"Sayın Milletvekilim Ömer Faruk Gergerlioğlu
Ben Kuleli Askeri Lisesi'nde itfaiye eriydim, yani yangın söndürme elemanı.
Mahkemelerde defalarca suçsuz olduğumu, 15 Temmuz'da halka ve kamu malına hiçbir şekilde zarar vermediğimi belirttiğim halde 9 yılı aşkındır cezaevindeyim. Lakin hiç kimseye sesimi duyuramadım. Suçsuz olduğum halde 7 kez ağırlaştırılmış müebbet, 558 yıl ve 42 ay hapis cezası verdiler.
...
Hükümlü Er Muhammet Arslanoğlu
Burdur Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu"
15 Temmuz hamaseti bittiyse bir soru sorayım.
İktidar, 10 yıldır "15 Temmuz darbe girişiminin arkasında ABD var"dedi.
Peki, 10. yıl dönümünde, milyarlarca harcamayla Trump'ın ağırlanmasını nasıl açıklıyor?
Cevap?
@Akparti
https://t.co/KtpVffldok
Allah korusun eğer DARBE olursa;
- Hukuk rafa kalkar,
- Hukuksuz yargılamalar yapılır,
- İnsanlar haksız yere işten atılır,
- Gazeteciler tutuklanır,
- Bazı yayın kuruluşları kapatılır,
- Askerler siyasete atılır,
- Ohal ilan edilir,
- Vs.
İnşallah bir daha darbe olmaz.🙄
Amin.
Yine başladı 15 Temmuz!
Zafer(!)in nimeti onlara, cezası bize...
-Bir iletimde, “15 Temmuz Destanı değil 15 Temmuz Tiyatrosu! Bu işi seçilmiş diktatörlük kurmak için Erdoğan, MT Başkanı ve Genelkurmay Başkanı ile planladı. Sonra da buna ‘Allah’ın lütfu!’ dedi…” biçiminde yazmıştım. Bu yüzden Sayın Erdoğan beni mahkemeye verdi ve İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 11 ay 20 gün hapis cezasına mahkum edildim.
-Erdoğan; darbeden ancak enişştesi sayesinde haberdar olduğunu söylemişti:
*Yani MİT uyumuş;
*Genelkurmay İstihbaratı uyumuş,
*Polis istihbaratı uyumuş;
*AKP uyumuş...
-Peki MİT ve Genelkurmay darbeyi öğrenemedi ise bunların başındaki kişileri niye ödüllendirip bakan yaptı Sayın Erdoğan?
-Üstelik MİT ve Genelkurmay bilmiyordu ama darbeninin olacağını gazeteciiler bile yazıp söylüyordu.
*Sputnik Türkiye, 25.03.2016: “Türk askerler Erdoğan’ı devirebilir.”diye haber yapıyor.
*Türkiye Gazetesi yazarı Fuat Uğur, 21 Nisan 2016 tarihli köşe yazısında Fethullahçıların darbeye kalkışacağını yazıp ekliyor:
“Tekrar cemaatçi kripto askerleri uyarıyorum. Devlet ve komuta kademesi her şeyi biliyor ve suç işlemeye teşebbüs etmenizi bekliyor.
*FETÖ’cü Tuncay Opçin’in Twitter’dan “Yatakta basıp, şafakta asacaklar” diye yazıyor.
*Bizler köşemizden Fethullahçı kalkışma olasılığını vurguluyoruz.
-Ama ülkeyi yöneten tek adam; bundan haberim olmadı diyor. Biz de buna komedi diyoruz ve bu hakaret oluyor.
-İyi ama Sayın Erdoğan 15 Temmuz gecesi darbe sürerken İstanbul Havalimanında darbe kalkışması için “Şu anda bu çıkış, bu hareket Allah’ın büyük bir lütfu.” demedi mi
-Yetmedi; 2 . yılda 15 Temmuz darbe girişimini övmek için şöyle yazmadı mı: “15 Temmuz da, sonuçları itibariyle ülkemiz, milletimiz ve geleceğimiz için hayırlara vesile oldu”
-AKP’li Şamil Tayyar daha sonra şöyle demedi mi:
“15 Temmuz gecesinin HTS kayıtları çıkarılsa o kadar çok makam boşalır ki…” “15 Temmuz aydınlatılırsa bugün kahraman dediğimizin darbenin içinde olduğu ortaya çıkar.”
