Bazıları makam için konuşur…
Bazıları alkış için susar…
Ama bazı insanlar vardır ki; mazlumun yanında durmayı bedel olsa da bırakmaz.
HAK-İŞ, yıllardır yalnızca emeğin değil; hakkın, vicdanın ve kardeşliğin sesi olmuştur.
Bugün Filistin halkına umut, yardım ve dayanışma ulaştırmak için yola çıkan Genel Başkanımız Mahmut Arslan ve beraberindeki heyetin hukuksuz şekilde alıkonulması; açıkça insanlık onuruna yapılmış bir saldırıdır.
Gazze’de çocuklar toprağa verilirken susanlar, bugün yardım eli uzatan insanlardan korkuyor.
Çünkü zalim bilir; vicdan büyürse saltanatı küçülür.
İsrail yıllardır dünyanın gözleri önünde bir halkı açlığa, korkuya ve ölüme mahkûm ediyor.
Bombalanan sadece şehirler değil; insanlığın vicdanıdır.
Yetim kalan çocukların çığlığına kulak tıkayanlar, tarihin en karanlık sayfalarında yerini alacaktır.
Mazlumun ekmeğine el uzatanı suçlu ilan eden bu kirli düzeni kabul etmiyoruz.
Hastaneleri hedef alan, çocukların üzerine ölüm yağdıran, yardım götüren insanları dahi tehdit gören bir anlayış; ne hukuk tanır ne insanlık bilir.
Biz biliyoruz ki;
Filistin yalnız değildir.
Gazze yalnız değildir.
Mazlum yalnız değildir.
Bugün susturulmak istenen sadece Mahmut Arslan ve beraberindeki heyet değildir.
Susturulmak istenen; vicdandır, kardeşliktir, insanlıktır.
Buradan açıkça sesleniyoruz:
Genel Başkanımız Mahmut Arslan ve tüm heyet derhal serbest bırakılmalıdır.
Ve bilinmelidir ki;
Zulümle kurulan hiçbir düzen sonsuza kadar ayakta kalamaz.
Mazlumun ahı, bir gün mutlaka zalimin duvarlarını yıkar.
Lanet olsun çocukların gözyaşından beslenen bu karanlığa…
Lanet olsun suskunluğu adalet sananlara…
Ve selam olsun, bedeli ne olursa olsun mazlumun yanında duran vicdan sahibi insanlara.
Memur-Sen 9. Türkiye Buluşmamız Başladı
O zor yıllarda, yüreğini ortaya koyarak yola çıkan bir avuç inanmış insanın başlattığı kutlu yürüyüşümüz; bugün, inancın, emeğin ve umudun aynı idealde buluştuğu, milyonu aşan yüreklerin omuz verdiği büyük bir davaya dönüştü.
O gün atılan mütevazı adımlar, bugün güçlü bir irade; samimi gayretler köklü bir teşkilat bilinci; küçük bir topluluk ise heybetli bir aile oldu. Maziden atiye kocaman bir kale artık Memur-Sen.
Büyük yürüyüşümüzün 9. Türkiye Buluşması vesilesiyle aynı çatı altında bir araya gelmenin bahtiyarlığını, bu aziz ailenin bir ferdi olmanın gururunu ve onurunu derinden hissediyoruz.
Bu buluşma; sadece bir organizasyon değil, aynı zamanda ortak değerlerimizin, mücadele azmimizin ve kardeşlik hukukumuzun yeniden tahkim edildiği güçlü bir irade beyanıdır.
Memur-Sen olarak bizler; yalnızca emeğin savunucusu değil, aynı zamanda adaletin, hakkaniyetin ve kardeşliğin gür sesi olma sorumluluğunu taşıyoruz.
Kurulduğumuz günden bu yana, kamu görevlilerimizin temel hak ve özgürlüklerini artırmayı, haklarını geliştirmeyi bir görev bilirken; aynı zamanda milletimizin değerlerini önceleyen, toplumsal dayanışmayı büyüten ve insan onurunu merkeze alan bir sendikal anlayışı temsil ediyoruz.
#GüçlüMemurGüçlüTürkiye
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI BİR FIRSATTIR: HAKLAR SOSYAL YARDIMA DÖNÜŞTÜRÜLEMEZ!
Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Yol Arkadaşlarım ve Engelli Dostları;
Bugün burada milyonlarca engelli vatandaşımızın onurlu yaşam mücadelesini temsil etmek; Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) adaleti işaret eden kararının uygulanma sürecinde "hak temelli" duruşumuzu kararlılıkla sergilemek üzere HEP BİRLİKTE bir aradayız.
