Yapay zekâ gerçekten bilinç kazanabilir mi?
Anil Seth, soruyu tersinden soruyor: Belki de bilinç, yeterince karmaşık bir hesaplamanın sonucu değil; canlı olmanın bir özelliğidir.
Beyin bir bilgisayar, zihin de onun üzerinde çalışan bir yazılım olmayabilir. Eğer öyleyse, makinelerin giderek daha “zeki” hale gelmesi, bilinç kazanmalarına yol açmak zorunda değil.
Daha da önemlisi: Bir yapay zekânın gerçekten bilinçli olması bile gerekmiyor. Bilinçliymiş gibi davranması, ona duygular, niyetler ve bir “benlik” atfetmemiz için yeterli olabilir.
Asıl risk makinelerin insanlaşması değil, bizim makineleri insanlaştırmamız.
Anil Seth’in “The Mythology of Conscious AI” yazısı:
https://t.co/06BxOyjCHi
Yapay zeka ile video üretiyorsanız ya da üretmeyi planlıyorsanız bu websitesine bir uğrayın. Çünkü iyi bir YZ videosu üretmenin yolu yalnızca oradan buradan iyi promptlar toplamaktan değil, sinemanın dilinden anlamaktan geçiyor.
“Cinematic Techniques” adlı bu websitesinde film ve video yapımında kullanılan tam 424 farklı teknik bir araya getirilmiş. Sadece kamera hareketleri başlığı altında bile 86 farklı teknik var: Dolly In / Out, Tracking Shot, FPV Drone, 360-Degree Orbit, Dolly Zoom, Handheld...
Ama asıl değerli tarafı, bu websitesinin sadece bir sinema terimleri sözlüğü olmaması. YZ video üreten bir servis içinde yer alan bu sayfalarda, kompozisyon, kamera açıları, aydınlatma, lensler, renk tonları, geçişler ve Film Noir gibi türsel anlatım biçimleri de sistematik biçimde ele alınıyor. Üstelik her tekniğin;
→ Nasıl kullanıldığı
→ Görüntü üzerindeki etkisi
→ Video örnekleri
→ Referans görüntüler
→ AI video üretiminde kullanılabilecek prompt’lar ile birlikte sunuluyor.
Bence asıl potansiyel buradaki yüzlerce prompt’ı kopyalamaktan çok, bu kaynağı YZ destekli bir video üretim sistemine dönüştürmekte.
Örneğin:
“Endişe verici ve tekinsiz bir sahne oluşturmak istiyorum.”
↓
Uygun çekim tekniğini belirle.
↓
Camera Angle × Lighting × Lens × Color kombinasyonunu oluştur.
↓
Sahnenin görsel dilini tanımla.
↓
Kullanacağınız AI video aracına uygun prompt’ı üret.
Hatta bu mantıkla bir Skill oluşturabilir veya sitenin içeriğini Claude Opus 5.5’e vererek onu bir görüntü yönetmeni gibi kullanabilirsiniz.
Böyle baktığımızda YZ video üretiminde asıl beceri giderek değişiyor: Prompt ezberlemek değil; ne istediğinizi görsel bir dille tarif edebilmek.
Çünkü YZ araçları geliştikçe prompt yazmanın teknik kısmı giderek kolaylaşacak. Ama hangi kamera hareketinin hangi duyguyu yarattığını, ışığın anlatıyı nasıl değiştirdiğini, lens seçiminin izleyiciyle karakter arasındaki mesafeyi nasıl etkilediğini bilmek, insana ait bir yaratıcı karar olmaya devam edecek.
YZ video çağında öğrenmemiz gereken şey daha fazla prompt değil, daha sinema dili.
#AI #AIVideo #AIMovie
📣 Güç Hikayeleri: Sivil Toplum İçin Hikaye Anlatıcılığı Programı başlıyor!
Bu programda anlatıcılar kendi seslerini ve kelimelerini etkili kullanmayı öğrenecek.
Detaylı bilgi ve başvuru için: https://t.co/NZJq8bebl7
Son başvuru tarihi: 29 Eylül 2026 Salı, saat 23.59
Açıkçası ben yapay zeka modeli üreten şirketlerden gelen bu "YZ kontrolden çıkabilir, denetleme mekanizmaları kuralım, yavaşlayalım..." çağrılarına şüphe ile bakıyorum. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diyorum.
