“ŞAMPİYON OLMAMAK İÇİN EMİR ALMIŞ GİBİ DAVRANIYORLAR. BELKİ DE…”
Fatih Altaylı: "Galatasaray’da transfer döneminin en kritik haftaları boşa harcanınca herkes “4 yıllık tatil bitti, Dursun Başkan aslına rücu etti” demeye başladı.
Haksız da değiller.
Önce herkes şöyle düşündü; Dünya Kupası nedeniyle transferler bekletiliyor, Dünya Kupası sona erince bombalar patlatılacak.
Çünkü geçen sene rekor gelir elde etmiş, harcama limitleri en yüksek takım, Şampiyonlar Ligi’ne direkt gideceği için hem yabancılar açısından cazip hem de yapacağı masrafı geri alma olasılığı yüksek.
Ve tabii bir de ihtiyaç var. Geçen yıl şampiyon olunmuş ama Fenerbahçe şampiyon olmak istemediği için olunmuş. Talisca o penaltıyı atsa belki de bambaşka bir senaryo ile karşı karşıya kalınacak. Üstelik Osimhen dışındaki geçen yılın tüm transferleri sorunlu. Takımda oyun kurucu yok, savunmada yedek yok, santrforda yedek yok. Takım delik deşik.
Zaten hazırlık maçları da alarm vermiş; beş gol yemiş, gol atamamış bir takım.
Takımda asla oynatmayı düşünmediği oyuncuları niyeyse hazırlık maçlarında uzun süre oynatan bir teknik direktör.
Ve hâlâ bir transfer yok.
Tabii şimdi birilerini alacaklar. Hep yaptıkları gibi son dakika.
Ama son dakikada alınan oyuncu ligin anca ikinci yarısında performans vermeye başlıyor.
Ve taraftar da haklı olarak merak ediyor, “Ne bekliyorsunuz” diye.
Üstelik bu yıl karşınızda çoluk çocuk yok, Aziz Yıldırım gibi sisteme hakim, başarı için ne yapması lazımsa yapacak biri var.
Evet, Aziz Bey en fazla Galatasaray şampiyonluğu gören Fenerbahçe başkanı ama öyle veya böyle Fenerbahçe son şampiyonluğunu da onun zamanında görmüş.
Üstelik bu yıl taraftarın beklentisi, beş yıl üst üste şampiyonlukla yeni bir rekorun kırılmasıyken yönetim sanki şampiyonluğu istemiyormuş ve hatta şampiyon olmamak için emir almış gibi davranıyor.
Kimbilir belki de gerçekten istemiyorlardır.
Futboldaki bu gerginlik, bu stres bitsin istiyor olabilirler."
Bir futbolcuya harcadığı rekor bonservis bedeli 18 milyondu. Icardi'yi 10'a, Davinson'u 9.5'a Torreira'yı 6'a almıştı. O zamanlarda İtalya'nın altın çocuğu denilen Zaniolo'yu 15'e almıştı. Bunları alırken UCL'ye direkt katılmamız bugünkü gibi garanti falan da değildi. Boey'i 20'e satacakken o sabredip 35'e sattırdı.
Bir içerik üreticisi: “Güneydoğu’da yaşayıp problemi olan bir Kürt; İstanbul’a, İzmir’e, Antalya’ya gidiyor. Peki neden Erbil’e gitmiyor? Orada polis, belediye başkanı, kaymakam herkes Kürt.
Anadilde eğitim istiyorsanız orada veriyorlar işte.”
Haluk Levent'le ilgili yolsuzluk iddiası:
390 milyon TL (10 milyon dolar).
Damat Berat'ın yasadışı şekilde Irak'tan yaptığı petrol ticaretinden dolayı Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nin Türkiye'ye kestiği ceza:
1 milyar 471 milyon dolar.
Hangisi konuşuluyor?