gs şu hali ile ilk 10 da biraz pas yapıp ayağa oynayan her takımdan en az 3 gol yer. İddia oynamak isteyenler için gs'nin şl'deki her maçı en az 2,5 üst.
Gs o kadar kötü ki bu hali ile şu an sahada 4 gole ulaşmış olmasını maçı izlememiş birine anlatamazsın.
Lille'in bu berbat halini anlatmaya kelimeler yetmez. Şl seviyesinde oyun olarak o kadar kötü bir maç ki 2 takımda daha ciddi takımlarla oynamadıklarına dua etmeliler.
Beşiktaş'ın Marsilya'yı 4' lemesi yine gs'nin şu an 4'e ulaşmış olması sanırım PSG dominasyonu Fransa futbolunu aşağı doğru çekmeye başlamış. Kendi aralarında oynadıkları deneysel bir lig haline gelmişler ki Fb'de Lyon'u eleyerek şl'ye kalmıştı
O salona giriş yaşı belli salondan önce öğretilmesi gerekenler verilmiyor çocuklara. Geriden oyun kurarak maça başlayan kaç akademi takımı var topu uzun vurarak rakibin hatasından gol bulmayı amaçlayan bir sürü takım var. Önce burası düzeltilecek.
@TunaliSedat Maalesef alt yapıdan başlayarak tüm yerli oyyncularımızın ciddi bir fizik kalite devrimine ihtiyacı var. Bunun sebebinin ne olduğunu 34 yaşındaki Salah’ın salon videolarında hep tek başına olmasından da anlıyoruz
Yattara ve Jaja kadar olamasalarda Aral ve Dju izlerken keyif veriyor. Bugün Aral'ın iyi performansı Murillo'yu oyunun içine sokmadı.
Devre arası Muci'yi yedeğe atacak bir ortasaha ve Malinovski'ye veda.
Bu arada Muci iyi de oynadı ancak büyük düşünüyorsak yerine adam gerekli
Ziya "Thomas" Doğan.
2 derbiyide kendi sahasında topu rakibe vererek kazandı. Gençler bilmez Ziya Doğan'da aynı şekilde oynardı. Yattara, Tekke, Szymkowiak ve Gökdeniz ile hemde.
Kazanan daima haklıdır ama bu takım top ile de oynar.
Sağlıklı bir Tim ve Fabinho ortasahası bize güzel şeyler izletecek öyle gözüküyor. İkisinin arkasında güncel Salih Özcan formunda bir 6 olsaydı tadından yenmezdi. Melih'te fena değil ancak bir tık üstü harika olurdu.
Bizim için en iyi yerin konferans ligi olması gerektiği bu akşamki maç ile net bir şekilde belli oldu. Hasarsız kazasız belasız gidilebilecek yere kadar gidebilirsek ne mutlu.
Aral, Mustafa, Melih, Ozan ve biraz Cenk dışında yerli kalitemiz yok.
Avrupa'da işte "oyun" gereken maçlarda böyle çuvallarsın. Akademi liglerine katılan takımların antrenmanlarına, seçtikleri oyunculara, oynadıkları maçlara bakın bizim salak süperlige yeni kazmalar yetiştirdiklerini anlarsınız.
14 yaşında ilk dokunuşu güzel , teknik çocukları boyu ve/veya fiziği zayıf diye seçmiyorsun o çocukta bilinçsiz antrenmanlarla fiziğine odaklanıyor sonra ortaya 6 mı 8 mi ne idüğü belli olmayan ortasahalar yetişiyor. Elindekini yetiştiremeyip dışardan adama para saçıyorsun
Trabzonspor Divan Kurulu Başkanlığı'na...
Dün ne yazık ki Trabzonspor'umuzun adının asla yan yana gelmesini istemeyeceğimiz bir konuda eski ve aktif yöneticilerimizin dahilleri olduğunu ve böylece Profesyonel Disiplin Kurulu'na sevk edildiklerini öğrendik.
Bu konuda ilk söyleyeceğimiz her koşulda şudur; Trabzonspor'un hiçbir bileşeninin adının bahisle anılması kabul edilemezdir. Biz bu oyunu da Trabzonspor'u da tertemiz seviyoruz. Onların da öyle olmasını istiyor ve bekliyoruz.
Dün sayın kulüp başkanımız Ertuğrul Doğan'ın yaşanan gelişmeler üzerine, bir televizyon kanalına bağlanarak yaptığı açıklamaları ve samimi paylaşımları da aynı şekilde dikkatle takip ettik.
Bizim için Trabzonspor Kulübü Başkanı bir beyanda bulunuyorsa, aksi ispatla ortaya konuncaya dek bu esastır. Kendisinin samimiyetle ifade ettiği beyanlarının içeriğine de samimiyetine de inanıyor ve güveniyoruz. Kati surette yargısız infaz yapmaya kalkanların karşısında olacağımızı da açıkça beyan ederiz.
