⚡️Vazgeçmek, geri adım atmak yok!
Hacettepe’de demokratik haklarını kullandıkları için yıllarca uzaklaştırma cezası alan arkadaşlarımızla nöbete başlıyoruz.
Eğitim haktır, geri alacağız!
📅 11 Mart ��arşamba
📍Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü A Nizamiye Kapısı
🕔 12.00-17.00 arası
19 Mart direnişini büyüttükleri gerekçesiyle 1 yıl uzaklaştırma cezası alan Hacettepeli arkadaşlarımız için yürüyoruz!
Üniversitelerimiz kayyum rektörlerin de temsil ettikleri iktidarın da arka bahçesi değildir.
Cezaları kaldıracağız, arkadaşlarımızla kampüslerimizde yeniden buluşacağız.
📢Yaşasın öğrenci dayanışması!
#Açıklama | Boğaziçi’nde yaşananlar, AKP iktidarının üniversitelere bakış açısıdır.
Geçtiğimiz hafta, Boğaziçi kayyum yönetiminin aldığı öğrenci kulüp odalarının taşınması kararının ardından yüzlerce öğrenci karara karşı bir araya gelmişti.
Talepleri için bir araya gelen öğrencilere ise kampüse giren polisle, taleplerinin bastırılmasıyla cevap verildi; Boğaziçi fiilen abluka altına alındı.
Sonraki günlerde, Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilecek olan etkinlik için ise öğrencilerin kampüse giriş-çıkışı yasaklandı, kampüs içindeki yurtlarda kalan öğrenciler tahliye edildi, etkinliği protesto eden öğrenciler ise gözaltına alındı.
Eğitim yılının başında YÖK’ün aldığı fiili OHAL kararları da, Boğaziçi’nin ablukaya alınması da, üniversitelerin baskı altında tutulması da AKP iktidarının üniversitelere bakış açısını bize bir kez daha gösteriyor:
Üniversiteleri özgür bilimin üretildiği, özerk yapılar olarak değil; gençliğin işçileştirildiği, her türlü muhalif sesin bastırıldığı “içi boş” kurumlar haline getirmek istiyorlar.
Tüm bu baskılara karşı Üniversiteli Dayanışma Ağı olarak haklı taleplerini yükselten, zorbalığa karşı mücadele eden Boğaziçi öğrencilerinin ve direnişin yanındayız.
Yaşasın öğrenci dayanışması!
Yandaşa, kayyuma, saraya milyarlarca lira bütçe akıtılırken; kötüleşen ekonomik koşulların faturası öğrencilere kesiliyor.
KYK'nın biz öğrencilere günlük 133TL'yi reva gördüğü sefalet bursuyla en temel ihtiyaçlarımızı dahi karşılayamıyoruz; eğitim hayatımızı devam ettirmek için ucuz iş gücü olmak zorunda kalıyoruz.
Birileri gününü gün ederken öğrencilerin yoksullukla boğuşmasını kabul etmiyoruz!
Geçimsizliğe mecbur değiliz!
#mecburdeğiliz
AKP'nin propaganda alanına dönmüş, içi boşaltılmış niteliksiz eğitim düzenini kabul etmiyoruz!
Bilimsel ve nitelikli eğitim sağlayan üniversiteler için dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz.
Niteliksiz eğitime mecbur değiliz!
#mecburdeğiliz
Geçimsizliğe, Niteliksiz eğitime, Anti-demokratik uygulamalara; kısaca bozuk düzeninize #MecburDeğiliz demek için bir araya geliyoruz!
Üniversiteli Dayanışma Ağı olarak Türkiye’nin dört bir yan��ndaki kampüslerimizde mücadeleyi büyütmek, öğrenci taleplerini yükseltmek için mücadele ediyoruz.
Taleplerimiz meşru, hedefimiz belli: özerk-demokratik üniversiteleri hep birlikte kuracağız!
Sen de bize katıl, dayanışmayı birlikte büyütelim.
https://t.co/OCSeVn52zg
#MecburDeğiliz
📍 Zonguldak
📣Sistemin biz öğrencilere reva gördüğü KYK Kredi/Burslarına yapılan sözde zamları kabul etmiyoruz. Saraya değil öğrenciye bütçe demek için bir kez daha alanlardaydık.
📍 Zonguldak
⚡ Karadeniz'in dolu ve yağmur fırtınası isyanımız durduramadı!
