🔎 Eğitimde Şiddetin Kaynağı Sabotajmış!
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, artan okul saldırılarının nedeninin başarılarını ve yeni yerli milli eğitim modelini sabote etmek isteyenler olduğunu söyledi.
Sorun inkarla, hamasetle ele alınırken eğitime erişimde eşitsizlikler artıyor. Her 100 çocuktan 15'i çalışıyor. Okullarda ise çeteleşme artıyor.
Nitelikli ve eşit bir eğitim için politikalar üretilecek mi?
#YarınHaber
🔗https://t.co/toDJ59u56t
Marcel Liebman'ın Rus Devrimi eseri ile Bolşevik zaferinin konuşulmayan yönlerine ışık tutacağız.
Genel Başkanımız Hakan Öztürk'ün (@EHPHakanOzturk) sunumuyla Parti Okulu'nun Ankara'daki ilk oturumunda buluşalım.
🗓 18 Ekim Pazar
🕑16.00
📍 Ankara
🔎 Yemen’le Savaş Kimin Çıkarına?
Mekke İttifakı toplantısında, Türkiye ve Pakistan’ın Suudi Arabistan’a askeri destek vermesi kararı alındı.
Yemen’de Husiler, Gazze soykırımına karşı ABD ve İsrail’in planlarını bozmaları nedeniyle hedefte. Suudiler eliyle Yemen’e açık bir savaş politikası uygulanıyor.
Bölgesel aktörlük hevesleri uğruna, ABD ve İsrail'in çıkarına olacak şekilde Suudi Arabistan safında Yemen savaşına dahil olunacak mı?
#YarınHaber
🔗https://t.co/02F5b7ZAMI
Cemil Tugay bugün AKP'ye katıldı. 23 bin belediye işçisi greve çıktığında işçilerin karşısına geçen, grevi kırmak için çöp toplamaya çıkan ve mücadele eden işçileri hedef alan Tugay'ın bugün AKP saflarında yer alması şaşırtıcı değil.
Boğaziçi Üniversitesindeki arkadaşlarımız dün, yemekhanenin 1 sene içinde %100'ün üzerinde zamlanmasına karşı Kuzey yemekhaneyi işgal ederek yemekleri kendileri dağıttı. Şimdi ise kayyım Naci, çevik kuvvet ve ÖGB'leri Kuzey Yemekhane'nin önüne yığıyor, yemekhaneyi adeta abluka altına alıyor.
Üniversitenin ilk senesi katıldığımız ilk eylemlerdir yemekhane eylemleri. Hepimizi mücadeleyle, direnişle tanıştırır. Bu sene de 4000 liralık KYK bursu ile geçinmeye çalışan, yemeğe dahi para yetiştiremeyen öğrenciler kampüsleri doldurdu. Ülkenin her bir yanında hak ettikleri parasız yemeğin mücadelesini yürütüyorlar.
Bu dönem İstanbul Üniversitesinden fitili ateşlenen ücretsiz yemekhane mücadelesi büyümeye devam ediyor. Gençliğin mücadelesi ise iktidara yine korku salmaya başladı. Gençler yoksulluk ile mücadele ederken fonculara, savaşa, yandaşlara harcanan rakamların haddi hesabı yok. Gençlik hakkı olanı almaya geliyor. Baskıyla, ablukayla mücadelemizi durdurabileceğinizi sanmayın. Bizim bir lokma yemeğimizden bile kendilerine rant çıkaranlara sesleniyoruz: Bu daha başlangıç, hedef parasız eğitim!
Hangi şartlar Bolşevikleri zafere taşıdı? Devrim arifesinde hangi zorluklar aşıldı? Marcel Liebman'ın eseri üzerinden yeniden ele alıyoruz.
Genel Başkanımız Hakan Öztürk'ün (@EHPHakanOzturk) sunumuyla 3. oturumda Parti Okulu'da buluşalım.
🗓 1 Kasım Pazar
🕑 14.00
📍 İstanbul
İzmir, AKP'ye üç seçimdir sandıkta "hayır" dedi. AKP 25 yılda kazanamadığı kenti bugün Ankara'da bir rozetle teslim alıyor. Oysa belediye başkanlığı bir kişinin cebindeki mülk değil, İzmirlinin oyuyla verilmiş bir emanettir. Emaneti sandığın verdiği yere, yani halka sormadan taşıyamazsınız.
