Yıllardır bu camiada değişmeyen iki gerçek vardır… Başkanlar değişir, Kapalı tribüne uygulanan fahiş fiyat politikası değişmez.
Bu iki gerçek birbirinden bağımsız değildir. Yıllardır tribünü dönüştürmeye, tribünün hafızasını ve kültürünü tasfiye etmeye yönelik her girişimin temelinde aynı anlayış bulunmaktadır.
Sahada yıllardır istikrarlı bir başarı ortaya koyamayanların, iyi günde de kötü günde de takımını yalnız bırakmayan taraftarı statlardan uzaklaştırmaya çalışması kabul edilemez. Bu politika bugün başlamamıştır. Uzun yıllardır sistemli şekilde uygulanmaktadır.
Ancak bugüne kadar değişmeyen bir gerçek daha vardır. Kapalı tribünü bitirmeye yönelik hiçbir girişim amacına ulaşmamıştır. Geçmişte bunu deneyenler başarılı olamamış, tribün iradesi karşısında geri adım atmak zorunda kalmıştır. Bugün yaşanan süreç de farklı değildir.
50 yıllık Beşiktaş Kapalı tribününü bugüne kadar hiçbir yönetim bitirememiştir. Bundan sonra da kimsenin buna gücü yetmeyecektir.
32 bin liralık kombineyi 70-80 bin lira seviyelerine çıkarmak, ekonomik bir düzenleme değil; tribünün sosyolojik yapısını değiştirme girişimidir. Bunun adı fiyat güncellemesi değil, tribünü dönüştürme politikasıdır.
Beşiktaş tribünü, parası olanların değil; yıllardır emeğiyle, sesiyle ve sadakatiyle var olan insanların tribünüdür. Bu kültürün yerine tüketici anlayışını yerleştirmeye çalışanlar, tribünün ne olduğunu hiçbir zaman anlayamayacaktır.
Son olarak tribünün önde gelenlerine de açık bir çağrımız vardır.
Bu süreçte kişisel menfaatlerini tribün kültürünün önüne koyan, yıllardır omuz omuza mücadele ettiği insanları geride bırakarak bu fiyat politikasına sessiz kalan herkes, Beşiktaş tribününün yıllardır verdiği ortak mücadeleyi yok saymış olacaktır. Bu mesele birkaç kişinin stada girip girmemesi değildir. Bu mesele, tribünün geleceğine sahip çıkma meselesidir. #BeşiktaşınÇocukları
Bizi bu tribünden uzak tutmaya çalışanların hiçbiri bugün kongreye gelemiyor. Biz 3-5 ay gurbet çekeriz; siz ise bir ömür onun önünden bile geçemezsiniz! #çArşı
"Buralara kadar biz getirdik 24 yıl sonra" diyen Hakan Çalhanoğlu;
2018 Dünya kupası eleme grubunda
Hırvatistan ile 1-1
Ukrayna ile 2-2
İzlandaya 0-2
Ukraynaya 0-2
Finlandiya ile 2-2 kalıp puan kaybedip, grupta 4. olup elendiğimiz maçlarda ;
2022 Dünya kupası eleme grubunda
Letonya ile 3-3
Karadağ ile 2-2
Hollandaya 6-1
Norveç ile 1-1 kalıp puan kaybedip, grupta 2. olup playoffa kaldığımız maçlarda;
Portekize playoffta 3-1 yenilerek elendiğimiz maçta;
Hakan Çalhanoğlu İlk 11 de oynadı.
Bunları da konuşsana.
Buralara kadar sen getirmedin.
Sana rağmen geldik.
Kenan Orkun Arda Ferdi ve diğerleri getirdi.
FIFA takım sayısını 32 den 48e çıkardığı için geldin.
Başkaları sayesinde geldiğin dünya kupasına hemen kendi tayfanı toplattın.
İlk 2 maçta 1 puan bile alsan, 3. maça hâlâ iddialı çıkacağın turnuvada, getirdiğin hoca ve bitik tayfa yüzünden mağlup olup kupaya veda eden ilk 2 takımdan biri yaptın. Türkiyeyi rezil ettin.
Bundan sonra oynadığın her maç bunları yüzüne vuracağız. Ta ki Milli takımdan gidene kadar.
2002'de yaşanılan Dünya üçüncülüğü için hep iyi kadro diyip Şenol Güneş taca atılmaya çalışıldı. Şimdi elimizde dünya starları var Avustralya'ya Paraguay'a gol atamıyoruz. Allah herkesin kalbine göre veriyor harbiden ya başka açıklaması yok yani şunun
hepiniz değilsiniz. yaklaşık bi 8-10 kişilik grubunuz var sizin. sadece onlar sorumlu.
danimarkada yılın oyuncusu seçilen adam sorumlu değil mesela.
süper ligde yılın oyuncusu seçilen adam da sorumlu değil.
hollanda da kariyer sezonunu oynayan ahmetcan da sorumlu değil.
🗣️Barış Terkoğlu:
En yakın yol arkadaşlarınız seccadeye bilerek bastığınızı, Erdoğan'a bilerek 13 seçim kazandırdığını söylüyor. Ne diyeceksiniz?
🗣️Kılıçdaroğlu: Hiçbir zaman 13 seçim olmadı...
‘Ben basketbol bilmem’
‘Ben basketboldan anlamam’
Bu 2 cümleden birini yazman lazımdı, uzun uzun gereksiz cümleler olmuş!
