Fatih'te cemaatlerin altınlarını götürdüğü kuyumcu 500 kilo altını alıp kaçmış! Kuyumcuda altınlara da aylık %10 faiz uygulanıyormuş, cemaat faizden faydalanıyormuş...
Barış Terkoğlu: "Türkiye'de böyle ekranlara bakıp 'bilmem neyin içinde domuz yağı var mı? Öbürünün içinde faiz var mı? Kredi kaydı kullanırsam bilmem ne olur mu?' diye anlatan cemaat bu işlerde en beterini yapıyormuş..."
Murat Ongun:
"5 milyon insanın oy verip başkan seçtiği birine, nasıl örgüt lideri diyebiliriz? Yani o seçiliyor, o da ondan sonra toplanıyor, atamalarını yapıyor. Böyle bir silsile bu yani, her yerde olan bir şey. Onun atadığı yöneticilere örgüt yöneticileri, o örgüt yöneticileri denilen insanların işe aldığı insanlara örgüt üyesi dediğiniz zaman, diyorsunuz ki; sizleri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni bir suç örgütü olarak görüyorum!"
Seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel'den, Komedyen Deniz Göktaş açıklaması:
"İktidarı da eleştiriyor, bizi de eleştiriyor. Saraçhane'yle, mitinglerle ilgili kısımlarda dalga geçiyor. Ekrem Başkan'ı da eleştiriyor, okuduğu kitaplar üzerinden şaka yapıyor.
Erdoğan'ı da eleştiriyor ama dediği şu kadar. 'Ben onun terapistliğine talibim ama beni tutmazlar, aileden para içeride kalsın diye aileden tutarlar' diyor.
Sonra Kur'an-ı Kerim üzerinden bir espri yapıyor. '600'lü yıllarda dördüncü kitaba son kitap demişler, çok iddialı değil mi?' diyor. Ardından da 'Ben olsam korkarım, daha sonra yenisi çıkar' diyor. Sonra çıkmadı diyor, başka da bir şey yok.
Gösteri videosunu bir gece içinde engelleyip hakkında soruşturma açtılar.
Sanata saygısı olmayan, şakadan, espriden anlamayan, ifade özgürlüğüne tahammül edemeyen bir anlayış var karşımızda."
Seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde grup toplantımızı gerçekleştirdik.
Aynı kararlılıkla, aynı inançla; milletimizin sesi olmaya, adalet ve demokrasi mücadelemizi büyütmeye devam ediyoruz.
Biz bu ülkenin umudunu, değişim iradesini ve geleceğe olan inancını milletimizle birlikte büyüteceğiz.
Çünkü bizim mücadelemiz; koltukların değil, milyonların mücadelesidir!
Biz Silivri'deyiz. Duruşmalar devam ediyor. Milletimizin gündemi de çok yoğun.
Ancak hatırlatmak istiyorum, kentlerimizi afetlere karşı güçlendirmek her zaman önceklikli konumuz olmalı.
Hızlı tarama yöntemiyle "Öncelikli riskli yapı” binalardan tahliye edilen vatandaşlarımızın sayısı 90 bine ulaştı.
Riskli yapılarda yaşayan ev sahipleri ve kiracılara bizim dönemimizde başlayan kira destekleri ve düzenlemeler riskli yapıların dönüşümünü kolaylaştırıyor, milletimizi de tabutunda yaşamaktan kurtarıyor.
Mobil iletişim ofisi programı aşağıda. Bölgenize geldiğinde kentsel dönüşüm süreci hakkında gereken bilgileri alarak, riskli yapıların dönüşümüne başlayabilirsiniz.
Silivri'den sevgiler.
Nizamettin Kabaiş: (Van Barosu Başkanı Sinan Özaraz hk.)
"Delilleri karartmaya çalışıyordu sürekli. İntihara yön veriyordu.
Sürekli beni suçlu buluyordu. 'İntihar olabilir, ölüm morluğudur' diyordu. Sürekli bu şekilde tartışma vardı aramızda.
Benim kızımın üzerinde iki erkek DNA'sı tespit edilmişse, o intihara meyilli konuşuyorsa ben nasıl duracağım? Hangi baba olsa bunu kabul etmez."
