Laik, sosyal, hukuk devleti kötüyse neden Afgan’ı, Iraklısı benim ülkeme geliyor?
Ey gençler, sakın tarikatlara katılmayın, kendinize Atatürk’ü örnek alın.”