Sokak hayvanları,
insanın kalbinde saklı olan rahmetin
açığa çıkması için yaratılmış ilahi bir aynadır
Onlar konuşmadan öğreten mürşidler gibidir;
bir kaldırım köşesinde sessizce beklerken sabrın,
bir damla suya yönelirken ihtiyaç bilincinin ve
bir dokunuşla gözlerinde beliren güvenle
teslimiyetin hikmetini hatırlatırlar
Hakikatte tasavvuf,
varlığı “Allah’ın isim ve sıfatlarının tecellisi”
olarak okur; bu nedenle bir kedinin zarafeti,
bir köpeğin sadakati, bir kuşun özgürlüğü aslında Rahman ve Rahîm isimlerinin yeryüzündeki küçük
fakat derin yansımalarıdır
İnsan sokakta bir hayvanla karşılaştığında
yalnızca bir canlıyla değil, kendi kalbinin
merhamet kapasitesiyle yüzleşir;
çünkü merhamet edilen her varlık,
insanın nefsinin kabuğunu incelten
bir iç yolculuğa dönüşür
Bu sebeple tasavvuf ehli için
sokakta bir hayvana verilen bir parça ekmek,
yalnızca bir besleme eylemi değildir; o an
insanın “ben merkezli” varoluşundan çıkıp
ilahi rahmetin akışına katıldığı bir ibadet halidir
Nitekim hakikat yolcuları bilir ki kalp,
yalnız zikirle değil, mahlûkata şefkatle de arınır
Sokak hayvanlarının sessiz varlığı bu yüzden
şehirlerin en derin tasavvuf derslerinden biridir:
Onlar insana, yeryüzünde yaşayan
her canlının aynı ilahi nefesin emaneti
olduğunu ve gerçek insanlığın,
güçte değil merhametin inceliğinde
saklı bulunduğunu hatırlatır
En güzele emanet olun,
Güçlü Metin