Yol Haritamız da 4 Ekim'de Türkiye Genelinde 99 Şubemizden aynı anda saat : 14.00 te Basın Açıklamamız Yankılanacak ! Tüm meslektaşlarımızın bulundukları yerlerde TEMAD Şubelerinin basın açıklamasına destek vermeye davet ediyoruz .
TECÂVÜZ ADASI
"Akşam oldu mu bizim içimize Ermeniler gelirdi. 150 tane kadar kadın içinden 10-11 tanesini seçip götürürlerdi.
Sabaha kadar bu kadınlara tecavüz ederlerdi. Bu kadınlar öyle olurdu ki kan revan içinde kalır,
Aylar önce vatandaşlık verilen Suriyelilerin yivli-yivsiz tüfek ruhsatı için yoğun başvuruda bulunduğunu, özellikle Mersin'deki adliyelerde ruhsat almak isteyen Suriyeli yoğunluğunu duyurmuştum!
Şimdi ise Yılmaz Özdil atış poligonlarının Suriyelilerle dolu olduğunu söylüyor!
Eski Ordu Milli sporcudan alıntıdır.
ZORDUR TSK’DA HEM ASTSUBAY HEM DE SPORCU OLMAK.
Olimpiyat ikincisi olan meslekdaşım Astsubay Yusuf Dikeç’in verdiği röportajda söylediği bir şey dikkatimi çekti “Bu ikinciliğimi Silahımı alanlar dışında 85 milyona armağan ediyorum” dedi. Neler yaşadığını bilmiyorum ama kendi yaşadıklarımla net tahminlerim var.
ZORDUR ASTSUBAY OLARAK SPORCU OLMAK
Yaşınız gençtir bir birliğe gencecik bir astsubay olarak atanırsınız, çömezsinizdir.
Sportif bir yeteneğiniz varsa sizi yılın belli dönemlerinde yazı ile Ordu Milli Takımına, Kara/hava/deniz/jandarma güç takımlarına davet ederler. İşte bu yazı geldiği gün mücadeleniz başlar. Takım/bölük/tabur/alay komutanları önümüzde falanca denetleme, filanca atışlar, fişmankeş tatbikat var gitmemelesin diye tacizde bulunurlar. Onlar için bu astsubay çok yetenekli olimpiyat/dünya/Avrupa şampiyonu olacakmış hiç önemli değildir. Onlar için önemli olan o tatbikatta/denetlemede/atışta birinci olup kendi istikballerini garanti altına almaktır. Yani Yusuf’un olimpiyat müsabakasında hedef tahtasındaki vuruşu önemli değildir, filanca denetlemedeki hedef tahtasındaki vuruşu daha önemlidir. Tahminim o ki Yusuf’da bu aşamalardan geçmiştir. O bu ropörtajı doğaçlama vermemiştir. Yılların birikiminin bir açıklamasıdır bu. Gençlik yıllarında bu tacizlere boyun eğmediği için bugün olimpiyat ikincisi bir atıcımız olmuştur.
NELER YAŞAMIŞ OLABİLİR
Sıralı komutanlarının telkinlerini(örtülü emirlerini) dikkate almayanlar,
• Öncelikle birlikte olmadıkları sürece tatile gitmiş muamelesi görürler.
• Tutamadıkları nöbetlerin hepsini günaşırı nöbet tutturarak tamamlatırlar.
• İzin planlamasında sen zaten izin yaptın diyerek en istenmeyen tarihlere izinlerinizi planlarlar.
• Mazeret izinlerinizi kullanmış olarak değerlendirirler.
• Mesai saatleri dışında bir takım işler yapılacaksa bütün bu işlerde sizi görevlendirirler.
• Çöp kamyonunun değişmez araç komutanı siz olursunuz.
• Gözünün üstünde kaşın var diye nedenlerle size ceza vermek için fırsat kollarlar.
• Siciliniz ile ilgili mutlaka bir kenara olumsuz not düşerler.
