We have 2 General Admission (GA Standing) tickets available for Metallica M72 – 5 July at London Stadium.
Ticketmaster mobile transfer.
DM if interested! 🤘
#Metallica#M72#London#Tickets
Edin Dzeko, Bosna Hersek'teki çocuklara muhteşem bir mektup yazdı.
"Bosna Hersek'teki sevgili çocuklar, sizin için bir mesajım var.
Hiçbir şey imkansız değil.
Hiçbir şey.
Bosna Hersekli olduğumuz için şanslıyız. Bunu hayalini yaşayan bir adam olduğum için söylemiyorum, ayrıca savaştan kurtulmuş bir çocuk olarak da söylüyorum. Bambaşka bir kaderim olabilirdi.
Saraybosna'daki o günler hakkında konuşmayı sevmiyorum ama o günleri anlamanız çok önemli. Başladığında 6 yaşındaydım. Sirenlerin çaldığı ilk anı hatırlıyorum. Annem beni aldı ve ayakkabılığın arkasına saklandık. Bu birinci gündü. Dört yıl boyunca sürdü. Ne olduğunu tam olarak anlamamıştık ama her günümüz korkunç geçiyordu. Evimiz kalmak için tamamıyla güvensiz hale gelince, dedemlerin yanına taşındık. 40 metre kare bir evde 15 kişiydik. Hepimiz yerde uyuyorduk.
Birlikte Monopoly oynardık. Dışarı çıkmak tehlikeliydi çünkü her yerde keskin nişancılar bekliyordu. Kuzenlerimle birlikte yere oturur, saatlerce oynardık. Sirenleri ve bomba seslerini duyardık. Bazen yer sallanırdı.
Oynarken birkaç dakikalığına savaşı unuturduk. Sadece bir anlığına çocuk olmamıza izin vardı.
Dışarıda futbol oynamak istiyorduk ama her gün dışarıda masum insanların ambulanslarla hastaneye götürüldüğünü görüyorduk. Peki ya bir çocuğu dört yıl boyunca bir evde nasıl tutabilirsiniz? Tabii ki tutamazsınız ve büyüklerimiz de bunu biliyordu. Nadiren de olsa etraf sakin göründüğünde, annem dışarı çıkmamıza izin verirdi. Çıkardık ve mahalledeki diğer çocuklarla futbol oynardık.
Annemin o anlara bakışlarını asla unutmayacağım. Yüzünde bir gülümseme vardı çünkü futbol oynarken beni görünce mutlu oluyordu. Ama gözlerine baktığımda da ne kadar korktuğunu görüyordum çünkü eve geri dönemeyebilirdim.
Zaman zaman suyumuz biterdi. Kovalarımızı alır ve sıraya girerdik. Elektrik yoktu, dolayısıyla asansör de. O kovaları taşırdık. Üçüncü kat, dördüncü kat... 6 kat daha kaldı... Saraybosna'daki en zayıf çocuk bendim. Yemek de bizim için problemdi. Ailelerimiz bunun için hayatlarını riske etti. Bazen yemek dolu kutular gökyüzünden bırakılırdı, sanki sihirmiş gibi... Nereden geldiğini bilmezdik, umurumuzda da değildi. Tatları inanılmazdı. Her gün aynı şeyi yediğinde, fıstık ezmesi gökten gelen bir hediyeymiş gibi oluyor.
Günün sonunda, bir şekilde hayatta kaldık. Geri dönüp baktığımda ne kadar güçlü olduğumuza dair şoka giriyorum. Küçücük çocuklardık. Onlarca masum insan öldü. Ne için?
Para için. Güç için. Ego için.
Yani hiçbir şey için.
Bugün haberlerde savaş gördüğümde berbat hissediyorum.
Bunun hiçbir yerde yaşanmasını istemiyorum.
Ama nedense yetişkinler bunu asla öğrenemiyor.
Savaş bittiğinde 10 yaşındaydım. Futbolcu olmak gibi bir planım yoktu. İmkansız geliyordu, bu konuda hayalim bile yoktu.
Her şey paramparça edilmişti. Futbolu sadece sevdiğim için oynuyordum. Babam eskiden ekmek taşırdı. Ben ilk kulübüme katılınca, işine aralar verir ve beni götürüp getirirdi. Yoldayken bana hep 'kibar ol, herkese aynı şekilde davran, nereden oldukları ve ne yaptıklarının önemi yok' derdi. Bunu asla unutmadım. O da alt liglerde futbol oynamıştı, benim kahramanımdı. Arabadan indiğimde bana muz verirdi ve 'iyi şanslar oğlum' derdi.
