Söylem geliştirmekle düşüncenin enginliği arasındaki çatışma beni çok yoruyor. Söylediğim her şeyden pişmanım, söylemediğim her şeyden daha da pişmanım.
Çiçek açmış genç kızların gölgesinde'yi sipariş ettim şimdi. Hesaplarıma göre Swannların tarafı 4 günde biter, devam edeceğim yani, vitray mitray ama devam. İnsanı bu kadar güzel okuyan okunur.
Son yıllarda iyiliğe bakışımda bir değişim olmuştu. Gerçek iyiler ilk bakışta anlaşılmaz gibi bir şeydi bu. Merhamet her zaman yumuşak değildir gibi bir şey. Seninle ahlanıp vahlanan insanların, en zor durumda neşesini koruyan ve gerekeni yapan insanlardan iyi olmadığını anladım+
Şimdi Proust'tan geliyor: (...), hayata geçirilmiş merhametin gerçek birer azize sayılabilecek canlı timsalleri, genellikle işi başından aşkın cerrahlaron neşeli, gerçekçi, kayıtsız ve sert tavrına, ıstırap çeken insan karşısında hiçbir acıma ve şefkate yer vermeyen, incitmekten
İki gün önce taziye konusunda bir şeyler yazmıştım, yok tivit hata verdi durdu. Şimdi yine denedim yine gönderilmiyor. Flood şeklinde göndermeme izin vermiyor galiba ve ordan reklamı basıyor, uzun yazmak için premiuma yükselt diye, acayip ayar oldum.
Abartmayı seviyorum. Abartılı şeyler olmuyor çünkü hayatımda. O yüzden küçük şeyleri abartıyorum. Azıcık zorlanılabilecek bir şey çıktıysa karşıma mesela, canım çıktı demeyi seviyorum. Çok memnun kalmamışsam bir şeyden nefret etmiş gibi konuşmayı da. Ama bunlar burada oluyor.
Parmağımın olduğu yerde cümle başlıyor, parmağımın olduğu yerde bitiyor. Bu hep böyle mi olacak acaba? Kesinlikle ilk sayfalardan bana göre olduğunu anladım ama cümlenin sonuna gelene kadar başını unutuyorum sevgili Proust,