• Sizin başka bir yere tayin olmanız için çaba sarf ederler.
Yani kısacası ellerinden geleni ardlarına koymazlar.
Bir astsubay olarak bunları göğüsleyebilirseniz olimpiyat ikincisi olabilirsiniz. O kadar çok tanıdığım bildiğim süper yetenekli arkadaşım vardı ki sırf bu mücadeleyi yapmamak için yeteneklerinden vaz geçtiler.
YAKIN GÖZLÜĞÜ İLE OLİMPİYAT İKİNCİLİĞİNE
Hani rakiplerinin güzel teçhizatları var ya, muhtemelen o teçhizatları Yusuf’da talep etmiştir. Sizce elinden silahını alan zihniyet, ona bu teçhizatı alır mı. O da yakın gözlüğü ile eli cebinde bütün bunlara inat yapacağını yaptı.
YAŞADIK Kİ YAZIYORUZ
Yukarıda yazdıklarım benim yaşadıklarımın kısa bir özeti. Yusuf’un üstü kapalı anlatmak istediklerinin açıklamasıdır. Eminim ki bizim kuşaktan TSK da astsubay olup sporcu olanlar bu yazdıklarımın altına imzalarını atacaklardır.
Hakan Arslancan
Emekli Astsubay
Eski Ordu Milli Sporcu
Atatürk ölümüne kadar fabrika açmakla uğraşmış
- Ankara Fişek Fabrikası (1924)
- Gölcük Tersanesi (1924)
- Şakir Zümre Fabrikası (1925)
- Eskişehir Hava Tamirhanesi (1925)
- Alpullu Şeker Fabrikası (1926)
- Uşak Şeker Fabrikası (1926)
- Kırıkkale Mühimmat Fabrikası (1926)
- Bünyan Dokuma Fabrikası (1927)
- Eskişehir Kiremit Fabrikası (1927)
- Kırıkkale Elektrik Santrali ve Çelik Fabrikası (1928)
- Ankara Çimento Fabrikası (1928)
- Ankara Havagazı Fabrikası (1929)
- İstanbul Otomobil Montaj Fabrikası (1929)
- Kayaş Kapsül Fabrikası (1930)
- Nuri Killigil Tabanca, Havan ve Mühimmat Fabrikası (1930)
- Kırıkkale Elektrik Santrali ve Çelik Fabrikası (1931)
- Eskişehir Şeker Fabrikası (1934)
- Turhal Şeker Fabrikaları (1934)
- Konya Ereğli Bez Fabrikası (1934)
- Bakırköy Bez Fabrikası (1934)
- Bursa Süt Fabrikası (1934)
- İzmit Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası (1934)
- İzmit Kağıt ve Karton Fabrikası (1934)
- Zonguldak Kömür Yıkama Fabrikası (1934)
- Keçiborlu Kükürt Fabrikası (1934)
- Isparta Gülyağı Fabrikası (1934)
- Ankara, Konya, Eskişehir ve Sivas Buğday Filoları (1934)
- Kayseri Bez Fabrikası (1934)
- Nazilli Basma Fabrikası (1935)
- Bursa Merinos Fabrikası (1935)
- Gemlik Suni İpek Fabrikası (1935)
- Keçiborlu Kükürt Fabrikası (1935)
- Zonguldak Taş Kömür Fabrikası (1935)
- Ankara Çubuk Barajı (1936)
- Barut, Tüfek ve Top Fabrikası (1936)
- Malatya Sigara Fabrikası (1936)
- Nallıhan Dokuma Fabrikası (1936)
- Kayseri Buğday Siloları (1936)
- İzmir Yünlü Dokuma Fabrikası (1937)
- Malatya Bez Fabrikası (1937)
- Kırşehir Çimento Fabrikası (1938)
- Divriği Demir Madenleri (1938)
- Divriği Demir Çelik Fabrikası (1938)
- Sivas Çimento Fabrikası (1938)
Kadının Türklükteki ve Diğer Toplumlardaki Yeri
1. Türklerin En Eski Destanları: Yaratılış Destanı'nda, Yaratıcıya ilham veren figür, "Ak Ana" adlı kadındır.
2. Oğuz Kağan Destanı: Oğuz Kağan'ın kutsal eşlerinden biri mavi bir ışıktan, diğeri kutsal bir ağaçtan doğan olağanüstü kadınlardır.