📣Zamlar, yoksulluk, işsizlik ve sömürü düzenine karşı gençlik sokakta! Parasız, bilimsel, demokratik eğitim; insanca yaşanabilir ücret; özgür bir gelecek için haykırdık!
📍 Zonguldak
📣KYK bursları günlük bir simit parası bile etmiyor, yemekhaneler niteliksiz, eğitim hakkı gasp ediliyor!
🚩Kayyuma, yandaşa değil öğrenciye bütçe!Üniversiteliler olarak yoksulluğa, geleceksizliğe karşı sesimizi yükseltiyoruz!
İzmir'de 19 Mart eylemlerine katıldıkları için tutuklanan sıra arkadaşlarımızın yanındayız!
19 Mart'ın 9. ayında, haksız tutuklamalara karşı dayanışmayı büyütüyoruz.
📍Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kapısı
��️19 Aralık Cuma
🕕18.00
#hepimizoradaydık
Yandaş kayyumlara değil bilime bütçe!
Kampüslerimizde bilimsel ve nitelikli eğitimin sağlandığı özerk ve demokratik üniversiteler için dayanışmanın ağlarını örmeye devam edecek, mücadeleyi birlikte büyüteceğiz!
Yandaş kayyumlara değil bilime bütçe!
2026 yılında üniversitelere ayrılacak bütçe Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 214.67 milyar TL olarak belirlendi.
Bütçeden üniversite özelinde en çok ödeneği alan 19 milyar TL ile Ankara Üniversitesi olurken bütçenin sadece 212 milyon TL'lik kısmı bilimsel eğitime ayrılmakta. Üstelik bu oran diğer üniversitelerde daha da düşüyor.
Eğitime ayrılan bütçeyle üniversitelerin niteliğinin artırılması ve öğrencilerin taleplerinin karşılanması gerekirken bütçeler yandaş kayyumlar aracılığıyla üniversiteleri AKP iktidarının çıkarına göre dizayn etmek için harcanıyor, üniversiteleri ticarethaneye dönüştürerek yandaşların yararına peşkeş çektiriliyor.
Bugün, üniversite öğrencileri olarak kampüslerimizde nitelikli ve bilimsel eğitime erişemiyorken tuvaletlerde peçete ve sabun bulunmasından gerekli teknolojik altyapının sağlanmasına kadar pek çok temel hakkımız dahi karşılanmıyor.
Bütçenin yandaş kayyumlara aktarılmasını kabul etmiyor, sözümüzü yineliyoruz:
Kampüslerimizde bilimsel ve nitelikli eğitimin sağlandığı özerk ve demokratik üniversiteler için dayanışmanın ağlarını örmeye devam edecek, mücadeleyi birlikte büyüteceğiz!
🔴MESEM bir eğitim modeli değildir.
Bu uygulama, sermayenin ucuz işgücü ihtiyacı için çocuk emeğini sistemli biçimde istismar edilmesinin adıdır.
📣Çocukları değil, sermayeyi büyüten bu düzene Köle Değiliz!
KAMPÜSLERİMİZDE NEFRET SÖYLEMİNİ KABUL ETMİYORUZ!
İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde düzenlenecek olan “Aileye yönelik modern tehdit: eşcinsel yönelim” etkinliğini teşhir ediyoruz!
Üniversite öğrencileri eğitimsizlik ve geleceksizliğe sürüklenirken bu yılı “Aile Yılı” ilan edenler Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesini nefret söylemi içerikli etkinliklere ayırıyor.
Kampüslerimizde nefret söylemi içerikli etkinliklerin düzenlenmesi kabul edilemez!
Bugün Anadolu Üniversitesi’nde, içinde Üniversiteli Dayanışma Ağı üyelerimizin de bulunduğu sıra arkadaşlarımız; nitelikli, ucuz ve rezervasyonsuz yemek isteğiyle toplandılar. Polis ve özel güvenlik, en temel haklarını isteyen öğrencilerin üzerine saldırdı!
Bize açlığı reva gören; rezervasyon sistemi ve günlük yemek uygulamasıyla bizi müşteri olarak gördüğünü açıkça ortaya koyan kayyum rektör yönetimi, öğrenci düşmanı tutumunu bizlere açıkça şiddet uygulayarak bir kez daha göstermiştir!
Tüm üniversitelileri; bizi öğrenci değil müşteri olarak gören, en haklı taleplerimize dahi saldıran bu zihniyete karşı dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz!