10 Yıl Sonra Bir Kez Daha Barış!
Bundan 10 yıl önce, 2212’si yurt içinden olmak üzere toplam 2279 akademisyen ve araştırmacının imzasıyla, yakın tarihimizin en güçlü barış çağrılarından biri olan “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisi yayımlandı.
16 yaşındaki bir çocuk hastane tuvaletinde tek başına doğum yapıyor; devletin ilk yaptığı ise onu tutuklamak oluyor.
H.E.Y. henüz 16 yaşında ve çocuk yaşta bir gebelik söz konusu. Bebeğin biyolojik babası kim ve kaç yaşında? Çocuğun maruz bırakıldığı istismar araştırıldı mı? Gebelik neden doğuma kadar fark edilmedi? Çocuğu korumakla yükümlü yetişkinler ve kurumlar neredeydi?
Bunların hiçbiri açığa çıkarılmadan 16 yaşındaki çocuğu yalnızca “fail” olarak görmek, maruz bırakıldığı istismarı ve yetişkinlerin sorumluluğunu görünmez kılar.
Yeni doğan bebeğin yaşam hakkı da H.E.Y.’nin çocuk olduğu gerçeği de görmezden gelinemez. Çocuk istismarının ve ihmaller zincirinin tüm boyutları açığa çıkarılmalı, sorumluluğu bulunan herkes hakkında etkin bir soruşturma yürütülmelidir.
Bugün akademik camia ve toplum olarak bir haberle üzüldük. Rize RTEÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülçin Bilgin Turna’yı, 10. kattaki evinin balkonundan "düşerek" kaybetmenin şokunu yaşıyoruz. Ancak bu veda bir taziye mesajıyla geçiştirilemez. Son yıllarda Türkiye’de kadın ölümlerinin "balkondan/yüksekten düşme" şeklinde gerçekleşen artışı, tesadüf veya kaza kavramlarıyla açıklanamayacak kadar yapısal bir duruma dönüşmüştür. Farkındaysanız ev, bir güvenlik sığınağı olması gerekirken şüpheli ölümlerin sahnesine dönüşüyor. Kadın ölümlerinde "şüpheli" sıfatı, aslında toplumsal bir körlüğün de adı. İstatistikler artarken, görevimiz o "düşüşlerin" arkasındaki gerçekliği, baskıyı, sürüklenmeyi ve olası şiddeti sorgulamaktır. #GülçinBilginTurna
Köklü liselerdeki eylemler gündeme tekrar gelmişken size babam öğretmen Mustafa Turgut’un ölümünü hatırlatmak isterim. Kendisi 20 sene öğretmenlik yaptığı Cağaloğlu Anadolu Lisesi’nden Proje okul sistemi çıktığında ilk sürülen öğretmenlerdendi. +