Beyin Kanaması Geçirene Kadar Dövülerek Katledilen Ayşe Tokyaz'ın kardeşi Esra Tokyaz:
"Sanıklar, avukatları ve beni tehdit ediyor. Ne söyleyeceğimi bilmiyorum, sizden güç almak istiyorum"
9 Eylül'de Küçükçekmece Adliyesinde Saat 10.00'da Esra'yı Yalnız Bırakmayalım.
Tayfun Kahraman hakkında, AYM’nin verdiği ikinci hak ihlali kararı, 5 ay geçmesine rağmen Resmi Gazete’de yayımlanmadı. Kahraman’ın hukuki sürecini takip eden avukatlardan İsmail Emre Telci, “Alınacak kararların uygulanmasını geciktiriyor” dedi.
AYM, “Somut bir bağ yok” diyerek Kahraman hakkında "hak ihlali" kararı vermişti. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, AYM’nin kararını uygulamayarak Kahraman'ın tahliye talebini reddetmişti.
https://t.co/GFRmhwfCNT
🎙️ Eda Erdem:
Biz bugün sadece bir şampiyonluk kazanmadık. Cumhuriyetin bize açtığı yolda Türk Kadınlarının neler başarabileceğini bir kez daha gösterdik.
Bizden önce yolu açanlar, bize inananlar ve bizden sonra gelecek olan tüm kız çocuklarına armağan olsun bu kupa.
Türk Kadını mücadele etmeye ve kazanmaya devam edecek. Bu kupa hepimizin. Bugün Avrupa'nın başkenti İstanbul. Bu gurur hepimizin.
Tamamı vergilerimizle yapılmış olan bazı köprü ve otoyolları özelleştirmek için alınan karar Resmi Gazetede yayımlandı. Yani önceden vergilerimiz bize köprü, yol olarak dönerken artık köprü ve yollar bize vergi olarak dönecek gibi görünüyor. Ayrıca şunu da unutmamak gerekir; 1986 yılından bu yana yapılan özelleştirmelerin %89’u sadece mevcut iktidar tarafından 2003 yılı ve sonrasında yapıldı. Hatta son 24 yılda yapılan özelleştirmelerin toplamı sadece bu yıl ödeyeceğimiz bir yıllık faize denk geliyor!
https://t.co/fTPAI0DFBI
Yaparsa AKP yapar!
Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilileri bugün yaptıkları açıklamayla köprü ve otoyolların özelleştirilmesi sürecine şimdiden şaibe karıştırmıştır.
Devletin yüksek kârla işlettiği köprü ve otoyolların gelirlerini düşük, giderlerini yüksek beyan ederek kamuoyunu yanıltmaya çalışmışlardır.
Bakanlık açıklamasında;
🔴Söz konusu köprü ve otoyolların 2025 yılı gelirini 600 milyon dolar olarak beyan etmiştir.
🔴Yine aynı açıklamada; bakım ve onarım giderlerinin ise 300 milyon dolar olduğunu belirtmiştir.
Bu tutarların gerçeği yansıtmadığını aşağıdaki belgelerle ortaya koyuyoruz!
🔵Bakanlığın açıklamasında belirtilen 600 milyon dolar:
Köprü ve otoyol gelirlerinden yüzde 20 KDV ve köprülerdeki yüzde 10 belediye payı düşüldükten sonra kalan 2025 yılının sadece ‘net geliridir’.
Karayolları Genel Müdürlüğü 2026 Yılı Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu'na göre;
KDV ve belediye payı eklendikten sonra yapılan doğru hesaplamaya göre;
Köprü ve otoyollardaki (vatandaşın ödediği tutar) ‘toplam gelir’ 804 milyon dolardır.
🔵Ayrıca Bakanlık aynı açıklamasında;
2025 yılı bakım ve onarım giderleri 300 milyon dolar olarak açıklamıştır.
Bu tutar da doğru değildir!
Zira Ulaştırma Bakanlığı 2026 Yılı Performans Programı Raporu'na göre;
2025 yılı bakım ve onarım giderleri 5 milyar 391 milyon liradır. Yani 126 milyon dolardır.
Görüldüğü gibi Bakanlık açıklamasındaki çarpıtmalar, devletimizin ve milletimizin çıkarlarına açıkça aykırıdır.
Peki Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilileri, kamuoyuna yanıltıcı açıklamalar yaparak kime ve neye hizmet etmektedir?
Acizlik şurada: bu köprü ve otoyollar paralı ve zaten devlete gelir akıyor. Özelleştirme dediği şu; 25 yılda akacak gelir 10 milyar $ ise , ver bana 7 milyar $ peşin, benim yerime sen topla geliri.
Yani, nakit akışını iskontolu devrediyor.
Aldığı vergi yetmiyor, çünkü faize harcıyor çoğunu. O da geleceğin gelirini indirimli satıyor, Tam acizlik. Başka bir numara yok
Önce (2005-2007) TÜPRAŞ, Telekom, ERDEMİR ve birçok büyük KİT satıldı.