Cemil Tugay Haziran'da CHP'den istifa etti, "bağımsız devam edeceğim" dedi. Sonra "partiye geçme durumum yok" dedi. Ardından Beştepe görüşmesiyle rozet takıldı.Özgür Özel bu sürece "tehdit, şantaj ve baskı" dedi. Bu doğruysa mesele bir transfer değil, "Ya bize katıl ya cezaevine" diyen bir siyaset tarzıdır.
Cemil Tugay "AK Parti kimsesizlerin kimsesidir" demiş. Asgari ücretle yaşamaya çalışan, işsiz, borçlu İzmirli zaten en çok kimsesiz bırakıldı.
"Hiçbir partiye üye değilim" demek, politikayı bırakıp iktidara alan açmaktır. Belediyeler tek tek kişilere bırakılırsa tek tek devşirilir. Gerçek güvence örgüt, program ve hedeftir. Bizim ellerimiz armut toplamayacak. Rüzgar halktan yana esiyor ve İzmir bunu sandıkta yine gösterecektir.
İzmir halkının oylarıyla seçilip saraya diz çöken Cemil Tugay istifa!
23 bin belediye işçisi greve çıktığında işçilerin karşısında grev kırıcılık yapan Cemil Tugay bugün de halkın oylarını saraya satıp AKP'ye geçiyor. Biz hep grevci İzmir işçisinin yanında olduk, şimdi de iradesine sahip çıkan İzmir halkıyla omuz omuzayız. Oylarımız koltuk hesabı için pazarlık konusu yapılamaz.
İki sanığa da kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezası verildi.
Üçüncü kişi yargılanana, cinayet tüm boyutlarıyla aydınlanana kadar adalet mücadelemiz sürecek. #HakanTosunİçinAdalet
"Hakan Tosun için ve diğer tüm meseleler için adalet bu saraylardan değil Hakan Tosun'un ailesinin, dostlarının, burda toplanan herkesin mücadelesiyle çıkacak."
Genel Başkan Yardımcımız Nehir Sevim Hakan Tosun'un duruşmasından önce açıklama yaptı.
🔎 "İşçilere Diz Kırmam" Saraya El Pençe Divan
Cemil Tugay AKP'ye geçiyor. Tugay'ı toplu sözleşme hakları için grev yapan İzmir belediyesi işçilerine karşı grev kırıcılığı yapmasından tanıyoruz.
İşçilere diz çökmeyeceklerini söyleyenler, işçileri savunanlara "bu AKP'ye yarar" diye kızanlar bugün Cemil Tugay'ın AKP'ye geçmesi karşısında ne diyor?
Muhalefet İzmir örneğinden ders çıkaracak mı? Her olayda egemenden yana tutum alanlar el üstünde tutulmaya devam edilecek mi?
#YarınHaber
🔗https://t.co/wcFem0t1GD
“Çok iyi biliyoruz ki denetleyenin denetlenenle bir olduğu, sürüyü kurda emanet eden bir soruşturmadan adalet çıkmaz. Bu vurgunun siyasi sorumluluğu iktidara aittir.”
İstanbul İl Örgütü üyemiz Beyza Durdu, Emek Barış Demokrasi Güçlerinin ortak açıklamayı okudu.
📍Kadıköy
Yusuf Tekin, daha kaç sıra arkadaşımızın yaralanması gerekiyor?
Okullarımızda öğrenciler saldırıya uğruyor, yaralanıyor. Her seferinde birkaç açıklama yapılıyor, soruşturma başlatılıyor ve sonra her şey unutuluyor.
Ama biz unutmuyoruz.
Yusuf Tekin istifa etmek için daha kaç saldırı bekliyor?
Başakşehir'de bir ortaokulda 8 öğrencinin yaralandığı okul saldırısı gerçekleşti. Geçtiğimiz günlerde ve önceki dönemlerde yaşanan saldırılarla görüyoruz ki okullar artık birer eğitim-öğretim yeri olmaktan uzaklaşıyor. Her olay sonrasında devreye sokulan göstermelik müfettiş görevlendirmeleri, artan şiddet sarmalını gizlemeye çalıştıkları bürokratik reflekslerden ibarettir.