Hafta sonları televizyonda birlikte maç izlerdik. O dönemde Serie A en iyi ligdi. Shevchenko'yu duydunuz mu? Ona bayılırdım. İtalya'yı çok severdim. Dünyanın öbür ucundaki bir peri masalı gibi gelirdi. Orada futbol oynamayı hayal bile edemezdim. Zeljeznicar'ın A takımında futbol oynamak tek hedefimdi. Hocalarımdan biri bana Sheva diye seslenmeye başladı çünkü sarışındım ve çok gol atıyordum. Hoşuma gitmişti.
19 yaşındayken bir başka hoca geldi ve beni Çekya'ya götürmek istediğini söyledi. Bosna'dan ayrılmak istemedim ama oraya gidersem hayalimi gerçekleştirme ihtimalimin daha yüksek olduğunu söyledi. Dürüst olmak gerekirse hayalimin ne olduğunu bile bilmiyordum. Sadece daha iyi olmak istiyordum. Bedenimin en güçlü tarafı zihnim. Teplice'ye gittiğimde kendime şöyle dedim: "Edin, bu adamlardan daha çok çalışmalısın yoksa seni gönderirler."
Beni 25.000 Euro'ya almışlardı.
2 yıl sonra Wolfsburg'a imza attım. Milan'la karşılaştık, Sheva ile forma değiştim.
Sonra Manchester City beni 37 milyon Euro'ya satın aldı.
Sonra Roma'ya gittim.
Savaşta büyümüştüm. Gerçekten bir peri masalı yaşıyordum.
Hiçbir şey imkansız değil. Bosna'yı Dünya Kupası'na götürmek bile.
2014'ü hatırlıyor musunuz, çoğunuz doğmamıştınız bile. İlk kez Dünya Kupası'na o yıl gitmiştik. Hayatlarımızın en iyi günüydü.
Litvanya'daki eski bir stadyumda eleme maçı oynamıştık. Hakem son düdüğü çaldı, Bosnalılar sahaya girdi. 2 metrelik duvarı aşmışlardı. İçimden 'delirmişler' demiştim.
Sonra diğerlerinden daha yavaş şekilde koşan bir adam gördüm. Gözünde yaşlarla bana doğru geliyordu.
Babamdı.
'Baba, ne oldu?' dedim.
'Duvardan atlarken ayağımı incittim ama problem yok, acı hissetmiyorum' dedi.
Sarıldık ve ağladık.
Ne yazık ki Brezilya'da şans bizimle değildi. Bunu hatırlamıyorsunuz ama Nijerya'ya karşı bir gol atmıştım, sayılmalıydı. O gün VAR yoktu ve gruplardan bu yüzden elendik. Ama bizim küçük ülkemiz Maracana'da sahaya çıkmıştı. Dünyaya kim olduğumuzu göstermiştik.
Şimdi ise geri dönüyoruz.
Komik olan ne biliyor musunuz? Martta 40 yaşına girdim ve kutlamadım. Müslümanım, o dönem Ramazan ayıydı ve bizim de Galler ve İtalya karşısında bir işimiz vardı. Ben de şöyle düşündüm, madem öyle o zaman ben bu maçları partiye çevireceğim.
Galler karşısında 85. dakikaydı ve skorborda baktım, 1-0 gerideydik.
Tek hissettiğim şey panikti. Zamanımız bitiyordu.
Sonrasında bir korner oldu. Beni sıska bir adam marke ediyordu. 'Harika' dedim. Topu ağlara gönderdim, sevindim ve aklıma şu geldi: "Daha önce 4 kez seri penaltı atışlarına çıktım, hepsini kaybettim."
Şükürler olsun ki gençler nasıl penaltı atılacağını biliyordu. Biz veteranlar gibi çok düşünmüyorlar.
Sonra İtalya'yla oynadık. Donnarumma'dan korkuyordum. Çok büyük. Ona penaltılarda gol atıp atamayacağımı bilmiyordum. Sağ omzumu da incitmiştim ve kenara gelmiştim. İlk penaltımızı izleyemedim çünkü kolumu sargıya alıyorlardı. İzleyemedim ve golü attık.
