Çağ yine yamyamlık çağı. Hayvan yerken kibarlaştık, insan yerken de. Hayvanlar gösterişli mekanlarda şık tabaklarda yeniyor attık. İnsanlar da edinilmiş sıfatlarla özenle seçilen kelimelerle. Soslu dünyanın süslü katilleri.
Yazarımız ve çalışma arkadaşımız Deniz Göktaş’ın gözaltına alınmasını kabul etmiyoruz. Mizahı ters kelepçe ile susturamazsınız; o kelepçeler ne Deniz’in cesaretini ne de mizahın özgürlüğünü tutsak alabilir. Arkadaşımız Deniz Göktaş’ın yanındayız, derhal serbest bırakılsın!
Bir ihtimal daha var; belki Deniz Göktaş da sizler kadar iyi tanıyor Erdoğan’ı ama bir farkı var; korkak değil, başına gelecekleri göze alıyor. Otosansür yapmayı, susmayı, korkakların aksine şerefine yediremiyor.
Korkaklığı akıl kılıfına sokmuyor, haysiyetini daha çok önemsiyor.
İkinci gösterim Ölü Deniz, bugün 20:00’da, youtube kanalımda yayında.
Harbiye’de çektik, 90 dakika, olduğu gibi, size emanet. sevgiler.
tam şurada olacak: https://t.co/uynn4dJQL5
X hesabımız @morcativakfi geçtiğimiz günlerde BTK kararıyla Türkiye’de erişime engellendi. Hukuki süreç sonuçlanana kadar açtığımız bu yeni hesabı kullanacağız.
Takip ederek ve paylaşarak destek olabilirsiniz.
Zonguldaklı arkadaşlarım varsa Zonguldak'ta 25 kişiye iki saatlik bir eğitim verebileceğim merkeze yakın kafe, toplantı salonu vs arayışım var. Şurayı ara orası uygundur bence diyebileceğiniz bir yer varsa rica etsem bana söyleyebilir misiniz? Çok teşekkür ederim şimdiden 🍀
Kavga verilirken akıl değil destek verilir.
Kavga edene daha önce yüz kere söylemiş olsan da, bin kere haklı olsan da, seni kırk kere dinlememiş olsa da...
Davasını haklı buluyorsan kavgasında destek verirsin.
Eleştiri, serzeniş, geçmişin defterleri vs. sonra gelir.
Ve şimdi kavga veriyorlar CHP G.Merkez'de.
Verenler hepimizin yoldaşı değil. Ama davaları haklı, tarihin doğru yerindeler.
O halde şu an sadece destek, yalın destek.
Mahkeme aracılığıyla YSK’nın 2,5 yıl önce tasdiklediği kongrenin iptal edilmesi ve ana muhalefet partisine karşı mutlak butlan ataması yapılması, idari hukukumuzda ve siyasi tarihimizde emsali olmayan bir gelişmedir. Bu karar geçerli olursa artık her partinin yönetimini mahkemeler belirleyebilir. 1946’dan beri kör topal devam eden seçimli sistemimizde bunun bir örneği yok.
Karardan bu yana bazı gazeteci, yorumcu ve siyasetçilerin CHP’nin meşru genel başkanı Özgür Özel’e iki yanlış öneri sunduğunu görüyorum:
1) CHP’den ayrılıp yeni parti kurarak İYİP gibi mücadele edin.
2) Kılıçdaroğlu ile uzlaşıp ya da imza toplayıp olağanüstü kurultaya gidin.
Bu iki yoldan hangisi seçilirse seçilsin CHP, muhalefet ve ülkedeki seçimli sistem kaybeder. Mevziyi kaybeden bu demokratik mücadeleyi de kaybeder.
İlan ediyoruz:
Bu karara ve Saray’ın karşı devrimci saldırısına direneceğiz.
Başta bu kararın çıkmasına vesile olan ve koltuğa geçmeye niyetlenen herkes Saray’ın kuklasıdır.
İktidar icazetiyle CHP koltuğuna geçecek kişiyi siyaseten tanımayacağız.