O, 45 yıllık inhaplaşmış yara kapansın diye, gençler ölmesin, analar ağlamasın diye, ülkeye barış gelsin diye gecesini gündüzüne kattı. Ve sırf bu yüzden dolayı kalbini ihmal etti.
Son dönemde ona sormuştum, “barış gelecek mi? Nasıl gidiyor?” diye…
O da bana şöyle demişti:
“Umut ediyorum, güzel günler göreceğiz. Haaa olmadı, o zaman ben yazarım, sen yönetirsin. Derdimizi böyle anlatırız kardaşım. O da olmadı, çıkarız halk konserlerine
ben cümbüş çalarım, sende Kardeşlik Türküsünü söylersin.”
İşte bu kadar gerçek, bu kadar mütevazı bir insandı.
Dünyanın bütün güzelliklerini,
bütün renklerini,
bütün iyiliklerini kalbinde taşıyordu.
Güle güle güzel adam…
Güle güle benim abim…
#SırrıSüreyyaÖnder