Bu yaklaşımın altında farklı niyetler olduğunu düşünüyorum. Çünkü son dört yıldır bu şirketler, benzer kaygılarla yapılan tüm çağrılara karşı sessiz kaldı. Hatta güvenlik protokollerini hız ve maliyetli için feda etti. Güvenlik alanında çalışan ekiplerini tasviye etti.
Bununla birlikte bir de unutulmaması gereken 6 gerçek var:
1. Yapay Zeka İsyan Etmez: Bir matematiksel modelin isyan etmesi, kötü niyet barındırması veya insanlığı yok etme isteği duyması mümkün değildir. YZ, kar amacıyla şirketler tarafından üretilmiş bir üründür.
2. Hatalar İnsan Kaynaklıdır: YZ modellerinin beklenmedik veya zararlı davranışlar sergilemesi bir "süper zeka" tehlikesi değil; insan hatası, ihmalkârlığı veya pazara ilk giren olma hırsıyla güvenlik önlemlerinin atlanmasının bir sonucudur.
3. Sorumluluktan Kaçma Çabası: Bu şirketler YZ'yi varoluşsal ve kozmik bir tehdit gibi insanileştirerek halkı paralize etmekte ve kendi tasarımlarından kaynaklanan kusurlar için ürün sorumluluğundan kaçmaya çalışmaktadır. Ayrıca, bu şekilde geçmişteki kötü şöhretlerini temizleyip kendilerini insanlığın koruyucuları olarak pazarlamaktadırlar.
4. Gizli Gündem ve Tekelleşme: Silikon Vadisi devlerinin asıl amacı, hükümetleri korkutarak ağır düzenlemeler getirilmesini sağlamaktır. Bu sayede, yalnızca devasa bütçeli şirketlerin karşılayabileceği uyumluluk kuralları oluşturulacak; açık kaynaklı geliştiricilerin ve küçük rakiplerin önü kesilecektir.
5. Küresel Tepkiler: Çin ve ABD'deki bazı siyasi liderler (örneğin Trump) bu kıyamet senaryolarına şüpheyle yaklaşıp reddederken; Avrupa Birliği, küresel düzenleyici olma hevesiyle bu durumu olumlu karşılamakta ve teknoloji devleriyle masaya oturmaktadır.
6. Gerçek Tehlike Nedir?: Makaleye göre YZ kesinlikle düzenlenmelidir, ancak bu düzenlemeler şirketlerin halkla ilişkiler paniklerine göre değil, somut kanıtlara dayalı olmalıdır. En büyük tehlike yazılımın dünyayı ele geçirmesi değil, onu üreten şirketlerin sorumluluktan kaçması ve pazarı kendi lehlerine domine etmesidir.
Bilim-kurgu kafasından kurtulup gerçeklere odaklanırsak, yapay zekanın ne cennet ne de cehennem vaat ettiğini görebilirsiniz. Olan biten yapay zekanın bugün yol açtığı olumsuzlukların gözden kaçırılması ve şirketlerin bu olumsuzlukların sorumluluğunu almak yerine bunları dışsallaştırarak toplumlara havale etme çabasından başka bir şey değil.
Jacob Coxon'ın açıklamalarıyla alevlenen 'yapay zeka insanlığı yok edecek' tartışması, gerçek sorunların üstünü örtüyor. Kıyamet anlatısı, bugünkü adaletsizliğin anestezisi oluyor. Netflix'teki The AI Doc belgeseli üzerine eleştirim tam bu mesele üzerine. https://t.co/yCoLPPSVgS
Terzi kendi söküğünü dikemezmiş bizimki de o hesap. 5 yıl sonra web sitemizin içeriğini yeniledik. AÇIK KAYNAK bölümünden e-kitaplarımıza, raporlara, makalelere ve prompt kütüphanesine ulaşabilirsiniz. https://t.co/PulMDmhXl4
"Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı 2026-2030" kapsamında beni en çok heyecanlandıran bölüm, yapay zeka çağında sadece teknolojiyi kullanan değil, onu doğru anlayan, güvenli yöneten ve değer üreten bir toplum hedefi oldu.
