— Cemil Tugay’ın geçmişte yaptığı konuşma gündem oldu: “Milyonda bir bile olsa benim AKP’ye geçme ihtimalim yok! Ben o kadar ilkesiz, onursuz biri miyim?”
🗣️Enver Aysever: Milyonda bir bile olsa AKP'ye geçme ihtimaliniz var mı?
🗣️Cemil Tugay: Milyonda bir bile bir olasılık yok.
CHP'den belediye başkanı olmuş birisinin 'Partimi değiştiriyorum' deme hakkı olduğunu düşünmüyorum.
Bunu çok ayıp buluyorum.
Ben böyle bir insan değilim.
(Ağustos 2025)
@gusholderhaber Taksicilere, kuryelere,dolmuşçulara haksızlık yapıyoruz, bu servis arabalarını kullanan şoförleri görünce diğerleri melek gibi geliyor insana.
@yemeksepeti Arkadaşlar , bunları kullanan restoranlar bile bunlardan bıkmış. Numaramızdan arayın, online sipariş vermeyin hem daha ucuza yersiniz diyorlar. En son bir sipariş bedelini iki kere çektiler siparişide getirmediler haram edip sildim uygulamayı. Kafam rahat herkese tavsiye ederim.
Mart ayının sonuma geldiğimiz şu dönemde çok şükür 2025’ten kalan tüm Mali Müşavirlik ücretlerimi tahsil edebildim. Darısı ücretlerini alamayan tüm meslektaşlarımın başına.#muhasebeyangınyeri
📌 Tasfiyede Stopaj Şoku Sona mı Erdi? Danıştay’dan Emsal Karar!
Danıştay 3. Daire
E: 2023/3770 – K: 2025/3073 (25.06.2025)
Tasfiye halindeki şirketlerin yıllar önce sermayeye eklediği;
▪️ Enflasyon düzeltme farkları
▪️ Yeniden değerleme değer artış fonu
▪️ Olağan yedek akçeler
▪️ Geçmiş yıl kârları
tasfiye sonunda ortaklara iade edilirken gelir vergisi stopajına tabi tutulamaz.
🔎 Gerekçe ne?
✔️ Bu kalemler sermayeye eklendiği anda artık “kâr” niteliğini kaybeder, sermayenin cüz’ü haline gelir.
✔️ Tasfiye sonunda ortaklara verilen tutar, kâr payı (menkul sermaye iradı) değil, sermayenin iadesidir.
✔️ Vergilendirme için açık kanuni düzenleme gerekir (Anayasa m.73).
✔️ Ayrıştırılarak stopaj yapılmasına imkân veren özel bir hüküm yoktur.
💡 Önemli nokta:
5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun kapsamında yapılan sermaye artışının tasfiyede vergilenmeyeceği zaten açık düzenlenmişti. Danıştay bu yaklaşımı diğer iç kaynak kalemleri için de geniş yorumladı.
⚖️ Sonuç:
Vergi Dava Dairesinin “stopaj uygulanır” yönündeki kararı BOZULDU.
İdarenin temyizi reddedildi.
📌 Bu karar, tasfiye planlayan şirketler açısından ciddi maliyet farkı yaratabilir.
📌 Geçmişte ihtirazi kayıtla ödenen stopajlar için iade süreçleri gündeme gelebilir.
#Vergi #Tasfiye #Stopaj #Danıştay #MaliHukuk
@cnnturk Ulan babası hırsız , kendisi arsız , savunanı çapsız , memleketim bahtsız , Bir Allah’ım var, bir
Peygamberim , iksini de savunan mavi gözlü bir askerim. Bunun gibilere kaldı ya meclisim , oy vereninde vermeyinde …
AKP’li bakan yardımcılığından “aşırı tarafsız ve bağımsız” başsavcı olarak atanıp, halkın seçtiği kim varsa tutuklatıp , sonra da AKP’li bakan olarak yargının başına geçmeye kalkarsan böyle AKPli korumalarla ve zaten rejim korumalığından gayrı hiçbir işe yaramayanlarla anca çıkarsın kürsüye.
