Akşam ezanı okunuyor; hani çocukken sokakta oynarken sesini duyduğumuzda koşa koşa evlerimize dağıldığımız vakit. Bakıyorum o zamanlardan bu zamanlara yine de değişmemiş, şu an parkta oynayan çocuklar anneleriyle beraber evlerine gidiyor.
Bu sabah bir şey yaptım. Yağmurlu Ankara trafiğinde işe geç kaldım, iş yerime gelmek üzereyken kendisi de işe gitmeye çalışan fakat ıslanarak yürüyen ben yaşlarında bir kız gördüm. Yanında durdum, iş yeri benimkinden 1 km ötedeymiş, önüne bırakıp işe öyle geldim. Güzel dua aldım.
Bir yılı iyisiyle kötüsüyle geride bıraktım. Bugün Ankara’da hava böyle çok bulutluyken benim içimde de parçalı bulutlu. Tüm kötülüklerin şimdiye kadar yaşanıp bitmiş olmasını ve sevdiklerimle güzel günlere ilerlediğim bir ömür diliyorum kendime.
Yakın geçmişe kadar aşırı hırslı, kısa-uzun vadeli planlarını elde etmek için çabalayan biriyken son yıllarda akışına bıraktığım şekliyle ilerliyor zaman. Belki de sonuna gelmişizdir bu dönemin, belki de mücadeleye yeniden “ben” farkıyla başlamanın tam zamanıdır.
Bu 30 yaşta ne varsa anlamadım, kendi kendinlerine triplere giriyorlar. Evliyken nasıl olur bilemiyorum ama bekar ve 30 yaşınlarındaysanız 25 yaştan pek bir farkı yok