2025 yılında da böyle korkunç bir olay yaşanmıştı. Kamu vicdanı çocukları korumak için tepkisini en yüksek perdeden vermeli.
Bu sene yine 13 yaşında bir çocuk bu zalimler tarafından zarar gördü.
Bu karakter yoksunu Erkeklerin 26’sı yetişkin, 10’u 18 yaşından küçük.
Kız çocuğunu manipüle ederek ilişki yaşayan yetişkin erkek, çevresine anlatıyor.
İstism*rcılar birbirini tanıyor.
Çocuğu toplu olarak istismar ediyorlar.
Bu zalim İstismarcılar, kızın ‘küçük bir çocuk’ olduğunu biliyorlardı.
Unutmayın daha ��nce bu bölgede Zonguldak’ta istism*r edilen 2 yaşındaki Nisanur çocuk hayatını kaybetmişti. Şüpheli sayısı onlarcaydı. Dava Zonguldakta değil Bartın’da görülmüştü .
Bir çocuğa ist*smar olduğunda duyan diğer sapkınlar etrafına üşüşür, bunlar dünyanın en zalim canlılarıdır. Çocuğa dokunan kim varsa peşine düşmeliyiz ve sonraki hayatlarını bir hücrede geçirecek infaz sisteminin oluşmasını sağlamalıyız. Bunlar veba gibi tehlikeli.
@ucimorgtr @yucelceylancom
@avyesimaydinn
- Muhasebe müdürümüz “Ekrandan alındın, artık çıkmayacaksın. Patron, Seda ile ilgili paylaşımına çooook sinirlendi” dedi.
- Hiçbir kanalla görüşmedim, anlaşmadım. Boşluğa çıktım.
- Tüm arkadaşlarım haklarını aldığında benim de hakkım helal olur.
Halk TV’nin patronu Cafer Mahiroğlu’nun işine son verdiği gazeteci Sorel Dağıstanlı yaşadıklarını birinci ağızdan anlattı:
“Bu paylaşımla amacım kimseyle polemiğe girmek değil ama madem su bulandırıldı o zaman bu açıklama da şart oldu. İşte iddialara yanıtım
1. “Para için” diyorsunuz, sizden bırakın zammı düzeltme bile istemedim. Daha önce söylediğim gibi; bordromu yayınlayın! Ayrıca burada sorun EŞİTSİZLİK VE ADALET. Siz maaşları belirlerken kendi takdirinizin ‘sözde adaletini’ dikkate aldınız hep.
2. “Ayrılmasına neden olan şey iç mesele” diyorsunuz. Nedir bu, açıklayın, ben de bileyim!!! “Onu yöneticilere sorun” diyorsunuz. Defalarca sordum, onlar da bilmiyorlar.
3. Muhasebe müdürünüz beni arayarak “Ekrandan alındın, artık çıkmayacaksın. Patron, Seda ile ilgili paylaşımına çooook sinirlendi” dedi. Bunu söyleyen yayın yönetmeni değil, haber koordinatörü değil… Muhasebe müdürü.
4. “Başka kanalla anlaştı” diye iddiada bulundunuz. Hiçbir kanalla görüşmedim, anlaşmadım. Boşluğa çıktım. Diğer arkadaşlarım gibi. Biz elbette başka yerlerde bundan sonra görüşür, olursa da çalışırız. Yaratmaya çalıştığınız algı belli zaten. “Anlaşıp gittiler, buraya zarar veriyorlar. Hainler.” Kişiler, o koltuklar gelip geçici. Kurumlar kalıcıdır. Bundan dolayı Halk TV’ye zarar vermek aklımdan geçmez.
5. “Bana telefonla ulaşabilirlerdi, bir şeyden haberim yoktu” diyorsunuz. Kanaldaki yöneticinize, ‘cezalı olduğumu ve ekrana bir daha çıkmayacağımı’ bildiren sizsiniz!!! Muhasebe müdürünüz benimle görüşürken sizi aradı. Odadan çıkıp yan odaya geçti. Sonra gelip şöyle söyledi: “Cafer bey sana kıdem ya da ihbar vermek istemiyor.” Hani herkesle ‘ağabey kardeş’ ilişkiniz varmış ya. Madem öyle telefonu alıp kendiniz söyleseydiniz. Bu sözleriniz de hepsi gibi doğru değil!!!
