🚨🇲🇽 | LOS BISONTES ESTÁN SALVANDO EL NORTE DE MÉXICO
Todo empezó en 2025, cuando 40 EJEMPLARES DE BISONTE AMERICANO llegaron a Cuatro Ciénegas, Coahuila, donde habían dejado de habitar desde hacía más de 200 AÑOS.
Estos animales desaparecieron después de generaciones en las que distintas prácticas ganaderas redujeron los pastos que les servían de alimento y favorecieron la expansión de cactus y matorrales.
Los bisontes son considerados INGENIEROS DEL ECOSISTEMA. Sus pisadas van ABLANDANDO LA TIERRA, lo que permite que el suelo absorba mejor el agua y favorece la regeneración de la vegetación.
Además, al alimentarse van controlando el crecimiento del pasto: comen en ciertas zonas y dejan descansar otras, permitiendo que los PASTIZALES SE REGENEREN.
En los últimos meses se ha reportado nuevamente la presencia de fauna como pumas, linces y pecaríes.
Después de generaciones ausentes, los bisontes están ayudando a DEVOLVERLE VIDA AL NORTE DE MÉXICO.🙌
En 1995, un DJ italiano compuso un tema para que sonara al final de la noche y los jóvenes no se mataran conduciendo de vuelta a casa. Lo tituló con el nombre de unos niños que jamás pisaron una discoteca. Era Children y él se llamaba Robert Miles. Tira del hilo 🧵👇🏽👇🏽👇🏽
🇲🇽 Ella es Ángela Karime, estudiante del CETis 78 en Tamaulipas, quien desarrolló un prototipo capaz de APAGAR PEQUEÑAS LLAMAS utilizando ondas acústicas.
El dispositivo emite sonidos de baja frecuencia que alteran el movimiento de los gases alrededor del fuego, haciendo que la llama pierda estabilidad y termine apagándose, SIN UTILIZAR AGUA NI QUÍMICOS.
Gracias a este proyecto, Ángela obtuvo el PRIMER LUGAR en ExpoCiencias Tamaulipas 2025 y representará a México en una feria internacional de invenciones en Bali, Indonesia.
Melissa bir gönüllü olarak yıllardır her salı ve perşembe sabahı Columbia’daki Paws & Found(Sahipsiz Köpek) barınağına geliyordu.
28 yaşındaydı, yüzlerce köpeğin ensesini tarayıcıyla gezdirmişti. Çoğu seferde ekran sessiz kalırdı: “Eşleşme yok.” Artık umut bile etmiyordu.
O sabah masaya yatırılan köpek sıradan görünüyordu. Orta boy, kahverengi, karışık ırk. Bir gece önce 26 numaralı otoyolun rampasında bulunmuştu. Tasma yok, isim yok, sadece yorgun ve zayıf bir bakış.
Melissa tarayıcıyı ensesine değdirdi. Bir bip sesi. Ekranda bir isim belirdi: “Ranger” Kayıt tarihi: Ekim 2021 Sahibi: Thomas Whitfield Telefon: 615… Nashville.
Melissa’nın eli havada kaldı. Ekrana bakakaldı. Sonra ağzını kapattı, omuzları titredi. İki yıl dört ay. İki yıl dört ay boyunca birisi bu köpeği arıyordu.
Barınak müdürü Carol, odanın diğer ucundan seslendi: “Melissa? Ne oldu?”
Melissa sadece tarayıcıyı çevirdi. İkisi birlikte numarayı tuşladılar. Dört çaldı. Yorgun bir erkek sesi: “…Evet?”
“Bay Whitfield… Columbia’dan arıyoruz. Ranger’ı bulduğumuzu düşünüyoruz.”
Uzun bir sessizlik. Sonra sesi kırıldı: “İki yıldır arıyorum onu… Artık olmadığını sanıyordum.”
Ertesi sabah Thomas yedi saat arabayla geldi. Kapıdan içeri adım atmadan önce Ranger ayağa kalktı. Kuyruğu deli gibi sallanıyordu.
Thomas dizlerinin üstüne çöktüğü an köpek zaten koşuyordu. İkisi birbirine yapıştı. Kimse bir şey söylemedi. Sadece nefesler ve gözyaşları vardı.
Melissa sonradan şöyle anlattı: “Her hafta tarıyorum. Çoğu zaman hiçbir şey çıkmıyor. Yine de devam ediyorsun… Çünkü bir gün o bip sesi geliyor. Ve her şey değişiyor.” 🥹❤️