Sakarya Meydan Savaşı olduğu sırada 61 yaşında olup 18 yaşındaki kızla 5. evliliği için sarayda çalgılı çengili düğün yapan Vahdettin ve yozlaşmış ailesinden kurtuluyoruz.
Batıdaki Yunan, Doğudaki Ermeni, Güneydeki Fransız işgalciden kurtuluyoruz.
Tarikat softalarından, cehaletten, eğitimsizlikten, kula kul olmaktan kurtuluyoruz.
Bizi sadece savaş ve vergi zamanı hatırlayanlardan kurtuluyoruz.
Arap'ın zemzem suyunu, Türk halkının alın terinden daha kutsal sayanlardan kurtuluyoruz.
türkiye'deki tüm vatandaşlar bir daha hayatları boyunca neden hiçbir dinci partiye oy vermemeleri gerektiğini akp sayesinde tecrübe ederek öğrenmiş oldular.
Siyasal İslam; Filistin için destek yürüyüşü yaptığın köprüyü, 'Gazze'yi tatil köyü yapacağız' diyen Amerika'nın bayrak renkleriyle ışıklandırmaktır. Sahi, milli ve manevi değerleriniz sadece bir komedyenin şakasıyla mı inciniyor? Adamlar 25 yıl önce Ortadoğuda başlattığı saldırıya haçlı seferi dedi. Irak, Lübnan,Libya, Suriye, Filistin...Sıra kimde? Neyi kutluyoruz ? NATO toplantısında ne vaat ediyoruz ABD ve İsrail'e? Aselsan'ı mı? Boğazları mı? Ucuz işgücü mü? Halk buna izin verir mi?
Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye!
Kahrolsun İstibdat Yaşasın Hürriyet!
İbrahim Hacıosmanoğlu:
“Milli Takım'a söz verdiğim villaları kesinlikle vereceğim. Orası SİT alanı falan değil. Bütün izinler alındı ve inşaat başlayacak.”
Biliyor musunuz?
Hz. Muhammed ile alay ettiği, yürüyüşünü, el kol hareketlerini ve konuşma biçimini mizah yapmak için taklik etmesi nedeniyle doğrudan peygamberce Taif'e sürgün edilen Hakem b. El As'ın daha sonra Halife Osman tarafindan affedilip sürgünden Medine'ye çagrıldığını ve oğlu Mervan'ın devletin başkatibi / bakanı yapıldığını ve buna öbür sahabilerin çok kızdığını biliyor musunuz?
Peki Halife Osman bugün yaşasaydı bizim savcılar ona da soruşturma açıp tutuklanmasını ister miydi?
Milyonlarca işsizin olduğu, yüzlercesinin intihar ettiği bir ülkede, kızını torpille Meclis’te işe sokan ve bunu utanmazca savunan birisinin herhangi bir manevi değeri veya kutsalı olamaz.
Olay yerindeki kan ve fren izleri itfaiye araçları, konuyla ilgili haberler de internetten temizlendiği için; bilmeyen arkadaşlar için özetleyelim:
- Ses sanatçısı Sevim Tanürek, 1998 yılında dönemin İBB Başkanı Erdoğan'ın oğlu Burak Erdoğan'ın otomobiliyle kendisine çarpması sonucu hayatını kaybetti.
- Bilirkişi raporuna göre Burak Erdoğan kusursuzdu, tüm kusur (8/8 oranında) yaya geçidini kullanan Sevim Tanürek'teydi. Bu raporla Burak Erdoğan beraat etti.
- Peki bu bilirkişi raporunda imzası olan Eyüp Çakmak ne oldu? Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürü yapıldı. Adli Tıp’tan sıcak denizlere açıldı.
Gerici İsmailağa Cemaati'nin altınları çalındı.
İstanbul Fatih'te bulunan Altıneller Kuyumculuk'un sahibi Mehmet Y., beraberinde yaklaşık 500 kilo altınla birlikte ortadan kayboldu.
Kaybolan paranın önemli bölümünün İsmailağa Cemaati'ne bağlı vakıflara ait olduğu öne sürüldü.
Siyasal islamcıların, Kemalistleri yıllarca "batı özentisi, batı hayranı" diye eleştirdikten sonra, sırf batılı efendilerine "şirin" gözükmek için kırk takla atmaları fena ibretlik.
Benim babam da trafikte insan öldürsem kurtarmazdı, ama kurtaranın peşine düşecek kadar alçak bir adam olmama da izin vermek istemezdi..
Bu ülkede çürüme, ahlaksızlığın dibi katil çocuklarını kurtaran ucubelere destek verdirir; kürsülerden çocuk cinayetlerini kutlayan karanlığı alkışlatır, çocuk tecavüzcülerini kurtarmayı kutlatır...
Tüm bunları yapanlar, kendilerinden daha alçak olabilecek tek şeye de petrol taşıyarak hizmet eder.. Deniz gerçekliği hicvediyor, karanlık olanlar, dönüştüğü karanlığa teslim olanlar saldırıyor; karanlığından utanacak kadar insan kalabilen alkışlıyor... Ülke için durum bu kadar net!
İbrahim Hacıosmanoğlu: "Tek üzüntümüz bu insanlara hayal kırıklığı yaşatmak. Dünyanın her yerinden geldiler. Hala içimiz acıyor. Bu değerli insanlardan sizlerin huzurunda özür diliyoruz. Yine telafi edecek olan da bizim çocuklardır."
Öyle bir ülkeyiz ki işini yapana laf ediyoruz. Şunu öğrenin artık:
İhmale taviz verdiğinizde merhamet göstermiş olmuyorsunuz, sorumluluğunu yerine getiren insanı cezalandırmış olursunuz.