-Abdurrahman Dilipak şunu yazmadı mı: “Sanki FETÖ’cüler darbeye kalkışmamışlar gibi, AK Partililer de sanki darbeden habersiz imiş de son anda darbeyi halkın yardımı ile bastırmış gibi davranıyorlar. Oysa hükümet 4 ay önceden darbe olacağını bütün ayrıntılı ile biliyordu.”
-Peki; emir kurbanı olan harp okulu öğrencileri müebbet hapse çarptırıldılar ama darbeyi planlayıp yürüten YURTTA SULK KONSEYİ üyeleri ortaya çıkartılıp mahkemelerde yargılanmadı.
Niçin? İçlerinden AKP'li önemli isimler çıkar diye mi?
-Ve TBMM'de AKP'lilerin de olduğu 15 Temmuz Komisyonu'nun hazırladığı darbe raporu yayımlanmadan yok edildi.
Niçin?
-Trump’ın o zamanki Güvenlik Danışmanı John Bolton ABD’nin tespitini şu sözüyle ortaya koydu: “15 Temmuz, Erdoğan’ın Türkiye’de daha fazla otorite kurma çabasının bir parçasıydı…”
-Ey savcılar; 15 Temmuz'dan Erdoğan'ı sorumlu tutan Amerikalıyı niye mahkemeye vermediniz?
-Gün gelecek masum 253 vatandaşımızın hayatına mal olan bu alçakça darbe girişiminin gölge sorumluları da yargı önünde hesap verecektir.
Geçen hafta köprüye "15 Temmuz'un arkasındaki güç" dedikleri ABD bayrağını yansıtmışlardı, bu hafta da 15 Temmuz Darbesi'ne karşı Türk bayrağı asmışlar. Türkiye tam bir tutarlılık laboratuvarı.
İslamcılar sonunda Osmanlıyı kurdular. Aynı Osmanlı'da olduğu gibi dışarıda halk aç, bunlar saraylarda halkın parasını çar çur ederek keyif çatıyorlar.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2019'daki S-400 açıklaması:
"S-400 anlaşmasını bitirdik. Geri dönüşümüz asla olamaz. Çünkü bize böyle bir ahlaksızlık yakışmaz.
Kimse bizden tükürdüğümüzü yalamamızı beklemesin. Alışılmış liderlerden değiliz."
Türkiye S-400 almasaydı…
• F-35 programından çıkarılmayacaktı.
• İlk F-35’ler 2019’da envantere girecekti.
• 100 adet F-35 teslim alınacaktı.
• Türk savunma sanayii, F-35 programındaki yaklaşık 9 milyar dolarlık üretim iş payını kaybetmeyecekti.
• CAATSA yaptırımları uygulanmayacaktı.
• KAAN’ın F110 motorlarının tedariki yıllarca siyasi pazarlığın konusu olmayacaktı.
• S-400 için yaklaşık 2,5 milyar dolar ödendi.
• Teslim edilmeyen F-35’ler için ABD’ye yaklaşık 1,4 milyar dolar ödendi.
Şimdi ise Trump’ın “F-35’leri vereceğiz”, “CAATSA yaptırımlarını kaldıracağız” açıklamaları başarı hikâyesi olarak sunuluyor.
Oysa bunlar, Türkiye’nin S-400 öncesinde zaten sahip olduğu haklardı.
Siyasi iktidarın hatalı dış politika tercihleri nedeniyle ortaya çıkan sonuçların giderilmeye çalışılması, ne zamandan beri bir zafer olarak sunuluyor?
Gsm operatörleri ve internet sağlayıcılarına geriye dönük 30 yıllık denetim yapılsa, 5 Türkiye inşa etmeye yetecek kadar paranın halktan haksızca çalındığı ortaya çıkar. Tek bir siyasetçi bile bunlarla kavgaya, burayı deşmeye cesaret edemiyor.