Beşiktaş’da ne zaman iyi giden birileri oluyor, hemen bu algılar başlıyor!
Ne olur bir kere camia refleksi gösterelim! Hocayı yedirmeyelım!
Dusan'ın kariyerindeki en büyük zaaf: Favori olmanını psikolojisini yönetme becerisi.
Beşiktaş "underdog" olduğu zaman ise izlemesi keyifli bir takıma dönüşüyor.
Söylediklerinize cevap verecek olan kişi ya da merci ben değilim. Ben bir Beşiktaş taraftarı ve kongre üyesi olarak size bu süreci “Beşiktaşlıların gözünden” anlatmak isterim.
Öncelikle Reed transferiyle ilgili eleştirilen tutum; Bahçeşehir Koleji’nin tutumudur. Kimse Hüseyin Yücel’e şahsi bir eleştiri yapmamıştır.
Ancak bu noktada ben yine de sormak isterim:
Açıklamanızın bir bölümünde “Bahçeşehir Koleji’nin son anda devreye girerek oyuncuya 260.000 Euro daha fazla teklif verdiği ve Beşiktaş’ın anlaşmak üzere olduğu bir transferi engellediği yönündeki iddiaların hiçbirinin gerçekle ilgisi yoktur” derken, daha sonraki kısımda “Bahçeşehir Koleji Spor Kulübü’nün transfer süreçleriyle herhangi bir görev, yetki veya karar alma ilişkim bulunmamaktadır.” demişsiniz.
Transfer operasyonlarıyla bir ilginiz olmadığını belirttiğiniz halde bu yalanlamayı yapmanız, suçluluk psikolojisiyle hareket ettiğinizi gösteriyor ki bu suçluluğu duymakta hiç de haksız değilsiniz.
Zira;
Beşiktaş başkan adaylığınız sürecinde birleşip EuroLeague vizesi almayı taahhüt ettiğiniz Bahçeşehir Koleji, siz seçim kaybettikten sonra ne yazık ki Beşiktaş ile bir rekabet zemini oluşturdu.
EuroCup yarı final serisinde Beşiktaşlı sporcuya kasti hareket yapan oyuncuyla maç paylaşımı yapıldı,
Bahçeşehir’in ev sahibi olduğu maçlarda Beşiktaş taraftarına 50 bilet verildi, Beşiktaş’a “siz de BGM’de oynasaydınız” denildi.
Bahçeşehir Koleji oyuncusu maç içinde asla kasıt barındırmayan, hatta kendisinin faul yaptığı pozisyonda sakatlandı. Bu sakatlıktan Beşiktaş sorumlu tutuldu. O gün sezonu kapattı denilen oyuncu serinin son 2 maçında forma giydi.
Kardeşiniz Beşiktaş ile aralarında bir “sevgi-nefret” ilişkisi olduğunu söyledi.
Siz bütün bu olaylar yaşanırken kendinizi dışarıda tuttunuz. Beşiktaş ile Bahçeşehir arasında yaratılan bu gerginliği, bu rekabet ortamını ortadan kaldırmak, hatta değiştirmek için en ufak bir girişimde bulunmadınız, tek kelime açıklama yapmadınız.
Bugün önce iddiayı yalanlayıp sonra “ben zaten Bahçeşehir’de yokum” deyişinizin Beşiktaş’ı bağlayan hiçbir tarafı yoktur, Hüseyin Yücel’in şahsını kurtarma çabasından öteye gitmeyecektir.
Kurucusu olduğunuz Bahçeşehir Koleji Spor Kulübü’nün bu süreçteki tavrını değiştirebilmenizi bekler, bunu yapabilseydiniz bugün vurguladığınız Beşiktaş sevginize ve aidiyetinize biz de daha yürekten inanırdık.
Ayrıca Beşiktaş’ın gerçeklerine pek de hakim olmadığınız yaptığınız açıklamadan belli.
Zira başarısız dediğiniz basketbol şubesi son 2 sezondur ligi kendisinden çok daha büyük bütçeli Bahçeşehir ve Anadolu Efes’in üzerinde bitirerek final oynuyor,
Bu sezon EuroCup’ta final oynadı.
Şu an ligin final serisini beraberlikle götürüyor, kolay olmasa da şampiyonluk iddiası devam ediyor.
Gerçekler değişmez. Bir insanın patron olduğu kulüple Beşiktaş arasında taraf olamamasının, iradesini ortaya koyarak bir denge oluşturamamasının sorumlusu da Beşiktaşlılar değildir.
bizimkiler villayı garantiledikten sonra sakatlanip dubaiye gidiyorlar twitterda iki hesaptan elestirilince röportaja cikip agliyorlar just bizim cocuklar 🥰
Geçtiğimiz yıllarda resmi olarak Bjk maçında kural hatası yapmış ve hatası TBF tarafından da kabul edilmiş bir hakem…
Bu inat neden anlamak mümkün değil!
Gerçekten inanılmaz…
Beşiktaş taraftarı daha besteye başlamadan elini havaya kaldırıp hızlı adımlarla masaya gidip anons yaptıran Emin efendi neyden korkuyorsun da duymuyorsun küfürleri?? Yoksa içinden eşlik mi ediyorsun bestelere?? Utanmaz insan yazıklar olsun sana.