YALANLAYAMADILAR, İTİRAF ETTİLER! TOPU BİRBİRLERİNE ATIYORLAR!
TERA Fon vurgununda anlattığımız her şeyi Takasbank yaptığı resmi açıklamayla satır satır doğruladı.
Takasbank ne diyor?
📌 "Bizim sorumluluğumuz KAP’ta yayımlanan izahnamenin kontrolüyle sınırlıdır." Yani "SPK onayı var mı diye sormayız, KAP'a ne yazılırsa inanırız"!
📌Fonun 7 Temmuz 2025'te izinsiz işleme açıldığını, KAP bildirim içeriğinin SPK onayı alınmadan yapıldığı gerekçesiyle SPK talimatıyla 1 Ağustos 2025'te alıma kapatıldığını kabul ediyorlar.
📌 Üstelik bu açık usulsüzlüğe rağmen fonun SPK onayı alarak 12 Ağustos 2025'te yeniden açıldığını ve 2025 yılındaki onaysız işlem cezasının SPK tarafından ancak 17 Haziran 2026'da kesildiğini bizzat itiraf ediyorlar.
Ortada yüz binlerce mağdur ve milyarlarca liralık devasa bir vurgun var! Rezalet öyle büyük ki artık üzerini örtemiyorlar; panikle kimse sorumluluk almıyor, kurumlar topu birbirinin kucağına atıyor. Takasbank "Ben KAP'a bakarım, sorumluluk SPK'da ve kurucuda" diyerek işin içinden sıyrılmaya çalışıyor.
Peki bunca suça, sahte bildirimlere ve milyarlık vurguna göz yuman bu kurumlardan tek bir istifa var mı? Yok! Tek bir görevden alma var mı?
Yok!
Çünkü bu düzenin ve bürokratların arkasında tek bir asıl sorumlu var. Tüm bu isimleri o koltuklara atayan ve koruyan Cumhurbaşkanı Erdoğan!
“Ben de şimdi, milletimin huzurunda, bu
dosyanın hesap defterini kapatıyorum.
560 milyar dediler.
560 kuruş bulamadılar. Rakamı 160 milyara indirdiler; onun da üçte ikisini, maden kanununu açmadan, davanın tarafı olan bir bakanlığın memurlarına hesaplattılar. Geri kalanını borcunu ödemekten, kâr etmekten, ihaleyi iptal edip daha ucuza yaptırmaktan "zarar" diye yazdılar.
Örgüt dediler.
Şemaya koydukları adam "Ben örgüt yöneticisi değilim" dedi. Örgütün kuruluş cümlesinin sahibi "Ben onu şablon olarak gördüm" dedi. Yöneticiler birbirini bu
salonda tanıdı.
Casus dediler.
Delil diye beş dakikalık bir nezaket ziyaretinin fotoğrafını koydular. Aynı adamın devletin en üst isimleriyle fotoğrafları sorulmadı bile.
Rüşvet dediler.
Rüşveti verdiği söylenen "hissettik" dedi. Parayı aldığı söylenen beni "ilk defa Vatan Emniyet'te" gördüğünü söyledi. Rüşvet dedikleri her şeyin sonu bir kreşe, bir okula, bir kavşağa, bir metro hattına çarptı.”
📍 Silivri
Kılıçdaroğlu dört gün önce Halk TV’yi hedef aldı, “sahibi yurtdışında yaşayan TV olmaz” dedi, “şikayet ettik, RTÜK işini yapmıyor” dedi; dört gün sonra, bu sabah Halk TV’ye polis girdi! Üstelik tam da İmamoğlu’nun savunmasının başlayacağı gün!
Milyarca dolarlık fon vurgununda SPK, BDDK ve Saray'dan tek bir istifa bile yok!
Yandaşların mal varlığına konan tedbirler bir saatte gerekçesiz kaldırılırken, bu hırsızlığı ve pisliği ortaya çıkaran gazeteciler hapse atılıyor.
Susturarak, korkutarak gerçekleri örtemezsiniz; siz bu vurgunun tam merkezindesiniz!
Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma!
İktidar için son dönemin en kullanışlı cümlesi bu oldu. Bu sebeple bir çok gazeteci susturulmaya çalışıldı.
Gazeteci Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı da tutuklanan son gazeteciler oldu. Nedeni de dolaşımda olan bir fotoğraf üzerinden sorular sormak. Sorulara cevap verip geçersiniz. Nedir bu korku?
Bunun yanında iddiaları ekranda dile getiren gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Saymaz’a da ayrıca ev hapsi cezası verildi. Gerekçe yine aynı; “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”
Aylarca bize atılan iftiralara yaptığımız binlerce suç duyurusunu yok sayanlar, utanmadan “lekelenmeme hakkı”ndan bahsediyor ayrıca. Size gelince mi lekelenmeme hakkı aklınıza geldi?
Ne yaparsanız yapın pisliğiniz ortaya saçıldı. ASRIN VURGUNU fon soygunu ortaya çıktı.
Millet her şeyi görüyor. Cevap sandıkta. ⏳
AK Partili arkadaşlar: Mağduriyet seansınız ve fon vurgunu için verdiğimiz araştırma önergesini reddetmenizin rehaveti bittiyse okuyabilirsiniz:
-Otoriter rejimlerin sonunda hep yağma baş gösterir. Haramiler kontrol edilemezler. Bu fon vurgunu da bir tür yağma… Biz de bir yılı aşkın bir süredir bu vurgunun sorumlularını araştırıp bu milleti soyanları açığa çıkarmaya çalışıyoruz.
-Herkes biliyor ki AK Parti, siyasetçisiyle, bürokratıyla, iş insanlarıyla bu yağmanın tam ortasında. Neredeyse her zanlının AK Partiyle bir bağı var. Ayrıca bu vurgunun karanlıkta bırakılmak istenen isimleri var. Biz bu isimlere ulaşmayı bir ölçüde başarıyoruz. Bu süreçteki kaynaklarımızdan biri de AK Parti’nin içinden uçurulan belgeler.
-Bize belgeler geldiğinde kamuoyunun önünde sorular soruyoruz. Dün TBMM’de, bugün de Parti Genel Merkezi’nde kabinedeki iki mevcut Bakana ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı’na sorular sordum. Dün Sayın Cevdet Yılmaz sorumuza yanıt verip bizdeki bilginin doğru olduğunu teyit etti ve bir açıklama getirdi.
-Bugün de iki bakan ile ilgili sorularımızı MKK işlem kayıtları üzerinden sorduk. Üstüne basa basa söylüyorum: Bu MKK belgeleri sahte değil. İsimler de meblağ da doğru. Sayın Mahinur Özdemir Göktaş “geçmiş olsun” dileklerini kabul ettikten sonra AK Parti’nin içinden kendisiyle ilişkilendirilen bir dosyanın neden hazırlanıp bize ulaştırıldığını düşünebilir.
-Bir başka dikkat çekici nokta ise sorumuzu yönelttikten on dakika sonra iki kişinin TCKN bilgilerini de içeren bir açıklama yapılabilmesidir. Demek ki Sayın Bakan, dolayısıyla ilgili bakanlıklar ve tabii ki Cumhurbaşkanı, fon vurgunu yapan kişileri yaptıkları işlemler ve TCKN detayında biliyor. Bu kişilerin içinde AK Parti ile bağlantısı olanlar hakkında Sayın Cumhurbaşkanı’nda bir klasör olduğunu da biliyoruz. Bizim de derdimiz bu klasördeki isimlerin kamuoyuyla paylaşılması ve suçluların cezasını çekmesi. Aslında basit ama AK Parti için yapması bir o kadar da zor.
-Sayın Özdemir Göktaş ile ilgili bir mağduriyet kampanyası başladığını görmek şaşırtmadı. Kimse kusura bakmasın ama aileleriyle beraber 2 milyon vatandaşın mağdur edildiği bir fon vurgununda Sayın Bakana sorduğumuz soruların yaşattığı mağduriyet kocaman bir hiç kalır. İki senedir çirkin iftiralarla tutukladığınız arkadaşlarımıza ve onların ailelerine yaşattığınız zulmün, mağduriyetin yanında Sayın Bakana PR yapma fırsatı da veren bu bir günlük incinmenin esamesi okunmaz. Sayın Bakanın da çok iyi bildiği Yunus Emre’den alıntılayacak olursak “Sen sana ne sanırsan, ayrığa da onu san”. Yani, kendin için ne istiyorsan başkası için de onu iste. Bizden özür mü bekliyorsunuz, o zaman ilk önce gerçekten mağdur ettiğiniz hak sahiplerinden, sonra da yıllardır hak mahrumiyeti yaşattığınız, zulmettiğiniz arkadaşlarımızdan özür dileyin. Gerisi kolay.
-Ben bir yıldan beri bu fon vurgununu çalışıyorum ve halkımı dolandıranları ve nasıl dolandırdıklarını ifşa ediyorum. Vicdanım rahat, veremeyeceğim bir hesap da yok. Partimle, çalışma arkadaşlarımla ve bu konudaki hassasiyetimizle de gurur duyuyorum.
-Son söz: Biz bu soygun çetesini ifşa etmeye ve bu vurgunun siyasi ayağını temize çıkarmaya ilk günkü heyecanımız ve enerjimizle devam edeceğiz. Bu halkı soyanlardan, onları koruyanlardan ve denetim görevini yerine getirmeyenlerden de hesap soracağız.
“Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla…” ne demek?
Bir hukuk devletinde devlet işleri talimatla değil, hukukla yürür!
Cumhurbaşkanı talimat vermese kamu kurumları görevini yapmayacak mı?
Devlet böyle yönetilmez!
Halkı 2.1 milyar TL dolandıran Fonzi Fatma’yı suç ortaya çıktıktan 12 gün sonra adliyeye davet edip serbest bırakan yargı, gazeteci Mustafa Balcı’yı gece yarısı evinde gözaltına aldı.
Vurgunun sıralı tam listesi Saray’ın bahçesinde
🔴İktidar, derinleşen fon skandalını kişiselleştirip yargı eliyle örtbas etmeye çalışırken ifşa olan AKP’li isimler vurgunun Saray’a uzandığını ortaya koyuyor.
🔴YENİ Partili Özlale skandalda adı geçen isimlerin açıklanması için Erdoğan’a pazartesiye kadar süre verirken Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın 170 milyon liralık işlem yaptığını söyledi
Haberin tamamı:
https://t.co/K3x2k3T8sJ
Aralarında en amatörü Fatma Betül..
Kendi adıyla 2 milyarı götürüyor.
470 koyup 830 götüren kibarcık Bakan ikinci kademe, o babasının adını kullanıyor.
Bir de Koç gibi çantacıları kullanıp daha büyük götürenler var..
Saklanmaktan canınız çıktı!
Az bekleyin, hepinize sıra gelecek!
Yeni bombalar geliyor🔥
Ümit Özlale:
*Bu vurgunu yapanların sıralı tam listesi CB Erdoğan'ın masasının üzerinde duruyor
*Pazartesine kadar Sn Erdoğan tam sıralı listeyi paylaşmazsa
*Belgeli bir şekilde bu sefer çok büyük tutarda işlem yapan Akp’lileri kamuoyu ile paylaşacağız
AKP'nin paylaştığı 'İzmir' videosuna bir tepki de Zafer Partisi'nden geldi.
Zafer Partisi Beylikdüzü İlçe Başkanlığı sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda 'fon krizine' gönderme yapıldı.
Fatma’nın Annesi 72 Yaşında GYO Şirketi Kurdu
Fon skandalında 163 milyon lira yatırıp 2 milyar 170 milyon lira kazanan AKP’li eski bakan Fatma Betül Sayan Sayan’ın annesi Hatice Sayan’ın da “Hayat Var Gayrimenkul Yatırım İnşaat A.Ş” adlı bir şirket kurduğu ortaya çıktı.
Bir kızı bakan, diğeri büyükelçi, üçüncüsü İBB Meclis Üyesi, oğlu da bakan yardımcısı olan 1954 doğumlu 72 yaşındaki Hatice Sayan’ın bir milyon lira sermayeli şirketinin faaliyet alanı sayfalara sığmadı.
📌 7 Kasım 2022’de kurulan şirketin amacı sözleşmesinde şöyle açıklandı:
• Gayrimenkul projeleri geliştirmek ve yatırımcılara sunmak
• Gayrimenkul alım, satım ve kiralamasına aracılık etmek
• Yurt içinde ve yurt dışında gayrimenkul almak, satmak ve kiralamak
• Arazi ve arsa satın almak, kat karşılığı yapılar geliştirmek
• Her türlü inşaat, taahhüt ve montaj işi yapmak
• Konut, iş merkezi, sanayi tesisi, yol, köprü, baraj ve gölet inşa etmek
• Park, bahçe, turistik tesis ve tatil köyleri yapmak ve işletmek
• Yeni yerleşim alanlarında uydu kentler oluşturmak
• Ticaret merkezleri ve toplu konut projeleri geliştirmek
• Kamu ve özel kuruluşların ihalelerine katılarak inşaat ve tesisat işleri yapmak