6. Tekrar ediyorum: Ayrılışımda para asla bir neden değildi. Neden; sadece sizin yaklaşımınızdı. Yoksa maaştan önce hakkım olan 212’yi sorun haline getirirdim. Kendimi bir mücadelenin parçası olarak gördüğüm için hep sustum. Savaş bölgesine bile 212 kadrosu olmadan gittim.
7- Ben Suriye’ye muhabir olarak gittiğimde, beni ve kameraman arkadaşım Gencer Keten’i konaklama için Hatay’da depremde yarısı yıkılmış, zar zor ayakta duran otele yolladınız. Sırf ucuz diye. Yöneticilerimizin bundan haberi bile yoktu. Bunu bile kendi içimizde hallettik. Yeter ki kurum zarar görmesin diye. İstediğimiz sadece biraz değer görmekti. Olmadı.
8- Özetle; hiçbirimizin gidişi planlı değildi. Ortada ne bir düğme var basılan ne de operasyon. Bu iktidar dilini reddediyorum. Helal edeceğim bir hakkım da yok. Rejisinden kamera servisine, muhabirlerden editörlere, ulaştırmadan kurguya kadar tüm arkadaşlarım haklarını aldığında benim de hakkım helal olur. O zaman kadar olmayacak.
Hakkari'de 11 yaşındaki bir kız çocuğu, köyündeki 3 kişinin TECAVÜZÜNE uğradı!
1- Esra’yı "sana acil bir şey söylememiz lazım, akşam ahıra gel" diyerek kandırıyorlar.
2- Esra akşam ahıra gittiğinde Esra’yı kaçırıp şiddet uygulayıp, tecavüz ediyorlar.
3- Tecavüzcüler, tecavüz ettikleri anları kayıt altına alıyor.
4- Esra’yı da birine söylerse kaydı yaymakla ve öldürmekle tehdit ediyorlar…
5- Tecavüzcüler, Esra’yı kayalıklardan aşağı atıyorlar. Oradan geçen arıcılar (biri kuzeni) Esra’yı bulup hastaneye götürüyor.
6- Esra olayı hastanede bir hemşireye anlatıyor, deliller toplanıyor. Bu 3 tecavüzcü tutuklanıyor.
Deliller:
- Esra’nın paramparça olmuş kıyafetleri
- Esra’yı sabah bulan arıcılar ve kuzeni
- Hastanede olayları anlattığı Ayşe hemşire
- HTS kayıtları (telefon sinyalleri)
- Baz istasyonu kayıtları (konum sinyalleri)
- Adli Tıp kontrolünde tecavüz ve meni bulgusu
- ESRA’NIN BEYANI
7- Tutuklanan 3 tecavüzcü 8 ay sonra adli tıp raporuyla “SERBEST” bırakılıyor.
Gerekçe:
- Adli Tıp Raporu’na göre tecavüz ve meni var fakat rapora “erkek DNA’sı kadın DNA’sına karıştığı için kimlik tespit edemiyoruz” yazılıyor ve serbest kalıyorlar.
8- Bunun üzerine zanlıların avukatının AKP il başkanı olduğu ortaya çıkıyor…
9- Esra artık aramızda değil, tecavüzcüler serbest bırakıldıktan 10 gün sonra intihar etti…
Tecavüzcülerin isimleri:
- Nihat Yılmaz
- Veysi Yılmaz
- Zahir Yılmaz
(Timur Soykan)
Siverek’te yaşanan okul saldırısı sonrası Sabah Gazetesi muhabiri Lütfü Yalğı gözaltına alındı. Gözaltı nedeninin, ilçede yaşanan okul baskınına ilişkin “Saldırganın bir önceki gün okul sosyal medya hesabına yazdığı mesajları okul müdürünün emniyete bildirmesi ancak serbest bırakıldığı yönündeki haberi” olduğu belirtildi.
“Aleviler ve Ateistler ahIaksızdır,” diyen, "İslami Gençlik İlim ve Hikmet Derneği" Başkanı Rafet Ermiş, Sinop’un Gerze ilçesinde 4 erkek çocuğa cinsel taciz ve tecavüzden yargılandığı, kendisinden Kur’an dersi almaya gelen 4 erkek çocuğuna tecavüz ettiği gerekçesiyle 24 yıl hapis cezası aldı.