MEB okullardaki güvenlik krizini geçiştirmek yerine kalıcı adımları derhal atmak zorundadır. Çocukların kitap yerine ateşli silahlara, kesici aletlere ulaştıkları bu düzeni siz yarattınız. Tüm bu olanların sorumlusu başta Yusuf Tekin ve tüm iktidar yetkilileridir. Her gün çocuklarımızın saldırı ihtimaliyle okullara gitmesine izin vermeyeceğiz. Yusuf Tekin istifa!
Yusuf Tekin'in Başarısı: 1 ayda 3 okul saldırısı!
Bu hafta da Başakşehir'de Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulunda bıçaklı saldırı gerçekleşti. Artık her hafta bir saldırı, arkadaşlarımızın canına zarar geldiği haberine uyanıyoruz. Bunun bir numaralı sorumlusu bakan Yusuf Tekin bütün sorumluluğu kendisi ve eğitim politikaları dışındaki herkese atma peşinde.
📌 İki yıl sonra tam da Ayşenur ve İkbal'in öldürüldüğü gün başka bir genç kadının boğazının kesilerek öldürülmesi tesadüf değil. Kadın cinayetleri kader değil, münferit değil. Her biri önlenebilir. Peki faile sadece tek bir kişi diyebilir miyiz?
Ayşenur ve İkbal'den Gökçeye,
Kadın Cinayetlerini Durduracağız!
Mustafa Bağ tarafından Bursa'da boğazı kesilerek vahşice öldürülen Gökçe Alkan için Yüksel Caddesi'ndeydik.
Okullarımızda yediğimiz yemeklerin kalitesi her geçen gün düşüyor. Yemekhanelerin durumu iyileşmek bir yana dursun, fiyatlarına her dönem daha fazla zam geliyor. Bu sene yemekhane mücadelesinin ilk fitili de İstanbul Üniversitesi’nden ateşlendi.
İstanbul Üniversitesi’nde gördük ki güncel sorunların çözümüne giden yol doğru bir analiz, yöntem ve kararlıkla yürütülen bir mücadeleden geçer. İstanbul Üniversitesi’ndeki mücadelemize de öğrencilerin asıl sorununu analiz ederek başladık. Kamuya ait olması gerekirken özelleştirilmiş bir yemekhane, çıkan yemeklerin pahalı olmasının yanında besleyici olmaması, düzgün bir yemekhane binasının yokluğu bu analizin saptadığı sorunlar oldu. Sonrasında da, tüm üniversite bileşenleri ile ortak bir hareket başlatıldı. Bu hareket ise nihayetinde zafer ile sonuçlandı.
Kazandığımız bu büyük zafer bize gençlik mücadelesi hakkında çok önemli bir gerçeği kanıtladı. Öğrencilerin geçim meselesine çözüm üretmek mücadelemizi en öne taşıyacak, kitleleri yanımıza toplayacak ve bizi zafere götürecek en baştaki konudur. İşte bu yüzden eylemlerde söylediğimiz söz hep aynıydı: “Parasız eğitim, parasız yemek!”.
Sunduğumuz şartların çoğunun koşulsuz kabul edilmesi gençlik mücadelesinde uzun süredir görülmeyen bir başarı oldu. Bu başarının ne kadar büyük olduğunu iyi idrak etmek gerekir. Üniversitelerimizdeki her kamusal alan günden güne özelleştirildiği, üniversite ormanlarının, binalarının patronlara sermaye edildiği bir durumdayız. Bu sebeple taşeron bir firmaya verilmiş yemekhanemizin tekrar kamulaştırılmasını sağlamak olaylardan bir olay olamaz.
Nasıl maden işçilerinin zaferi tüm işçi sınıfına bir örnek olduysa, İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin zaferi ise tüm gençliğe örnek olacaktır. Bu başarı, İstanbul Üniversitesi ile de yemekhaneler ile de sınırlı kalmayacak. Her üniversitede, her meydanda parasız eğitim ve demokratik üniversite mücadelemiz yankılanacak. Okullardaki yoksulluk için mücadele ettiğimiz gibi emekçisinden emeklisine halkın her kesiminin geçim mücadelesini vereceğiz. Üniversitelerimizdeki kayyımlara karşı mücadeleyi ülkemizdeki kayyımlara karşı da vereceğiz. Sefaletin olmadığı, eşit ve demokratik bir ülkeyi hep birlikte var edeceğiz.