O an dedim ki, belki de izlememeliyim. Sadece tribünün sesini takip edeyim. Halkımı dinleyeyim.
İtalya kaçırdı, taraftar golü attığımız andan bile daha çok ses çıkardı.
Sonra bir kez daha kaçırdılar. Sadece dua ediyordum. Gördüğüm tek şey hocalarımızın sırtlarıydı.
Esmir topu aldığında, hocamız da arkasını döndü ve 'Ben de izleyemiyorum' dedi.
Geldi, bana sarıldı. Kafalarımızı birbirimize yasladık, gözlerimizi kapattık ve sadece dinledik.
Sonra da duyup duyabileceğimiz en büyük gürültüyü duyduk.
Buraya gelmek hiç kolay olmadı. 40 yaşına geldiğinizde, sırtınız acı içinde bağırabiliyor. Siz de ağrı kesicilere koşuyorsunuz. Ama bedenim ne zaman bu işi bırakmak isterse istesin, her zaman kaçırdığım kutlamaları, ailemden uzak geçirdiğim o günleri, kaçırdığım yaz tatillerini düşünüyorum. Mental olarak bu çok zor. Eleştiriler hala can yakıyor ama sahaya çıktığımda hala çocuk gibi hissediyorum. Sizler gibi. Karnımda kelebekler uçuşuyor.
Eve her geldiğimde de şunu düşünüyorum: Değdi.
Her şey değdi.
Kötü anlar olmadan, iyi anlar gelmez.
20 yıldır Bosna'dan uzağım. Bosna'dan uzak kaldıkça, sevgim artıyor. Bu 20'nin 9'u İtalya'daydı. Çocuklarım Roma'da doğdu. Orası hala benim ikinci evim ama ne zaman Saraybosna'yı ziyaret etsem, annem yemek pişiriyor. Herkes orada. Ben de çok mutluyum. Bosna formasını giymek, kalbimi farklı attırıyor.
Halkım için oynuyorum. Saraybosna'nın sokaklarındaki çocuklar için oynuyorum. Sahip olduğumuz farklı kültürlerden ve farklı dinlerdeki insanlar için oynuyorum. Bizim ülkemizi güzel yapan şey bu. Hala bazı insanlar bizi ayırmaya çalışsa da...
Asla başarılı olamadılar.
Benim sayemde değil. Yetişkinler sayesinde de değil. Biz asla öğrenemiyoruz. Sizin sayenizde çocuklar.
Bana son bir iyilik yapın tamam mı?
Saraybosna, Roma ya da St. Louis, nerede yaşarsanız yaşayın; ister Müslüman, ister Musevi, ister Katolik, ister Ortadoks olun. Nereden geldiğinizi asla unutmayın.
Bosnalısınız. Dünya ayaklarınızın altında.
Hepinizi çok seviyorum.
Sevgilerimle,
Edin."
Eskiden marketten rahatça aldığımız Panini World Cup sticker albümü, Instagram influencer’ları yüzünden resmen karaborsaya düştü. Hiçbir yerde bulunmuyor, bulunanlar da fahiş fiyatlardan satılıyor. Dört yılda bir yaptığımız bir eğlencenin bile içine etmeyi başardınız.
