O kadar haklı yazılmış ki:
"Dışarıdan gördüğünüz her insana 'Hayat sana güzel.' demekten vazgeçin. Çünkü dışarıdan gördüğünüz hayatların ne mücadeleler verdiğini bilemezsiniz."
Seninle mutlu olmayı da geçtim, seni anlamayı da ama sen, seni olduğun gibi seveni kaybettin. Kim bilir sevilmek için kaç kılığa bürünürsün şu saatten sonra. Bunun ne demek olduğunu anlaman biraz zaman alacak ama anladığında beyninden vurulmuşa döneceksin.
Derdini kimseye açmak istememek ama birinin seni gerçekten anlamasını istemek. Tek soru sorulmasın ama bir yol gösterilsin istemek. Üzgün olduğun konuyu dile getirmediğinden agresif olmak. Mental olarak herhangi bir şeyi izah etmeye gücünün kalmaması. Bunu ancak yaşayan bilir.
Ailesiyle bağı güçlü olanlar, çiçek gibi açıyor..." Diğerleri, duvarlara çarpa çarpa kendi yolunu bulana kadar ömrünü tüketiyor sadece
Hayat bazen seçim hakkı vermez insana Yaşamak istediğin gibi değil, mecbur kaldığın gibi yaşarsın..
Bugüne kadar güzel olan her şeyi kazanmak için o kadar çok mücadele ettim ki başıma aniden güzel bir şey gelirse ne yapacağımı bilmiyorum.
Koşmaya o kadar alıştım ki öylece durmanın nasıl bir his olduğunu unuttum.
Yol mu yordu, yoksa yol mu uzadı? Varamadık bir türlü istediğimiz yere, arafta kaldı her yanımız, ne eskisi gibi olabiliyoruz, ne de kendimizi tamamlayabiliyoruz.