İntihar eden çocuklar var. İstismara, tacize uğrayan çocuklar var. Mülteci çocuklar, ailesi dağılmış, anasız babasız kalmış çocuklar var. Aç çocuklar, işçi çocuklar, çocuk bile kabul edilmeyen çocuklar var. Okuyamayan, yok sayılan, insanlar içinde en minik, en çaresiz insanlar. Öyle ki yetişkinler dinlemezse bir hikayeleri de yok.
Ebeveyni " annecim, babacım" dedi diye kimlik krizine giren çocuk olamaz. Çocuğa hayatının başından itibaren herkes " sen" zamiriyle hitap eder. Çocuk kabaca 2 yaştan sonra kendini kendi ismiyle veya
" sen" diye değil de " ben" zamiriyle temsil eder. Ahmet gitti demez de ben gittim demeyi öğrenir. Annecim babacım gibi bir hitabı, bir çocuk 2 yaşta çözer. Bir hastalığı, zeka geriliği yoksa çocuk annecim denince kimlik krizine falan girmez.
Anne baba da " ben sende anne oldum", " senle babalığı buldum" anlamında " babacım, annecim" diyor. Bir çeşit edebi sanat ve anlayan anlıyor, dert etmeyin bence.
Milyonlarca çocuk okula aç mı gidiyor tok mu? Bu derdin yok sayılması mesela, yok sayılmak, yoksul insanlar üzerinde bir kimlik bunalımı yaratır mesela.
Böyle insanları dinleyince kendi hayatları dışında dünya zerre kadar umurlarında değil hissi uyanıyor bende.
Eşimin dahil olduğu çeşitli whatsapp anne grupları var. Herkes kocasına acaip gıcık oluyormuş ve şikayet ediyormuş. Eşim de üzülmesinler diye ve grupların ahengini bozmamak için beni şikayet ediyormuş bişeyler uydurarak feyk.
Merhaba, meselemiz psikoloji değil terapi kültürü olmalı çünkü şöyle bir sorun var psikoloji Türkiye'de bilim olarak değil uygulama alanı hizmet ve piyasa faaliyeti olarak konumlandırılıyor. Yani meslek yasası yok. Meslek yasası yetki tanımı sınır çizimi epistemolojik netlik demektir. Ama ortada net bir şey yok. Yani psikolog mu? Terapist mi? danışman mı? koç mu? Bu belirsizlik bilinçli olarak korunuyor çünkü. Serbest piyasa genişliyor. Sertifikacılık patlıyor. Denetimsizlik esneklik diye sunuluyor. Böylece psikoloji psikiyatrinin biyomedikal diliyle terapötik ideolojinin dili arasında sıkışmış durumda kalıyor.
Bu da psikolojiyi toplumsal eleştiri aracı olmaktan çıkarıp bireyi sisteme uyumlandıran bir regülasyon teknolojisine dönüştürüyor.
Sitemizde kızım bir çocuk gördü ve “arkadaş olalım mı?” dedi. Annesi de “N….’cigim arkadaş olmak ister misin istemezsen bunu yapmak zorunda değilsin.” dedi.
Hakikaten bu bencil çocukların ileride sağlıklı bireyler olacağını düşünüyor musunuz?
Ege üniversitesi’ndeki palalılardan birisinin babası savcıymış.
Dün okula saldıranın babası Emniyet Müdürü.
Gülistan Doku’nun 6 yıl sonra ortaya çıkartılan katili Valinin oğlu.
“Keko” falan değiller ülkeye baştan egemen olan güç zehirlenmesinin bir basamak altındaki aynaları.
bugün yarım saatlik bi mr’a girdim, yemin ederim ülkedeki çoğu mekandan daha iyi çalıyor. sgk anlaşmalı berghain keyfi… sonuçta ikisine de ilaçlı giriyosun, hiç almanı zengin etmeye gerek yok. ambient drone experimental saykedelik göttenveren minimal tekno severlerin bilgisine🤌
tüm öğrencileri olarak hayranıydık. muhteşem bir doktor ve hocadır, müthiş zarif bir insandır. saygılar hocam yıllar sonra sizi gördüğüme sevindim. ayrıca her zamanki gibi çok şıksınız.
genel cerrahi asistanı: tus'ta ne istiyorsun
ben: psikiyatri abi
asistan: yav o da bölüm mü kesip biçmeyen doktor mu olur tıpla alakası yok boş bölüm
o sırada kendisinin yaptığı en önemli iş: pansuman arabasını pansuman odasına özenli park etmek