‘Sesimizi duyun, yalvarırım’ demiş
Şüpheli şekilde hayatını kaybeden Fatmanur Çelik ile kızı, adalet aradıkları davada isyan etmiş. Anne Çelik hakimlere, “Lütfen, ne olur sesimizi duyun. Yalvarırım” derken kızı ise istismarın rüyalarını girdiğini anlatmış
İsmail Arı’nın haberi
https://t.co/dT5u1aWfyf
Hakkari'de 11 yaşındaki bir kız çocuğu, köyündeki 3 kişinin TECAVÜZÜNE uğradı!
1- Esra’yı "sana acil bir şey söylememiz lazım, akşam ahıra gel" diyerek kandırıyorlar.
2- Esra akşam ahıra gittiğinde Esra’yı kaçırıp şiddet uygulayıp, tecavüz ediyorlar.
3- Tecavüzcüler, tecavüz ettikleri anları kayıt altına alıyor.
4- Esra’yı da birine söylerse kaydı yaymakla ve öldürmekle tehdit ediyorlar…
5- Tecavüzcüler, Esra’yı kayalıklardan aşağı atıyorlar. Oradan geçen arıcılar (biri kuzeni) Esra’yı bulup hastaneye götürüyor.
6- Esra olayı hastanede bir hemşireye anlatıyor, deliller toplanıyor. Bu 3 tecavüzcü tutuklanıyor.
Deliller:
- Esra’nın paramparça olmuş kıyafetleri
- Esra’yı sabah bulan arıcılar ve kuzeni
- Hastanede olayları anlattığı Ayşe hemşire
- HTS kayıtları (telefon sinyalleri)
- Baz istasyonu kayıtları (konum sinyalleri)
- Adli Tıp kontrolünde tecavüz ve meni bulgusu
- ESRA’NIN BEYANI
7- Tutuklanan 3 tecavüzcü 8 ay sonra adli tıp raporuyla “SERBEST” bırakılıyor.
Gerekçe:
- Adli Tıp Raporu’na göre tecavüz ve meni var fakat rapora “erkek DNA’sı kadın DNA’sına karıştığı için kimlik tespit edemiyoruz” yazılıyor ve serbest kalıyorlar.
8- Bunun üzerine zanlıların avukatının AKP il başkanı olduğu ortaya çıkıyor…
9- Esra artık aramızda değil, tecavüzcüler serbest bırakıldıktan 10 gün sonra intihar etti…
Tecavüzcülerin isimleri:
- Nihat Yılmaz
- Veysi Yılmaz
- Zahir Yılmaz
(Timur Soykan)
Abim Samet Özgül trafikte zorla durduruldu. Araçtan inen üç kişi tarafından saldırıya uğradı. Ardından aralarında 19 yaşında birinin olduğu saldırgan, 10 saniye içinde abimi boğazından bıçaklayarak katletti. Arabasına dönerken yanındakilere “Beni arabadan indirmeyin demedim mi?” dedi.
Adalet mi? Güçlüden yana olan bu düzende bize hiç uğramadı!
#SametÖzgülİçinAdalet
KÜFÜRLÜ | Bir vatandaş, Hatay'da yeni yapılan deprem konutlarının su aldığını söyleyerek müteahhite tepki gösterdi:
"6 tane baca koymuşsun evin içinde soba girişi bile yok. Bu bacalar senin g*tune g*rsin. Yağmur yağdı evin içini su bastı."
Ankara’da 11 yaşındaki Yiğit Cem Altınok’un akranları, iddiaya göre Altınok’a ait bisikletin frenlerini koparıp, “Bu yokuştan inersen seni de mahalle maçına alacağız” dedi.
Altınok yokuştan inmeye başladı ve frenlerin tutmadığını görünce ayaklarıyla durmaya çalıştı ve bağırdı, ancak istinaf duvarına çarparak can verdi.
Frenleri kopardığı öne sürülen şahıslar, hiçbir şey yapmadan Altınok’un ölümünü izledi. #YiğitCemİçinAdalet
Van’da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş’in vücudunda 2 erkeğe ait DNA tespit edildi.
Rojin’in babasının aylar önceki açıklaması: “3 aydır tek başıma mücadele ediyorum. Kimseden ses çıkmıyor. Niye kulaklarınız tıkalı?”