AYM Kararlarını yani Anayasa’yı uygulamayan, uygulatmayan Akın Gürlek az evvel “Anayasa'ya uygun hizmet edeceğine”, “hukukun üstünlüğüne bağlı kalacağına” namusu ve şerefi üzerine and içmeye çalıştı.
Cumhuriyet tarihinin en utanç verici yeminini kan ter içinde yaptırmaya çalışmak da cümlesine çok yakıştı.
Usulden de esastan da geçersizdir bu yemin.
@tasdemirezgi Memleket olarak, koltukmuş, boymuş, kiloymuş bunları aşmamız lazım. Tartışmamız gerekenler bunlar mı ? Siyasi bir davaya taraf olduğu düşünülen bir savcının bakanlık mertebesine getirilmesi kadar ahlaksızca bir hareket olabilir mi ? Olabilirmiş !!!
Sen git 4 yıllık fakülte bitir.
Sonra Staj başlatma sınavını kazan.
Sonra 3 yıl staj yap.
Sonra Tek dersin bile 3 saat sürdüğü bitirme sınavını kazan.
Sonra dünya kadar para öde
belgeni al.
Ofis aç bir sürü çile çek.
Adamlar bir tebliğ ile senin yetkini bilmen ne odasına versin.
Şimdi size @yemeksepeti tarafından nasıl dolandırıldığımı anlatacağım. Hanımla canımız çekti kumpir sipariş verdik. Sipariş gelmedi, sisteme bi baktım teslim edilmiş görünüyor. Restoranı aradım, sipariş çıktı, yemeksepeti’nin kuryesi ile çalışıyoruz dediler, canlı yardıma sorun dediler. Kurye bize ulaşamamış. Kapı çalmadı, telefon çalmadı. Kapıya asmış gitmiş. Kapıda bi şey yok, apartman kapısına indim orda da yok. Kurye kapıya asılı foto atmış. Bu yüzden yapabilecekleri bi şey yokmuş. Elime ulaşmayan siparişe 824 lira para çektiler ve yapabilecekleri bi şey yokmuş. Müthiş!
@hasanise@yemeksepeti Ben hesabımı sildim. Gelmeyen yemeğin parasını aldılar , kurye teslim ettim diyor. Defalarca şikayet ettim iade de etmediler. Kuru ekmek yerim bir daha bunlardan sipariş vermem. Batacaklar zaten , eskiden tüketici odaklıydı ,şimdi restoran odaklı her yıl geri gidiyor.
“Olay günü eşim Kübra’nın ‘Hilmi kalk yangın var, bize yetiş!’ sözü ile gözümü açtığımda karşımda eşimi ve kızımı koşarak odadan çıkarken gördüm. Ben giyinip odadan çıktığımda ise (tahmini 30-50 saniye farkla) çok yoğun zehir gibi bir dumanla karşılaştım ve nefes almak imkansızdı.
Merdivenleri birkaç kez denesem de bulamadım. Eşimin ve çocuğumun erken davranmasının kurtulmalarına yardım ettiğini düşünerek 8. katta çaresizce ileri geri giderken arkadaşlarımıza koridorda rastladım. Onlarla beraber diğer arkadaşlarımız Yalçın ailesinin odasına sığındık.
Çarşaflarla inme planı yapılırken, ben bir kez daha eşimin ve kızımın peşinden gitmek istedim. Yüzüme ıslak havlu sararak tekrar arkadaşlarımın odasını terk ettim. Ancak Duman çok daha kötüydü ve artık sıfır görüş vardı. Yine de tekrar merdivenleri arasam da başaramadım.