3. Bilge Kağan Kitabesi: Bilge Kağan, "Sizler Anam Katun, Büyük Annelerim, Hala ve Teyzelerim, Prenseslerim..." sözleriyle hitap eder.
4. Eski Türk İnancı: "Han ile Katun" gök ve yerin çocukları olarak kabul edilirdi ve kadının yeri yedinci kat göktü.
5. Eski Türk Destanları: Kadın her zaman erkeğinin yanındadır ve güç ve ilham kaynağı olarak kabul edilirdi.
6. Türk Kültüründe Kadın: Destan kahramanları, iyi ata binen, iyi savaşan ve iyi kılıç kullanan kadınlarla evlenmek isterdi. Örneğin, Korkut Ata'nın Bamsı Beyrek öyküsündeki Banu Çiçek Katun.
7. Eski Türk Atasözü: "Birinci varsıllık sağlık, ikinci varsıllık iyi bir kadın."
8. Savaşta Kadınlar: Kadınların düşmana esir düşmesi büyük bir utanç sayılırdı.
9. Oğuz Kağan Destanı: Irza tecavüzün cezası ölüm veya gözlere mil çekilmesiydi. Arap gezgini Ahmed bin Fadlan, Türklerin tecavüz suçlusunu bacaklarından çapraz bağlanmış iki ağaca bağlayıp ipi kestiklerini anlatır.
10. İbn’i Batuta: "Türklerin kadınlarına gösterdiği hürmet çok farklıdır; burada kadınların değeri ve derecesi erkeklerinden daha üstündür."
11. Kağanın Buyrukları: Yalnızca "Kağan buyuruyor ki" ifadesiyle başlamışsa geçerli sayılmazdı.
12. Elçi Kabulleri: Hatun, hakanla beraber olurdu; tören ve şölenlerde hakanın solunda oturur ve siyasi ve idari konulardaki görüşlerini açıklarlardı. Örneğin, Büyük Hun İmparatorluğu adına Çin ile ilk barış antlaşmasını Tanrıkut Mete Han’ın Katunu imzalamıştır.
13. Ebul Gazi Bahadır Han: Secere-i Terakime'de Oğuz ilinde yedi kızın uzun yıllar beylik yaptığını anlatır.
14. Kadının Yüceliği: Altay Dağları'nın en yüksek tepesine "Kadınbaşı" adı verilmiştir.
15. Miras Hakkı: Eski Türklerde kadın miras hakkına sahipti ve kendi malını istediği gibi kullanma hakkına sahipti.
16. Boşanma Hakkı: Eski Türklerde koca karısını boşayabildiği gibi, kadın da kocasını boşayabilirdi.
---- Diğer Toplumlarda Kadının Yeri ---
1. İngiltere: 11. yüzyıla kadar kocalar karılarını satabilirdi. Hıristiyanlar ise kadına şeytan gözüyle bakmışlardır. Kadınlar İncil'e el süremezdi ve okuma hakkını ancak Hanry döneminde (1509-1547) elde etmiştir.
2. İngiliz Piskoposu Dour: 1888'de Westminster Kilisesi'nde vaaz verirken, "Yüz yıl öncesine kadar kadın erkeğin sofrasına oturma hakkına sahip değildi ve sorulmadan konuşamazdı. Kocası başının ucuna büyük bir sopa asardı ve kadını emrini tutmadığında kullanırdı. Erkek çocuklar annelerine hizmetçiden fazla değer vermezlerdi." demiştir.
