Ekrem İmamoğlu'nun savunma yapmasına dahi izin verilmemesi Türkiye tarihinde görülmemiş bir zalimlik. Bakın Türkiye çok ilginç zamanlardan geçti, lakin kim olursa olsun böyle bir muamele görmedi.
Onbinlerce vatandaşın katili Abdullah Öcalan bile savunmasını yapabilmişti. Ekrem İmamoğlu terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'dan daha beter bir muamele görüyor.
Türkiye böyle bir baskı rejimi olmayı hak etmiyor. Bugünler ileride utançla hatırlanacak. Bize düşen bu baskı rejimi karşısında boyun eğmeden direnmeye devam etmek.
⚡️ U18 Milli Takımımız, Avrupa Şampiyonası'nda 6/6 yaptı
🇹🇷 Türkiye 3-0 Çekya 🇨🇿
🇹🇷 Türkiye 3-0 Belçika 🇧🇪
🇹🇷 Türkiye 3-0 Polonya 🇵🇱
🇹🇷 Türkiye 3-0 Letonya 🇱🇻
🇹🇷 Türkiye 3-0 İspanya 🇪🇸
🇹🇷 Türkiye 3-0 İzlanda 🇮🇸
📌 Yarın 12.30'da grup liderliği için İtalya ile karşılaşacağız
Özgür Özel:
Her gece TGRT'de bunu konuşmuştunuz, A Haber'de bunu söylediniz. Hani videosu, çıkar? Yok. '1200 cep telefonu dağıtmıştım' hani? Göster? Yok. 'KİPTAŞ'tan bedava evler vermişiz' bir evin adresini söyle? Yok.
Ne iddianamede var, ne iddia eden o iddiaları servis eden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddia makamı bir bütündür diye oraya oturttuğu kişi de var.
Özgür Özel: "FETÖ yargısı, Danıştay katili Alparslan Arslan'a 76 saat verdi, savunma hakkı kısıtlanamaz dedi.
Erdoğan yargısı, Ekrem İmamoğlu'na senin süren 6 saat dedi"
Ekrem İmamoğlu ''susma hakkını'' kullanmadı.
Konuşmak istedi.
Savunmasını yapmak istedi.
Hakkındaki iddialara tek tek cevap vermek istedi.
Ama susturuldu.
Savunma hakkının engellendiği yerde adaletten söz edilemez.
#SavunmaHakkıEngellenemez
JUST IN: 🇩🇰🇺🇸 Danish reporter slammed NATO General Secretary Mark Rutte live on camera:
"You sit next to Donald Trump at moments when he talks about conquering Greenland, talks about lashing out at allies like Spain.
Does this have any affect on your self-respect when you sit there and say nothing?"
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
🔴 İmamoğlu'nun davalarını izleyen AP Türkiye Raportörü Sánchez Amor:
🗣️ "Aynı kişinin 3 ayrı davada aynı gün savunma yapmak zorunda bırakılması tesadüf değil. İstatistiksel olarak bunun bağımsız bir yargı sisteminde gerçekleşmesi mümkün değil."
🗣️ "Durumun daha kötüye gidebileceğini düşünmek istemiyorduk. Ancak iktidarın hayal gücü her defasında sınırları aşmayı başarıyor."
Kendisiyle birlikte 28 kişinin diplomasının iptal edildiğini ancak ceza davasının bir tek kendisine açıldığını söyleyen Ekrem İmamoğlu, "Hukuk tarihinde böyle bir şey var mı?" diye sordu.
“Hepsi tek merkezden verilen zavallı talimatlar" diyen İmamoğlu, "Bir suçlama daha ekleyelim diye gece gündüz çalıştıklarını biliyorum. Hapiste unutulan kayınbiraderim var benim. Uyuşturucu kullanıyormuş! Testi negatif çıktı, tüccar yaptılar adamı. Aileye saldırıyorlar” ifadelerini kullandı.
Belçika Futbol Federasyonu: "FIFA'nın, cezalı oyuncu Folarin Balogun'un ABD-Belçika maçında oynamasına izin veren kararını şaşkınlıkla karşılıyoruz. Gerek bu Dünya Kupası'nda gerekse gelecekteki turnuvalarda tüm takımların yasal haklarını korumak ve fair-play ilkelerini savunmak adına mevcut tüm hukuki yolları araştırıyoruz."
🇭🇷 Croatia got eliminated from the World Cup by a closed-source sensor.
FIFA says the Kinexon chip in the Trionda "proved" Matanović touched the ball. Absolute disgrace. What actually happened: they ran signal processing over 500Hz IMU data from a 14-gram sensor and isolated a supposed contact spike from thousands of noisy samples dominated by bladder harmonics, panel flex, spin wobble and stadium micro-tremors, then nullified one of the most dramatic World Cup equalizers in history via spectral analysis of what is essentially glorified noise.