Gencecik bir adam çıktı ve ceberrut rejime sizden de tutuklamalarınızdan da korkmuyorum diye meydan okudu şimdi kara kara düşünüyorlardır biz bunları sindiremeyeceğiz galiba diye. NEŞEMİZİ ÇALAMAYACAKSINIZ😂
Sanık kürsüsüne gelen Murat Ongun, savunmasına başladı. Ongun, “Arkamda Avrupa'nın en büyük kentinin belediye başkanı, Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı, Türkiye'nin birinci partisinin Cumhurbaşkanı adayı oturuyor” diye belirtti.
“CHP’ye delil olan AK Parti’ye olmayabilir” diyen Ongun, HTS-BAZ kayıtlarıyla suçlama yapılmasına dikkat çekti. Ongun, “Bize burada haklı olarak delil diye HTS baz soruyorsunuz, siz de, savcı bey. Haklısınız, savcılarımız delil listesine koymuş. Ama benim aklıma da Gaziantep Şehitkamil Belediyesi soruşturması geliyor. Geçen eylülde savcı oradaki soruşturmayı kapattı belediye başkanıyla ilgili. HTS baz delil mi olur yahu dedi. Ama gördük ki o savcı bey de bir süre şaşırmış. Şehitkamil Belediye Başkanı Cumhuriyet Halk Partisi'ndeyken delil olabilir diye koyduğu HTS bazları Sayın Başkan AK Parti'ye transfer olunca hangi delil haline çevirmiş? Olabilir, o da şaşırmıştır” dedi.
El Plan de Integración y Ciudadanía, dotado inicialmente con más de 500 M€, es la propuesta de España para gestionar las migraciones de una forma ordenada, justa e inteligente.
Un plan para mejorar la vida de quienes llegan a nuestro país, aprovechar las oportunidades que aporta la migración y responder a los desafíos que genera.
Porque la humanidad sin gestión se queda en palabras. Y la gestión sin humanidad pierde su sentido.
adam deniz göktaş'ın "siktiğimin dalgıçları" tabiri için bana hakaret etti şikayette bulunacağım dediği tweetin altına gece yasak bir şekilde avladığı balığı atmış
ne diyeceksin ki mesela
Mizahtan, kahkahadan korkuyorlar! Hakaret sayıyorlar!
Bu nedenle Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisine adli işlem başlattılar.
Önce "milli güvenlik ve kamu düzeni" gerekçesiyle erişim engeli getirdiler. Sonra “dini değerler” kapsamında soruşturma açtılar.
Bu çelişki bile tek başına hukukun nasıl keyfileştirildiğini gösteriyor.
Üstelik gösteriyi salondaki yüzlerce kişi izledi. Kahkahalar kesilmedi. Alkışlar susmadı.
Gösteriden paylaşılan görüntüleri sosyal medyada milyonlar izledi.
Yani iktidarın asıl rahatsız olduğu şey, aslında o kahkahaların arkasındaki ortak duygu!
İktidar, hoşuna gitmeyen her söze sonradan gerekçe üretmek için kanunları keyfiyetiyle kullanıyor.
Oysa hukuk özgürlüğün güvencesidir, korkunun değil!
İktidar, yapılan mizaha millet güldüğü için korkuyor. Attıkları uzun nutukların bir cümleyle altüst edilmesi alkışlandığı için korkuyor.
Ama korkunun ecele faydası yok!
Mizah da gerçeklerin cesaretle dile getirilmesi de sürecek.
Susturamayacaklar!
Türkiye'de her şey gibi laiklik de özelleştirilmiş durumdadır.
Ancak parası olan kişiler, çocuğuna dinsel olmayan laik bir eğitim aldırabilir veya "beach" ücretini ödeyebilenler sahilde içkisini yudumlayabilir.
Garibana reva görülen şey tahakkümdür.
“Erdoğan diktatör olsa diktatör diyemezdi” diye yola çıktılar, “O zaman Erdoğan’la ilgili kısma değil de dinle ilgili kısma odaklanalım, oradan soruşturma başlatalım. Hem Erdoğan prim kasar, hem Erdoğan kendisi için aksiyon almamış olur, hem de toplumun çoğu dinsiz damgası yememek için ses çıkarmaz” diye ilerlediler. Karşınızda salak mı var? Her şey ayan beyan ortada.