Tüm disiplin soruşturması sonucunda bir ihlal varsa, talimatnamede öngörülen cezaya hakkaniyet ölçüsünde razı olacağımızı açıkça beyan ederiz. Tabi bu rıza beyanı, adaletin herkese ve her koşulda eşit uygulanacağı ön kabulune dayanmaktadır.
Aylarca raflarda bekletilen, birilerinin acil durumda kıracağı camın arkasındaki balta olarak kullanmaya niyetli olduğu bu dosyanın günah keçisi ilan edilmeye de izin vermeyeceğimizin; camiamızın da tüm unsurları ile bunun önünde etten duvar olması gerektiğini hem hatırlatır hem de umarız.
Tüm bu gereklerin, kabullerin ve uyarıları yanında bugün Trabzonspor Divan Kurulu Başkanlığı tarafından yayınlanan açıklamanın da bu minvalde değerlendirilebilecek, haklı ama eksik bir iş olduğu açıktır.
Trabzonspor başkadır, başkalaşmaz. Benzersizdir, benzeşmez.
Bu konuda da farklılığını ve benzersizliğini göstermeli, adalete olan inanç ve güvencini herkese göstermelidir.
Bu bağlamda, Trabzonspor Divan Kurulu Başkanlığı'na açık çağrımızdır; her ne kadar kulübümüz adına bahis soruşturması kapsamında adı geçen geçmiş ve aktif tüm yöneticilerimiz yönünden yüzümüzü yere eğdirecek herhangi bir işe kalkışılmadığına yürekten inanıyor olsak da şeffaflık ve öz denetim kurumlarının kutsallığına da aynı inançla bağlı olmamız nedeniyle yapmamız gereken bellidir!
Lütfen bağımsız bir kurul oluşturunuz ve disiplin soruşturmasına konu olmuş her maddenin olağanca titiz şekilde araştırılmasını ve adaletin en önce kendi içimizden tecelli etmesini sağlayın. Sağlayın ki Trabzonspor başkalaşmasın, benzeşmesin.
Bu önerimiz istek değil, ihtiyaçtan ileri gelmektedir. Titizlikle değerlendirilip geç kalmadan adımların atılacağına yönelik inancımızı muhafaza ederek saygılarımızı sunarız.
BordoMaviNet Yönetim Kurulu
Yetiştiricileri buna döndürdüğümüz gün - tüm spor dalları için gerekli-işte o zaman sporda devrim yaparız yoksa 14 yaşındaki çocuğa sahanın her yerinde baskı uygulatıp uzun vurulan toplarla atağa çıkan bir kurgunun eseri olurlar.
Yalancıyı... Altyapıdan ne Trabzonspor ne de başka bir büyük takım sayıca çok çocuğu kendi takımlarına futbolcu yaparak çıkartamaz. Bu kulüpler Türkiye profesyonel alt liglerinin oyuncularını yetiştiriyor.
🎙️FATİH TERİM ALTYAPI HAKKINDA;
🗣️Mesela bir gün U-10 mu U-9 mu, antrenmanlarını izliyorum. Hocanın ağzında düdük, koş buraya koş oraya, top olmadan koş. Antrenman bitti. Hocayı çağırdım.
-Dedim ki “Hoca, bunlar daha çocuk değil mi?” Evet hocam falan. “Tamam” dedim, “hocam bugün programımızda bu vardı.” Hiçbir şey demeden “Tamam” dedim. Altyapı sorumlusuna “Herkesi toplantıya topla, geliyorum” dedim.
Yetiştiriciler, eskiden futbol oynamış ve topa nasıl vurulması gerektiği ile ilgili bilgisi olan kişilerden oluşuyor oysa ne zaman koşacak, nereye koşacak, alanı nasıl yaratacak ve pozisyonunun gerekliliklerini kurduğu oyun ile anlatacak kişiler değiller.
Eğiticilerin oyuna bakışı, anlık başarı peşinde koşmaları, kendilerine güvenmeyişleri ve maalesef en çarpıcı olanı şu oyuna bakış açılarının özellikle bu seviyede yanlış olması. Fırsatı vakti olan akademi ligi maçlarını izlesin dediğimi net anlayacaklar.
Efsanenin doğruluk payı var. İsim olarak düşünmeyin. Size şöyle tarif edeyim. Bu hafta ve öncesinde akademi ligleri için hazırlanan takımları seyrettim. Maçların %80 i aynen şu şekilde geçiyor ; stoperler uzun vuruyor ortasaha ve hücum hattı basarak top kapıyor
Ancak hangi yaşta bu güce erişmeli 14 yaşında mı olmalı yoksa daha büyüdüğünde mi? Ayağına top gelecek oyunu oynayabilecek beceride teknik direktör sayısı kaç. 14 yaşındaki çocuklara oyun öğretebilecek kaç hoca var. Bugünün altyapı kailtesizliğinin temel sorunu eğiticiler