Oh, and it gets better. They moved the chip this year. Back in 2022, it used to hang suspended in the center of the ball. Now it's glued into the sidewall of ONE panel, with counterweights stuffed into the other three so the ball doesn't fly like a shopping cart. So sensitivity now depends on which side of the ball the "contact" happens relative to the sensor. Totally fine basis for ending a nation's tournament.
An IMU measures acceleration. Somewhere in a proprietary pipeline, a threshold decides which acceleration counts as "touch." That threshold is unpublished. The false positive rate is unpublished. The calibration data is unpublished. The patents are literally still in their secrecy window. And FIFA owns the raw data, so nobody can independently audit the trace that ended Modrić's last World Cup.
And we're all supposed to accept a "heartbeat graphic" on the broadcast as if that settles anything.
Since we sadly all know you won't ever admit your crimes or remove this technology for good, at least open source the detection pipeline, @FIFAcom!
Publish the thresholds, the error rates, the raw IMU trace from last night. If the tech is right, transparency costs nothing, right?
O sırada Selcen Çatlı’nın melek babasının işlediği suçlar;
- Uyuşturucu kaçakçılığı (1984)
- Abdi İpekçi cinayeti (1979)
- 7 TİP’li öğrencinin katledilmesi (1978)
- Görevli polise ateş etmek (1977)
- 16 Mart katliamı (1978)
- Uyuşturucu kullanımı (Ölümünden sonra yapılan otopside kanında kokain tespit edilmiştir)
Portekiz'de Altın Vize krizi yargıya taşınıyor
Yıllardır başvurularının sonuçlanmasını bekleyen Altın Vize adayları, hükümete karşı dava açmaya hazırlanıyor
Vatandaşlık yasasındaki değişiklik tepkileri artırdı https://t.co/HkLULG5OGq
Burak Erdoğan’ın Sevim Tanürek’e çarparak onu öldürmesi ve cinayetin polis, belediye ve mahkeme üçgeninde karartılması haberini dün milyonlarca kişi Sol Haber’den okumuştu.
Kapatılma nedeni bu.
Sayın ahalimiz, dün Silivri’de çok ağır şeyler yaşandı. Mahkeme heyeti 9 Temmuz’da duruşmayı bitireceğim diye ateş saçtı.
15 aydır tutuklu olan Ekrem Başkan’ın ifadesini ve dolayısıyla savunma hakkını kısıtlıyor, sorgu sırasını değiştiriyor.
Davanın Ekrem Başkan’dan sonra en çok suçlanan isimlerinden ve dinlenecek son tutuklu olan Fatih Keleş’in sorgusunu 10 Ağustos’ta başlayacak olan 2. celseye atıyor (Bu son derece marjinal bir durum).
Öyle ki Ekrem Başkan’ın “9 Temmuz’da değil de 14 Temmuz’da bitirirseniz hepimiz ve avukatlarımız hazırladığımız savunmalarımızı yapabileceğiz” demesine ve 5 gün gibi kısacık bir süre talep etmesine rağmen Heyet -asla anlayamadığımız bir şekilde- 9 Temmuz’da bitireceğim diye adeta gözü dönmüşçesine Ekrem Başkan dahil bir kısım meslektaşımızı, milletvekillerimizi ve izleyicileri duruşmadan men etti.
Bizler de duruşmayı terk ettik. Bir avuç insan dışında.
Bunun üzerine, Murat Ongun’un avukatının kalan savunması dinlenmedi, kesildi, sıradaki tutuklu alındı, onun da tansiyonu 19’a çıktı hastaneye kaldırıldı, ardından bir sonraki tutukluya geçildi.
Şimdi hepimiz kara kara düşünüyoruz; kalan son 1 tutukluyu dinlemeyecek kadar, 15 aydır bugünü bekleyen 2500 yılla yargılanan tutsaklarımızın hepi topu 2’şer 3’er günlük savunmalarını bile dinlemeyecek kadar, savunma haklarını ellerinden alacak kadar, savunmanın bütünlüğünü paramparça edecek kadar ne oldu?
9 Temmuz’dan sonra ne olacak?
Deniz Göktaş’ı hepimiz çok seviyoruz, yaşadıkları, her birimize yaşatılan her haksızlık kadar bizleri etkiledi fakat dikkati azıcık da Silivri’ye çevirmenizi rica etsem ayıp etmiş olur muyum?
Çünkü çoğunlukla farkında olmasak da fırtınanın gözündeyiz fakat en zifiri kısmına henüz girmedik. Bunu yazmaktaki amacım ise olan bitene dair farkındalığı uyandırmaktan ibarettir.
Turkey arrested a stand-up comedian on charges that his jokes insulted President Recep Tayyip Erdogan and incited the public to hatred of religion https://t.co/2XzuDx3xmx