Bu çerçevede bir "Ulusal Yapay Zekâ Okuryazarlığı ve Güvenli Kullanım Programı" oluşturulmuş.. Buna göre;
Herkes İçin Ücretsiz ve Erişebilir Eğitim: Teknik bilgi düzeyi fark etmeksizin her vatandaşımızın katılabileceği, tamamen ücretsiz çevrim içi eğitim içerikleri ve 81 ilin tamamında yüz yüze düzenlenecek atölyeler hayata geçiriliyor. Program e-Devlet, EBA, halk kütüphaneleri ve toplum merkezleri üzerinden tüm halkımıza açık olacak.
e-Devlet Entegreli Seviye Belirleme: Vatandaşlarımız e-Devlet üzerinden kendi yapay zeka okuryazarlık düzeylerini ölçebilecek ve doğrudan kendi seviyelerine en uygun eğitim programlarına yönlendirilecekler.
Güvenli ve Etik Kullanım Bilinci: Program; sadece araçların kullanımını değil; kişisel verilerin korunmasını, yanlış bilgi ve derin sahte (deepfake) farkındalığını, üretken yapay zeka araçlarının güvenli kullanım ilkelerini ve etik kuralları odağına alıyor.
Mikro-Sertifikasyon: Programı başarıyla tamamlayanlar, sadece bir katılım belgesi değil; yapılan ölçme-değerlendirme sonucunda kazanılan asgari temel yetkinlikleri belgeleyen seviye bazlı mikro-sertifikaların sahibi olacaklar.
Ulusal Yapay Zeka Haftası: Toplumdaki farkındalığı ulusal düzeyde pekiştirmek amacıyla her yıl düzenlenecek.
Somut Hedefler:
İlk 6 ayda en az 1.000 eğiticinin yetiştirilmesi.
İlk 12 ayda en az 1,5 milyon, 24 ay sonunda ise toplam 5 milyon vatandaşımızın programı başarıyla tamamlaması.
Öğrencilerden mavi yakalı çalışanlara, kamu personelinden sektör profesyonellerine kadar her kesime özel gelişim programlarının ulaştırılması.
Yaklaşım isabetli, hedefler büyük. Umarım bu hedefler kağıt üzerinde kalmaz, somut ve gerçekçi uygulamalarla hayata geçebilir. Yapay zeka okuryazarlığını yaygınlaştırmak önümüzdeki en önemli görevlerden biri.
#YapayZeka #YapayZekaOkuryazarligi #DijitalDönüsüm
📢 STOK 300 – Herkes Dijital Sever Eğitim Programı Yeni Dönemi Katılımcılarını Arıyor
⏰ Son Başvuru Tarihi: 16 Ağustos 2026 Pazar günü saat 23.45
https://t.co/WdREybpr4g
Sivil Toplum Geliştirme Merkezi’nin (STGM) Avrupa Birliği desteğiyle yürüttüğü STOK 300 Herkes Dijital Sever yüz yüze eğitim programının yeni dönemi için başvurular açıldı. https://t.co/zEom6dJ4Ct
Son başvuru tarihi 16 Ağustos 2026 Pazar, saat 23:45
Neden bu program farklı?
Dijital eğitimlerde en sık karşılaştığımız sorun, araç öğretmenin strateji öğretmek sanılması. Bir sosyal medya panelinin nasıl kullanıldığını anlatmak kolay; o panelin örgütünüzün savunuculuk hedefine nasıl bağlanacağını anlatmak ise başka bir iş.
STOK 300’ü bu ayrımı gözeterek tasarladık. Program boyunca yapay zeka araçlarını yoğun biçimde kullanıyoruz. Ancak bir “yapay zeka kursu” vermiyoruz. Hangi konunun hangi yöntemle işleneceğine, hangi çıktının tartışmaya değer olduğuna eğitmen karar veriyor. Katılımcıların öğrendiği en kritik beceri, modelden gelen çıktıya eleştirel bakabilmek oluyor.
Dersler birbirinin üzerine kuruluyor: ilk aydaki okuryazarlık temeli, son aydaki veri savunuculuğu çalışmasının altyapısını oluşturuyor. Bu yüzden program tek bir bütün olarak tasarlandı.
#SivilToplum #pazar #Eğitim #Dijital
Yapay zeka araçlarının en çok hata yaptığı, yanlış bilgi ürettiği yani #halüsinasyon ürettiği alan hukuk. Bu haberi bir de bu çerçevede okuyalım.