Sonra (2013) elektrik- doğalgaz ağlarının özel sektöre devredildi.
2025'teki yükseliş, liman özelleştirmelerinin ihalesiz uzatılması..
Şimdi sıra köprü ve otoyolların nakit akışında.
İşin en vahim tarafı ise maliyeti...
Köprü ve otoyolların 2025 yılı kârı 600 Milyon Dolar! 30 yıllık beklenen kâr ise yaklaşık 18 Milyar Dolar!
Bunlar devletin zarar eden kurumları değil; tıkır tıkır işleyen, düzenli gelir getiren altın yumurtlayan tavukları. Peki bu devasa kârdan neden vazgeçiyorlar?
AKP’nin halka ihanet planı Resmi Gazete’de yayınlandı!
Cumhurbaşkanı kararıyla;
2 Boğaz Köprüsü, 8 Otoyol ve 2 Çevre Otoyolunun 30 yıllığına özelleştirilmesi kararı alındı.
Özelleştirme programına alınanlar⬇️
🔴Köprüler
1. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü
2. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü
🔴Otoyollar
1. KGM Avrupa Otoyolu
2. KGM Anadolu Otoyolu
3. İzmir-Aydın Otoyolu
4. İzmir-Çeşme Otoyolu
5. Niğde-Mersin-Adana (Batı) Otoyolu
6. Adana (Doğu)-Gaziantep (Batı) Otoyolu
7. Gaziantep (Doğu)-Şanlıurfa Otoyolu
8. Toprakkale-İskenderun Otoyolu
🔴Çevre Otoyolları
1. Bursa Çevre Otoyolu
(Çağlayan kavşağı-Yenişehir kavşağı)
2. Gaziantep Çevre Otoyolu
Devletin ücretli işlettiği 2 Boğaz Köprüsü ve 8 Otoyolun;
🔵2025 yılı toplam kârı 600 Milyon Dolar
🔵30 yıllık toplam kârı 18 Milyar Dolar!
Güncel kurla 871 Milyar 920 Milyon Lira!
Maliyeti yıllar önce vatandaşın vergileriyle ödenmiş ve devletin yüksek kârla işlettiği bu köprüleri, otoyolları ve çevre otoyollarını özelleştirmek vatandaşa ihanettir.
Bu yolları özelleştirmeyle işletecek olan şirketler 30 yıl boyunca araç geçiş ücretlerine zam üstüne zam yapacaklar.
Bunun adı Türkiye’nin geleceğini satmaktır!
Derhal bu özelleştirme kararından vazgeçin!
Kaynak: 05.09.2026 tarihli Resmi Gazete, 20.10.2010 tarihli Resmi Gazete
Size yazmak için bahane üretiyor gibi olacak ama son tweetten sonra 2 kere daha tutuklandım. Bazen hücrede zimmetli çakmağı kaybedince ya da kütüphaneden aldığım kitaba bir şey olunca dışarıdaki refleksimle çok geriliyorum ama sonra “napacaklar bir daha hapse atamazlar ya” diye kendimi rahatlatıyordum. Atabiliyorlarmış.
Neyse, Moby Dick bitti. İddianame hazır.
Duruşma tarihi 28 Eylül.
Görüşmek üzere.
TuzBiber ekibinden Deniz Göktaş'ın arkadaşı komedyen Akın Aslan, Deniz Göktaş'ın cezaevinden gönderdiği mesajı okudu.
"Sanki Süreyya Operası'nın önünden geçerken bir kalabalık görmüşüm, 'Ne eylemi acaba?' diye içlerine sokulmuşum ve eylem benim hakkımdaymış gibi bir gün.
N'aber?
Nasıl geçti haftanız?
Ben bu hafta üç defa tutuklandım, hem de cezaevindeyken.
Yani Karatepe'nin asi çocuğu, suç makinesi dehşet saçmaya devam ediyor.
Onun dışında iyiyim.
Siz de iyi olun.
Hepinize sevgiler, iyi ki varsınız."
#DenizGöktaş
10 gündür tutuklu olan Sendikamız Genel Başkanı Gökay Çakır ve 5 gündür açlık grevinde olan Başaran Aksu tahliye edilmiştir.
Madenciler başta olmak üzere tüm işçi sınıfının gözü aydın. Holdingleri üzmeye devam edeceğiz!
Ekrem İmamoğlu 30 dakikalık tahliye talebi vesilesiyle alabildiği sözde, Mahkeme karşısında;
* İddianameyi hazırlayan Başsavcısının Adalet Bakanı ve HSK başkanı olmasını, TV’lerden yaptığı yorumlarla yargısal süreçlere müdahale etmesini,
* Avukatının tutuklanmasını, savunmasının yaptırılmamasını, savunmasını anlatan kitabının basımının engellenmesini,
* Kendisinden helallik isteyen etkin pişman ifadesi veren kişinin, sorgusu sürerken savcı tarafından tutuklanmasının istenmesini ve bu suretle tüm tanık ve sanıkların hapisle korkutularak ifadelerinin yönlendirilip baskılanmasını,
* Kaçma ihtimali, tanıkları baskılama ihtimali bulunmamasına rağmen 1.5 yılı aşan tutukluluk sürelerinin açıkça cezalandırılma oluşunu,
* Adil yargılanma koşulları oluşturulmadan kendisi adına bir tahliye talebinin olamayacağını,
* uzun süredir tutuklu olan kadınları, çalışanları, avukatını, akrabalık nedeniyle esir tutulanların tahliye edilmesi gerektiğini,
Açık ifadelerle anlattı..