Rastgele dumandan kaçarak yürüdüğümde koridorun sonunda nefes almaya imkân veren az görüşlü bir alanda kalabalık bir grubun cam kırmaya çalıştığını gördüm. Derhal onlara katıldım ve beraber bir odaya sığındık.
Hatırladığım kadarıyla 13 kişiydik. Çocuklar ve kadınlar çoğunluktaydı. Odadakiler olarak inanılmaz bir uyum içindeydik ve herkes önce çocuklara sonra kadınları ve en son erkekleri indirmek üzere uygulamaya geçti. Arkadaşlar çok hızlı çarşafları bağlarken benim gözüm yataklara ilişti.
Yataklar büyük pencereler oldukça küçüktü. Yatakları atabilir miyiz diye sorduğunda tereddütsüz herkes bütün gücünü verdi ve hızla yatakları bükerek aşağı attık.
Daha sonra çarşaflarla önce çocukları sonra kadınları yatakların üstüne indirdik. Erkeklerden bir arkadaş ben çarşafları sabit bir yere bağlarım sen git ben en son inerim dedi. Ben de sondan bir önce indim. Benden önceki arkadaş da çarşaf koptu ve bana az bir çarşaf parçası kalmıştı. Kendimi 8. kat penceresinden 5. kat sundurma üzerine doğru sırt üstü bırakarak yatağa doğru düştüm. Sanırım orada kurtarmaya çalışan bir arkadaşın üstüne düşmüşüm.
İkimiz de birbirimizin iyi olduğunu teyit edince koşarak eşimi ve çocuğumu aramaya gittim. Ancak aradım hiçbir yerde bulamadım. Diğer insanlara faydası dokunabilir diye yatak fikri bizde yaradığı için diğer otele koşup personelden acilen pencere altlarına yatakları getirmelerini istedim. sonra sundurmalara diğer otelden yatak atmaya başladık. AFAD ekibi kalabalıklaşınca kurtulanları diğer otele aldılar.
Maalesef günün sonunda bu otel eşim Kübra ve kızım Alya’yı benden aldı. Dünyanın en acı hissi tarifi imkânsız.
Biz o otele ilk kez giderken, iki aile, pusetten beri beraber büyüyen, birlikte üniversite planları kuran, aynı evde yaşamaya hayali ile büyüyen çocuklarımızın tatil arzularını yerine getirmek istedik. Ancak beraber cennete yürüyeceklerini bilemezdik. Kızımızı canından çok seven eşim de asla ayrı kalamadığı minik kuşunu, son nefesinde dahi bırakmadı. Beraber gittiğimiz Yalçın ailesinden Atakan Hoca mı ve minik Derin’imi, canım kızım Alya’m ve canım eşim Kübra’m ile beraber yitirdik.
Atakan’ımızın eşi biricik Yaprak ve kızı Defnemiz ise güçlükle kurtularak ailelerine ve bizlere bağışlandı. O gün o odada ve o otelde kendi canları pahasına insanlar için koşturan herkesten Allah razı olsun. Çok büyük bir can pazarıydı.
Ancak bu bir talihsizlik değildi! Göz göre göre bir katliam yapıldı. Bizlere o otelde resmen ölümlerden ölüm beğen denildi.
Allah bana bir can verdi eşimin ve kızımın Can borcunu bana yükledi. Ben de de bu can oldukça sorumluların hak ettiği cezayı alması için var gücümle savaşacağım. Bu noktada devletimize ve adaletimize en ufak hatası olan herkesin cezalandırılacağı konusunda güvenim şüphesiz tamdır.
Allah bu acıyı yaşayan herkese sabırlar versin. Yaşatanlar ise adalet önünde hak ettiği cezaları çeksin. Dilerim sıralı ölüm kelimesinin değerli anlamını kimse bir daha benzer bir acıyla anlamak zorunda kalmaz. Umarım yaşanan son acı bizimki olur ve acılar güzel ülkemizde son bulur.”
Kartalkaya yangınında eşini ve kızını kaybeden Hilmi Altın