Stanford RegLab ve Yale ortak çalışması. 800 binin üzerinde doğrulanabilir hukuki soru üzerinden test edilen genel amaçlı modellerde halüsinasyon oranı ChatGPT 3.5'te %69, Llama 2'de %88 çıkıyor; GPT-4 ise %58 olarak buldu.
Şimdi denilebilir ki RAG tabanlı modellerin halüsinasyon üretmiyor. Zaten hukuk alanında yapay zeka ürünleri bu vaadle satılıyor. Ancak bu doğru değil.
RAG işe yarıyor: genel amaçlı modellere kıyasla halüsinasyon belirgin biçimde azalıyor. Ama "azalttı" ile "ortadan kaldırdı" aynı şey değil.
Nitekim, bu alanda yapılan en ciddi çalışma ABD'deki RAG tabanlı üç hukuk aracının da güvenilir olmadığını gösterdi. Schwarcz ve arkadaşlarının randomize kontrollü denemesi (2025) reasoning modelleri + RAG mimarisinin farkını ayrı bir açıdan doğruluyor: Lexis+ AI (%17), Westlaw AI-Assisted Research (%33) Ask Practical Law AI (%17)
Kaldı ki mesele sadece halisünasyon da değil. Türkiye için daha önemli bir konu var: Yargıtay dairelerinin kendi aralarındaki içtihat farklılıkları, içtihadı birleştirme kararları, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının yürürlük tarihleri, mevzuat değişikliklerinin geçiş hükümleri ... bunların hiçbiri olasılık hesaplamaları ile metinler içindeki örüntüleri bularak tespit edilemez. Türkiye'de bu araçların son derece hatalı karralar vereceğini öngörmek için kahin olmaya gerek yok.
Elon Musk hakkında herkesin bir cümlesi var. Dâhi. Şarlatan. Kurtarıcı. Trol. https://t.co/CBOdAq3yQy
Bu cümleler birbirinden ne kadar farklı görünse de ortak bir kusuru paylaşıyorlar: hepsi Musk’ı salt bir birey olarak ele alıyor. Onu anlamak için karakterini masaya yatırmayı, çocukluğunu deşmeyi, davranış bozukluklarını sınıflandırmayı öneriyorlar.
Quinn Slobodian ve Ben Tarnoff’un Nisan 2026’da HarperCollins’ten çıkan kitabı Muskism: A Guide for the Perplexed, tam olarak bu yaklaşımları reddederek başlıyor. Kitabın iddiası şu: Musk sistemdeki bir arıza değil, sistemin ta kendisi. Dolayısıyla asıl mesele birey değil, o bireyi üreten makine ve o makinenin kurmakta olduğu dünya sistemi.
📣 STOK300: Herkes Dijital Sever yüz yüze eğitim programının yeni dönemi için başvurular başladı.
📌Eğitim yeri: Ankara
📍Son başvuru: 16 Ağustos 2026 | 23.45
🔗 Başvuru formu ve detaylı bilgi için: https://t.co/w9SpSWH6Dk
Verilere göre, çalışanların %50’si yapay zekanın, arkasındaki süreci anlamadıkları halde görevleri tamamlamalarına yardımcı olduğunu belirtmektedir.
https://t.co/SMe2gaMgk4
Bu durum, çalışanın işi “yapmış” görünmesini sağlasa da, o işin gerektirdiği gerçek becerinin asla kazanılmamasına neden olmaktadır.
Çalışanların %37’si, yapay zeka araçlarının kendilerini işte olduklarından daha yetkin gösterdiğini ifade etmektedir.
Daha da çarpıcı olanı, öğrenme konusunda geride kalan çalışanların yapay zeka sayesinde olduğundan daha yetkin görünme oranı %66 iken, öğrenimine ayak uyduranlarda bu oran sadece %29’dur. Yani beceri açığı büyüdükçe, yapay zekanın yarattığı illüzyon da büyümektedir.
Sivil toplum çalışanlarına ve gönüllülerine yönelik olarak hazırladığımız, STOK 300 Herkes Dijital Sever eğitim programının yeni dönemi için başvurular başladı.
@stgmdernegi tarafından, "STÖ’ler için Kaynak Merkezi Projesi" kapsamında ücretsiz olarak sunulan eğitimlerde, katılımcıların yol, konaklama, yemek masrafları da karşılanıyor.