3. Çin: Boşanma hakkı yalnızca erkeğe aitti.
4. Budizm: Buda, ilk başlarda kadınları dinine kabul etmemiştir.
5. Roma Hukuku: Kadın kendi malına hükmedemez, vasiyet yapamazdı. Roma hukuku kadını ergin kabul etmez, eksik uslu sayardı. Dul kadının evlenmesi suç sayılırdı.
6. Çin: Yeni doğan erkek çocuk pahalı kumaşlara, kız çocuk ise bez parçalarına sarılırdı.
7. İran: Kanları bozmamak için yakın akrabalarla evlilik uygun görülürdü. Bu nedenle, anneleri ve kız kardeşleriyle evlenenler olmuştur (özellikle Mazdeizm döneminde).
8. Araplar: 4 kadınla birden evlilik, cariyelik, ve itaat etmeyen kadına dayak kutsal kitaplarında vardır.
TÜRK TÖRESİ'NDEN 33 BUYRUK
1- Tengri (yaratan) Tektir.
2- Her kim ki Tengri'den kut almak dilerse, başkasına yakarmasın.
3- Bir il, bir Kağan, bir Tengri!
4- Bir kına iki kılıç girmez. Bir hatun iki er alamaz ve bir budunda iki töre olmaz. Töre tektir. Töre kesin ve keskindir. Kim ki töreye uya kutlanır-Kim ki töreye kıya katlanır.
5- Kimse töreden üstün değildir. Dirlik ve birlik için töre budur.
6- Bir çoban sürüsünden, bir er ailesinden, bir Kağan budunundan sorulur.
7- Her er eşine, atına, pusatına sahip çıkacak.
8- Ana babaya ve ataya tazim durulacak.
9- Hısmına sarılacak, komşusunu gözetecek.
10- Er kişi yalan söylemeyecek.
11- Mal çalan, mülk çalan misliyle ödeyecek, Hesabı ya malıyla ya canıyla sorulacak.
12- Kim ki bir ırza musallat olursa, canından olacak.
13- Her kim olursa olsun haksız, aldatıcı iş tutarsa hesabı hemen sorulacak.
14- Cenkten beri duran ya da kaçan tamuya(cehennem) uçacak.
15- Aman dileyene kılıç üşürülmeyecek, sığınana arka dönülmeyecek.
16- Baş kaldıranın başı alınacak, hak isteyenin hakkı verilecek.
17- Kimse kimseye üstünlük taslamayacak. Ne ak etin karadan, ne karanın kızıldan, ne kızılın sarıdan farkı olmayacak.
18- Kin ve gururdan uzak olunacak.
19- Mazluma merhamet, zalime azap duyulacak.
20- Zayıfa, yaralıya, çocuğa ve kadına el kaldırılmayacak.
21- Kızı isteyen kağan da olsa, bey de olsa kız istediğine verilecek.
22- Gereksiz yere ağaç kesmeyeceksin, suyu kirletmeyeceksin.
23- Bilmeyip de bildim demeyeceksin, bilene danışacaksın.
24- Bugünün işini yarına bırakmayacaksın.
25- Kusur görmeyecek, kusur aramayacaksın.
26- Güçlüyken affet, zayıfken sabret.
27- Yazgına asi olma.
28- Yaptığın iyiliği unut, yapılan iyiliği unutma.
29- Herkes adaletle iş görecek.
30- Her ne edersen et, yargılanacağını her daim akılda tut.
31- Milletine yaban kalma. İpeğin iyisine, sözün güzeline kanma, onlara boyanma.
32- Kağan odur ki adaleti üstün tutsun, töreyi yaşatsın. Töre yok olursa il yok olur. il olmazsa budun kul olur.
33- Ey Türk Oğuz beyleri, ey milletim işitin!!!
"Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe senin ilini ve töreni kim bozabilir"
Titre ve kendine dön!!!