İthal ekonomik modellerle Türkiye’nin sorunları çözülmüyor. Başkasının hastalığı için yazılmış ilaçla iyileşmeyi bekleyemeyiz.
Türkiye yıllardır başka ekonomilerin sorunları için yazılmış reçeteleri deniyor. IMF kalıpları, ortodoks şablonlar, ithal çerçeveler… Hiçbiri bu ülkenin üretim yapısına, demografisine ve potansiyeline göre tasarlanmadı.
Enflasyonu da, cari açığı da, gelir dağılımını da çözecek olan şey tercüme edilmiş modeller değil; Türkiye’nin kendi gerçeklerinden doğan, teknolojiyi, üretimi ve bolluk ekonomisini merkeze koyan yeni bir Türkiye Ekonomi Modeli’dir.
Yapısal dönüşüm bir cümle değil, cesaret ister. O cesaret de kopyalamakta değil, inşa etmekte.