Herkese iyi akşamlar, (kılıçdaroğlu hariç)
- Ekrem İmamoğlu 433
- Avukat Mehmet Pehlivan 339
- Selahattin Demirtaş 3490
- Hatay Milletvekili Can Atalay 1493
- Av. Selçuk Kozağaçlı 3114
- Tele1 Televizyon Kanalı 213
- Gazeteci Merdan Yanardağ 210
- Gazeteci İsmail Arı 64
- Av. Atilla Özen 248
- CHP İstanbul İl Binası 259
- CHP Genel Merkez Binası 1
- CHP’li Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat 492
- CHP’li Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık 433
- CHP’li Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan 433
- CHP’li Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe 354
- CHP’li Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney 279
- CHP’li Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin 354
- CHP’li Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Onur Gülin 367
- CHP’li Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı 313
- CHP’li Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu 248
- CHP’li Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün 354
- CHP’li Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara 354
- CHP’li Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler 445
- CHP’li Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz 393
- CHP 24. Ve 27. Dönem İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu 354
- CHP’li Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer 332
- CHP’li Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek 323
- CHP’li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan 82
- CHP’li Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel 69
- CHP’li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey 51
- CHP Ankara İl Başkanı Dr. Ümit Erkol 40
- CHP’li Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel 32
- Ekrem İmamoğlu’nun Danışmanı Murat Ongun 433
- Ekrem İmamoğlu’nun Seçim Kampanyalarının Yöneticisi Necati Özkan 433
- Ekrem İmamoğlu’nun Koruma Müdürü Mustafa Akın 361
- İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş 433
- İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in kardeşi Zafer Keleş 371
- İBB Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü İpek Elif Atayman 433
- Hastaneye götürüleceği söylenerek ambulansla adliyeye götürülerek etkin pişmanlık ifadesi vermesi istenen İBB Medya A.Ş. Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven 433
- İBB Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker 433
- İBB Medya A.Ş. Satın Alma Müdürü Fatoş Ayık 433
- İBB Halkla İlişkiler Şube Müdürü Serap Karay 361
- İBB Medya AŞ Etkinlik Koordinatörü Ceyda Kıryak 433
- İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce 433
- İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün 433
- İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay 433
- Üsküdar’daki kaçak kafeleri yıkarken saldırıya uğrayan İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten 433
- Dilek İmamoğlu’nun abisi 107
- Dilek İmamoğlu’nun 5 ve 8 yaşında iki çocuklu yeğeni Derya Dağdeviren ve eşi Gökhan Dağdeviren 13
- Özgür Özel’in yakın arkadaşı Demirhan Gözaçan 10
- Muhittin Böcek’in oğlu 278
- Muhittin Böcek’in gelini 19
- Osman Kavala 3125
- Tayfun Kahraman 1493
- Mine Özerden 1493
- Çiğdem Mater 1493
- Figen Yüksekdağ 3490
- 19 Mart operasyonunun birinci yılında Saraçhane'de gerçekleştirilen mitingin ardından arefe günü tutuklanan 2004 doğumlu Genç 67
- İktidar tarafından canlı yayınlanabileceği söylenen ancak buna cesaret edilemeyen İmamoğlu davasında fotoğraf çeken vatandaş 60
- Hakkındaki soruşturmadan haberdar olduğu gibi yurt dışından gelmesine rağmen kaçma şüphesiyle tutuklanan Av. Sezin Uçar 40
Gündür, Adlarını bilmediğiniz 100’den fazla CHP’li belediye çalışanı, memuru, yetkilisi, görevlisi günlerdir, aylardır hapiste..
24 Mayıs 2026
Nerede ünlüler? Nerede çok anarşist rapçiler? Nerede sizin sayenizde milyonlar kazanan youtuberlar? 2 kelime edin lan, ülkenin en büyük partisi şu an el değiştiriyor. Siz bunlara para kazandırmaya devam edin hala.
Adam ekibiyle yazışacak discord kapalı, ödeme yapacak paypal kapalı. Hangi inovasyona kucak açmışız, önünü açmışız da onlar merkezini buraya getirecek.
Devletin bakanı “Galatasaray için çalışacağız” diyor. Tarafsız olması gereken bir kamu görevlisi. Vatandaşın vergisiyle maaş alıyor.
Galatasaray’ın senelerdir nasıl şampiyon yapıldığının net kanıtıdır bu
Bu bir etik ihlaldir!
#OsmanAşkınBak#Fenerbahçe
Cibali’de yaşadım, rotadaki bölgelerin çoğunu da iyi bilirim. Şahsen hiç sorun yaşamadım. Evet risk sıfır değil ama bu her yerde böyle. Kadıköy’de de aynı tehlikeleri yaşayabilirsiniz, hatta belki daha fazlasını. Böyle konuşmak gereksiz bir korku yaratıyor.
‘Black Strat’ olcak! Aslında 2019’da da rekor kırmıştı. Hatta aynı müzayede önce #0001 seri nolu strat en pahalı, ardından Black Strat tarihin en pahalı gitarı olmuştu. Sonra Kurt Cobain’in MTV Unplugged’da çaldığı akustik gitar rekoru aldı. Şimdi yine Black Strat zirveye çıktı
@randomyoungturk@baturchenko Black Strat’ın seri numarası 0001 değil. O başka bir strat. O da üretilen ilk strat değil aslında. Fender o dönemlerde seri numarasını kronolojik vermiyordu. Black Strat bir çok ikonik albümde kullanıldığı için bu kadar değerli. The Wall, Dark Side of the Moon vs.