1. AYM SÜRESİ DOLUYOR: HUKUKUN ETRAFINDAN DEĞİL, ADALETİN YOLUNDAN GİDELİM!
Anayasa Mahkemesi, geçtiğimiz Haziran ayında engelli bireyler arasındaki ayrımcı uygulamaları iptal ederek tarihi bir karar vermiş ve yasama organına bu hukuki eksikliği gidermesi için Mart ayı sonuna kadar süre tanımıştır. Vakit daralıyor! Türkiye Sakatlar Konfederasyonu olarak çağrımız nettir: Bu süreç; Anayasa’nın 10. maddesi, BM Engelli Hakları Sözleşmesi ve 5378 Sayılı Engelliler Kanunu hükümlerine uygun, şeffaf ve katılımcı bir şekilde yürütülmelidir. Hukuki boşluklar yeni kısıtlamalarla değil, adaleti tesis eden düzenlemelerle doldurulmalıdır.
2. ENGELLİ BİREYLER KARAR SÜREÇLERİNİN NESNESİ DEĞİL, ÖZNESİDİR!
Engelli bireyleri karar alma süreçlerinin dışında bırakarak yalnızca kısıtlama odaklı yöntemler izlemek; demokratik katılım ilkesini zedelemekte, engellilik alanındaki hak temelli sosyal politika anlayışına zarar vermekte ve bireylerin eşit vatandaşlık bilincine engel teşkil etmektedir. Evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasamız açıkça şunu söyler: "Bizimle ilgili kararlar, bizlerle birlikte alınmalıdır." Bizler, kitleleri küstüren "ben yaptım oldu" zihniyetinin yerine, hakkın özünü koruyacak her türlü katkıyı vermeye hazır olduğumuzu bir kez daha beyan ediyoruz.
3. HAKLAR SOSYAL YARDIMA DÖNÜŞTÜRÜLEMEZ!
ÖTV muafiyetinin bir "sosyal yardım" modeline dönüştürüleceğine ilişkin kamuoyuna yansıyan hazırlıkları büyük bir kaygı ve kararlılıkla takip etmekteyiz.
• ÖTV Muafiyeti Bir Lütuf Değildir: Bu hak, engelli bireylerin eğitim, sağlık, istihdam ve sosyal yaşama bağımsız katılımını mümkün kılan eşit vatandaşlık hakkının asli bir gereğidir.
• Hukuk Devletinde Öngörülebilirlik: Bir hakkın kullanımını idari takdire, öznel değerlendirmelere veya değişken kriterlere bağlı kurgulamak, hukuk devleti ilkesinin öngörülebilirlik esasıyla bağdaşmaz. Kanunlar kişiye göre değil, nesnel haklara göre işler. Haklar, bir "yardım" parantezine sıkıştırılarak işlevsiz hale getirilemez.
4. SUİSTİMAL İDDİASI VE GERÇEK ÇÖZÜM
Yıllardır her kısıtlama "suistimal" iddiasıyla gerekçelendirilmektedir. Ancak bugüne kadar bu konunun taraflarından hiçbiri "suistimalin tanımı" üzerine bilimsel ve hukuki bir çalışma yapmamıştır. Suistimalle mücadelenin yolu; gerçek hak sahiplerini 10 yıl şartı veya %40 yerlilik zorunluluğu gibi engellerle cezalandırmak değildir. Çözüm; denetim mekanizmalarının bizlerin de görüşü alınarak, hak kaybına yol açmadan teknik ve idari olarak güçlendirilmesidir.
ÇAĞRIMIZ
Türkiye Sakatlar Konfederasyonu olarak yetkililere çağrımız nettir:
• Hak Temelli Sosyal Politikadan Geri Adım Atılmamalıdır: Ulaşım hakkı, sosyal yardım sistemine hapsedilemez.
• Araç Yenileme Süresi: Can güvenliği ve teknolojiyle uyum için acilen 3 yıla indirilmelidir.
• Dinamik Limit: İstisna limitleri enflasyon karşısında erimeye terk edilmemeli; "Brüt Asgari Ücretin 50 Katı"na endekslenerek sürdürülebilir hale getirilmelidir.
Engelliler ve aileleri Türkiye’nin her yerindedir, bizler buradayız, sürecin takipçisiyiz. Anayasamız, BM Engelli Hakları Sözleşmesi ve Engelliler Hakkında Kanun hükümlerine ve kazanılmış haklarımıza aykırı her türlü girişime karşı hukuki ve demokratik mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Adalet gecikmemeli, hak geriye gitmemelidir!
Yusuf ÇELEBİ
Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanı
Görme engelli olmak, hayattan kopmak değil; hayatın içinde, kendi adımlarıyla var olmaktır.