Sivil topluma yönelik Türkiye'deki en kapsamlı ve en uzun soluklu dijital iletişim ve yönetişim eğitimi olan STOK 300, hibrit olarak tasarlandı: Çevrimiçi eğitimlerden ve yüz yüze eğitim ve atölyelerden oluşuyor. Eğitimlerde yapay zeka araçları da yoğun olarak kullanılıyor.
Yüz yüze eğitimler her ay Ankara'da 3 gün boyunca yüz yüze yapılacak ve 4 ay sürecek. Katılmak isteyenler tek başvuru ile bu 4 eğitime birden başvuracaklar. Eğitimler arasında seçim yapılamıyor. Eğitimlerin tümüne katılım bekleniyor.
Eğitim programına ve detaylara STGM'nin web sayfasından ulaşabilirsiniz. ..
#SivilToplum #Dijitalleşme #YapayZeka
Yapay zeka tartışmasında çoğunlukla yanlış soruyu soruyoruz.
"Modeli nasıl daha güvenli yaparız?" değil; "şirketleri güvensiz modelleri piyasaya sürmeye iten teşvik yapısı nedir?" sorusu daha üretken.
"Algoritma nasıl daha az kutuplaştırır?" değil; "platformları etkileşim optimizasyonuna mahkûm eden rekabet yapısı nedir?"
"Hizalama (alignment) nasıl çözülür?" değil; "model kimle hizalanıyor?"
Bu sorular teknik değil, stratejik. Ve yanıtları mühendislikte değil, oyun teorisinde, ekonomi politikte, hukukta saklı.
Çağdaş teknoloji yönetişimini oyun teorisinin merceğinden okuyoruz. AGI yarışı, devletlerarası rekabet, sosyal medya, veri toplama; hepsi farklı oyun yapıları üretiyor ve her biri farklı kurumsal müdahaleler gerektiriyor.
Oyuncuları değiştirmeye çalışmak yetmiyor. Asıl müdahale alanı oyunun kuralları.
#YapayZeka #Yönetişim #AIGovernance
Nisan 2026, yapay zeka (YZ) alanında teknik inovasyonların ötesine geçerek, “güven”, “hesap verebilirlik” ve “kurumsal yönetişim” tartışmalarının merkezde olduğu bir dönem oldu. https://t.co/AHkvtLYx5t
Özellikle şirketlerin YZ kullanım hızının, etik ve yönetişim kapasitesini aşması; uluslararası kuruluşların daha sert uyarılar yapmasına neden oldu.
Aynı dönemde devletler, YZ’nin ekonomik ve jeopolitik etkilerini yalnızca teknoloji politikası değil, ulusal egemenlik ve toplumsal güvenlik meselesi olarak ele almaya başladı.
#YapayZeka #AI #EtikYZ #SorumluYZ
Yapay zeka otomasyonu diğer teknolojilerden farklı.
Çünkü artık insana ihtiyaç duymuyor.
Artık içinde insan olmayan, tamamen karanlık fabrikalar kurulabiliyor.
#Yapayzeka sadece işçilerin değil, CEO’ların görevlerini bile devralabilecek noktaya geliyor.
Bu yüzden artık hepimizin işi potansiyel olarak tehdit altında.
Videonun tamamı: https://t.co/IX7A0B8Rna
"Türkiye Sivil Toplumunda Dijital Dönüşüm: Kapasite Değil Vizyon Sorunu" başlıklı yazıyla katkıda bulunduğum, "Dijital Çağda Sivil Toplum" kitabı yayımlandı.
Kitap, akademisyen ve uzmanlarının sivil toplumun dijitalleşmesini farklı yönleriyle ele aldığı kapsamlı bir derleme oldu. Başta kitabın editörü @ahmetkanilmaz, olmak üzere emeği geçen herkesin eline sağlık.
Kitapta yayınlanan yazımda, Türkiye'de sivil toplumun dijital dönüşümünün önündeki engelleri, teknik bir kapasite meselesinden ziyade kültürel ve siyasi boyutları ile ele aldım. Sorunları analiz ettikten sonra çözüm önerilerimi sıraladım. Okunması, tartışmalara katkı sunması dileğiyle.
#SivilToplum #Dijitalleşme #DijitalDönüşüm #YapayZeka