"Milliyetçilik, ulusal sınırlar içinde yaşayan yurttaşların insanca yaşamaları için verilen savaşın adıdır. Yoksa, sömürücü toprak ağalarıyla, yabancı şirketlerin, kafataslarında seçim sandığı taşıyan siyasetçilerle Mığırdıç Şellefyanları ve Konya Müftülerinin düzeni değildir. Çünkü sömürücülerin milliyeti olmaz, onlar için önemli olan sadece ve sadece sınıfsal ve kişisel çıkarlardır...
İç ve dış sermaye çevrelerinin egemenliğini savunanlar, imam sarığını seçim sandıklarına sarıp siyaset meydanlarına çıkanlar, yabancı petrol şirketlerinin savunuculuğunu yapanlar, hiç milliyetçi olabilirler mi? Uluslararası sermayenin açık pazarında, yabancı sermaye işportacılığı yapanlar milliyetçilik bayrağına sığınabilir mi? Boğaziçi’nin lüks kumar salonlarında binlikleri iskambil kağıtları gibi açanlar okulsuz, yolsuz ve ışıksız köylerle dolu bu yurdun milliyetçisi sayılabilir mi Atalarımızın dört kıtada at koşturduklarından söz edip, Münih sokaklarında çöp toplayan Anadolu çocuklarından utanmayanlara milliyetçi denilebilir mi? Böyle bir düzende yaşıyoruz işte. Millet düşmanlarının milliyetçi, Atatürk düşmanlarının Atatürkçü, halk düşmanlarının halkçı sayıldığı bir ülkede gerçek milliyetçilere düşen görev, korkmadan, yılmadan, usanmadan Türk halkının çıkarlarını savunmaktır. Bu memleket, yabancı sermaye uşaklarının, din sömürücülerinin, siyaset demirbaşlarının değil, tüm Türk halkınındır. 'Milliyetçilik' ise sömürücülerin değil, Mustafa Kemal devrimcilerinin bayrağıdır."
- Uğur Mumcu,
Ortam, 20-27 Eylül 1971
Chp'ye bir önerim var. İlk defa bir twitimi yaymanızı rica edeceğim. Her gün Saraçhane'de millete miting tadında eylem yaptıracağınıza, her gün ülkedeki hukuksuzluğa maruz kalan birini çıkarın kürsüye. Gelsin derdini anlatsın. Ne yaşamışlar hep birlikte bilelim.
Eylemlilik görene kadar sanat severliğimi de askıya alıyorum. Bunca senedir muhalif olduğu beyan edilen ama ağzından tek kelime duymadığımız hiçbir müzisyen, sahne sanatçısı, oyuncu, yazar…hiçbir etkinliğe gitmeyecek kendilerine tek kuruş kazandırmayacağım. Boykot
Genel grev kararı gelmeden eylemlerin başarısı mümkün değil. Bütün sistem en nihayetinde üretime bağlı, ekonomiye bağlı, sanayiye bağlı, işçi sınıfına bağlı. Kararı onlar verecek.
CHP Ankara İl örgütü eylemi sonlandırmak istedi, kitle yuhaladı
���Bu irade Ankara CHP İl örgütünün iradesiydi, destek oldunuz teşekkür ederiz, bu mücadele devam edecek ama bugünkü kararlılığımız buraya kadar gelip sesimizi duyurmaktı”
Kitle kararı yuhalamaya devam ediyor