Beyaz baston; bir yön bulma aracından öte, güvenli hareket etmenin, bağımsızlığın ve eşit yaşam hakkının simgesidir.
Bu hafta, görme engelli bireylerin eğitimden istihdama, sokaktan kamusal alanlara kadar yaşamın her noktasında erişilebilir ve güvenli koşullarda yer alabilmesi gerektiğini hatırlatır.
Erişilebilirlik bir lütuf değil, temel bir haktır.
Gerçek farkındalık; sadece konuşmakla değil, kaldırımları, yolları, binaları ve sistemleri herkes için kullanılabilir hale getirmekle mümkündür.
Toplumsal sorumluluk da tam olarak burada başlar.
7–14 Ocak, hatırlamak için değil; eksikleri görmek ve sorumluluk almak için vardır.
Bütün engellerin ortadan kaldırıldığı, herkes için eşit, erişilebilir ve güvenli bir yaşam dileğiyle.
Engeller, çoğu zaman gözle görünenden çok daha fazlasıdır; toplumun bakış açısında, tutumlarında ve ortak sorumluluk anlayışında şekillenir. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü, sadece farkındalık oluşturmak için değil, engelli bireylerimizin hayatın her alanında hak ettikleri eşitliği, erişilebilirliği ve katılımı güçlendirmek için hep birlikte adım atmamız gerektiğini hatırlatan özel bir gündür.
Engelli bireylerimizin sosyal hayata tam ve bağımsız katılımını sağlamak; eğitimden istihdama, ulaşımdan sağlık hizmetlerine kadar her alanda eşit imkânlar sunmak, hepimizin ortak görevidir. Bu anlayış, yalnızca fiziksel engelleri değil, zihinlerdeki engelleri de kaldırmanın en güçlü yoludur. Birlik olursak, dayanışmayı büyütürsek, her bireyin hayallerine ulaşabileceği kapsayıcı bir toplum inşa edebiliriz.
Bizler, engelli bireylerimizin ihtiyaçlarını gözeten, yaşamlarını güçlendiren çözümler üretmek için tüm imkânlarımızla çalışıyoruz. Ancak gerçek bir değişim, toplumun tüm kesimlerinin aynı duyarlılıkla hareket etmesiyle mümkündür. Engelsiz bir yaşam, bir kişinin değil, hepimizin ortak çabasıyla hayat bulur.
Bugün, engelli bireylerimizin yalnızca bir gün değil, her gün eşit, erişilebilir ve onurlu bir hayat sürmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Tüm engelli bireylerimize saygı, sevgi ve dayanışma içinde; hak ettikleri eşit yaşam koşullarına kavuşmalarını diliyorum.
Bizsiz alınan kararlara asla.
Saygılarımla.
Sadece sorunları anlatmak değil, çözümün parçası olmak; sadece temsil etmek değil, örgütlenerek birlikte karar vermek için tüm gücümüzle mücadeleye devam edeceğiz. @_aliyalcin_@MemurSenKonf
Başta Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere,
tüm değerli öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü en içten duygularımla kutluyorum.
Sizler oldukça, umut hep var olacak.
Saygı ve sevgiyle...
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'mız kutlu olsun! 🇹🇷
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnetle yâd ediyoruz.
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir! 💫 #29Ekim#CumhuriyetBayramı
15 Ekim Dünya Beyaz Baston Görme Engelliler Farkındalık Günü
Görme engelli olmak; dünyayı sadece gözlerle değil, kalple, dokunuşla ve ruhla görebilmektir.
Beyaz baston, bu yolculukta bir yön bulma aracından çok daha fazlasıdır; bağımsızlığın ve özgürlüğün sembolüdür.
15 Ekim, görme engelli bireylerin yaşamın her alanında eşit ve güvenli şekilde yer alabilmeleri için farkındalık ve empatiyle hatırlanması gereken özel bir gündür.
Her bireyin, engelleri aşarak topluma tam anlamıyla katılma hakkı vardır. Bu hakkın korunması ve güçlendirilmesi, sadece fiziksel değil, toplumsal bir sorumluluktur.
Birlikte attığımız her adım, daha engelsiz bir dünyanın temeli olur.
Yolların, binaların ve sistemlerin erişilebilir olmasının yanında; kalplerin de erişilebilir olması gerekir.
Bugün ve her gün, beyaz bastonun taşıdığı umudu, cesareti ve özgürlük mücadelesini hatırlayalım.
Engelsiz bir yaşam için, hep birlikte ışık olalım. 🤍
Milli Mücadele’nin karargâhı, kurtuluşun ve Cumhuriyet’in ruhunu taşıyan; milletimizin bağımsızlık mücadelesinde başrol oynayan Ankara’nın başkent oluşunun 102’nci yıl dönümü kutlu olsun. 🇹🇷
📍 Yalova
Spastik Engelliler Federasyonu’nun 20. kuruluş yılı ve 6 Ekim Serabral Palsi Günü vesilesiyle düzenlenen anlamlı programa, değerli Federasyon Başkanımız Sn. Murat Arslanhan’ın ev sahipliğinde Yalova’da katılım sağladık.
Birlikte geçen 20 yılın her anında; azmin, emeğin ve dayanışmanın izleri var. Her adım, spastik engelli bireylerin yaşam kalitesini yükseltmek ve farkındalığı büyütmek adına atılmış bir umut adımı.
Bu özel günde emeği geçen tüm gönüllülerimize, yönetim kurulu üyelerine ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyor; birlik ve dayanışmanın nice yıllara taşınmasını diliyorum. 💚♿️
📍 Ankara |Tayvan Milli Günü Resepsiyonu🇹🇼 |🇹🇷
Tayvan’ın 114. Milli Günü vesilesiyle, Taipei Ekonomik ve Kültürel Misyonu tarafından düzenlenen resepsiyona katılım sağladık.
Misafirperverlikleri için Büyükelçi Volkan C.Y. Huang ve değerli eşine teşekkür ediyoruz.
Birlikte atılan her adım, halklar arasında anlayışın ve dostluğun en güçlü ifadesidir.
Dünya, birbirini anlayan ve destekleyen milletlerle güzelleşir. 🤝✨
📍 İstanbul Florya Engelliler Kampı
Türkiye Ortopedik Engelliler Federasyonu Başkanlar Kurulu Toplantısına,
TBMM Engelli Sorunlarının Araştırma Komisyonu Başkanı Sn. Mehmet Muharrem Kasapoğlu ile birlikte katılım sağladık.
Federasyon Başkanımız Sn. Cemal Merdan’a ve tüm yönetim kuruluna, alınan kararların ülkemiz ve engelli camiamız için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Engelli bireylerin sesi, umudu ve gücü olma yolunda atılan her adım; daha adil, daha erişilebilir ve daha güçlü bir Türkiye’nin temellerini inşa ediyor. ♿🇹🇷
#SerebralPalsiFarkındalıkGünü 💚
Serebral palsili kardeşlerimizin yaşam mücadelesine destek olmak, onların yanında durmak insanlık görevimizdir.
Farkındayız, yanınızdayız.
🚄Bizim için her yolcumuzun deneyimi çok kıymetli.
Ama engelli vatandaşlarımızın bir trene binip güvenle, konforla ve huzurla seyahat edebilmeleri hem önceliğimiz, hem de ayrı bir mutluluk kaynağı.
TCDD Taşımacılık olarak, engelli ve özel durumu bulunan tüm vatandaşlarımızın yanında olmak için çalışıyor, onların hayatını kolaylaştıracak hizmetlerimizi sürekli geliştiriyoruz.
Çünkü biliyoruz ki engelsiz bir dünya, ancak hep birlikte el ele vererek mümkün olacak.
Bizim için mesele sadece ulaşım değil; kalplere dokunabilmek, bir yolculuğu engelsiz ve keyifli kılabilmek.
Biz de demiryolu ailemizin her bir ferdiyle, bu hayali gerçeğe dönüştürmek için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz.
#TürkiyeHızlanıyor 🇹🇷
Sayın Genel Müdürüm,
Türkiye Sakatlar Konfederasyonu adına paylaşımınızı büyük bir memnuniyetle okudum.
Engelli bireylerimizin güvenle, huzurla ve konforla seyahat edebilmesi için gösterdiğiniz hassasiyet ve samimi yaklaşımınız bizler için çok kıymetli.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın @a_uraloglu ’nın öncülüğünde, sizlerin gayretiyle hayata geçirilen erişilebilirlik odaklı çalışmalar; sadece ulaşımı değil, toplumsal bütünleşmeyi de güçlendirmektedir. Bizlere umut ve güç veren bu yaklaşım, engelsiz bir Türkiye hedefine olan inancımızı pekiştirmektedir.
Konfederasyon olarak bizler de, “her yolcunun eşit ve onurlu bir deneyim yaşaması” için TCDD Taşımacılık A.Ş. ile her türlü iş birliğine hazır olduğumuzu ifade etmek isteriz.
Birlikte atacağımız her adım, engellerin kalktığı daha erişilebilir bir geleceğe katkı sağlayacaktır.
Nazik yaklaşımınız ve engelli bireylerimize sunduğunuz değer için teşekkür ediyor, sizlere ve Sayın Bakanımıza çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.