“Aziz milletim, millet şahidimdir, adaletsizliği kanıksamayın” diyerek sözlerini tamamladı..
Evet, canlı yayını istiyorum.
Hem de misliyle istiyorum. Başladığı ilk günden bugüne geçmiş duruşmalar da yayınlansın.
Her milimi yayınlansın, millet izlesin.
MADENCİLER KAZANDI, İŞÇİLER KAZANDI!
Basına ve kamuoyuna,
Direnişimizin 18. gününde Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçilerinin tüm yasal talepleriyle beraber kazanımla sonuçlandığını gururla duyururuz. Direnişimiz boyunca 8 kere gözaltına alındık, Enerji Bakanlığı önünde günlerce güneşin altında bekletildik, sendikamız Genel Başkanı Gökay Çakır ve Başaran Aksu tutuklandı, türlü baskılarla karşılaştık ama yılmadık! Halkımızın sonsuz desteği ve dayanışması ile bir uzlaşıya varılmıştır.
Yıldızlar SSS Holding’in 20 yıldır yarattığı sorunlar, yarattığı hak kayıpları her bir işçi için çeşitli ve katmanlaşmıştır. Yasal olan tüm alacaklar uzlaşı kapsamında belirlenmiş ve ödenmeleri hususunda anlaşmaya varılmıştır. Anlaşma uyarınca alacaklarımızın bir kısmı peşin yatırılmış, kalan kısmı için 40 günlük bir ödemeye planı hazırlanmış ve bu plan arabuluculuk tutanağı ile tartışmasız bir hale getirilmiştir. Bu halde direnişi kazanım ile bitirme konusunda yapılan ve tüm madencilerden oluşan oylamada firesiz bir şekilde direnişi kazanımla bitirme kararı alınmıştır.
28 Nisan 2026 tarihinde varılan uzlaşıya garantör olan İçişleri Bakanı ve Yardımcısı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve Yardımcısı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ve Yardımcısı, ilgili bakanlıkların yüksek bürokratları, Emniyet Genel Müdürü verdikleri sözlerde durmamış, holdingi korumak için seferber olmuşlardır. Tüm karşı koymalara rağmen, madenciler kendi dertlerini kendileri çözmüş, direnişi kendi öz güçleri ile kazanımla sonuçlandırmışlardır. Kamuoyu ve madenciler, madencilere reva görülen bu şartları unutmayacaktır.
3 Bakanlığın bu işi çözemediği ve çözmek istemediği anlaşılınca madenciler, Türkiye’deki her devlet kurumunun işaret ettiği Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne yürüme kararı almıştır. Bu kararın ardından Enerji Bakanlığı, direnişimizin 16. Gününde madencileri muhatap olarak görmeye karar vermiş ve ilk görüşme sağlanmıştır. Sendikamızın genel tavrı olarak görüşmeye ve uzlaşıya olan saygımızdan dolayı yürüyüşümüzü ertelemiştik. Ancak hemen ardından Genel Başkanımız Gökay Çakır ve Başaran Aksu, Külliyeye yürüme iradesi gösterdikleri için cezalandırılmaya kalkılmış ve tutuklanmışlardır. Tekrar ve tekrar altını çiziyoruz; Bizler meşruluğumuzu işçi sınıfından, madencilerden alıyoruz. Bizleri cezalandırma yetkisi yalnız onlardadır! Gökay Çakır ve Başaran Aksu derhal serbest bırakılmalı, 20 yıllık bu soyguna izin verenler tutuklanmalıdır!
Nisan ayında başladığımız ve üç etap süren Yıldızlar SSS Holding direnişimiz boyunca dayanışmasını bir an olsun esirgemeyen başta halkımıza, fabrika fabrika madencinin sesi olan işçilere, patron-sarı sendika ağıyla mücadele eden az sayıdaki sendikalara, emek ve demokrasi kurumlarına, siyasi parti ve milletvekillerine teşekkür ederiz.
Bizimle yürüyen, güneşin altında bekleyen, madencilerle esmerleşen basın emekçilerine ayrı bir teşekkürü borç biliriz. Oldukça iyi bildiğimiz ağır ve kötü çalışma şartlarında çalıştırılan muhabir dostlarımızın hepsine madenciler olarak minnettarız.
Bu zaferimizi tüm işçi sınıfına armağan ediyoruz.
Asla geri adım atmayacağız!
Hepimiz Gökay Çakır’ız, hepimiz Başaran Aksu’yuz!
Bağımsız Maden İşçileri Sendikası