Değerli üstatlarım ve meslektaşlarım, merkez kariyer uzmanı değerli arkadaşlarım, bildiğiniz üzere sosyal medya üzerinden özlük haklarımızla ilgili farkındalık yaratma yönündeki çabalarım sonucunda 04.08.2026 tarihinde Sosyal Güvenlik Müfettişleri Derneğimizde tarihi bir toplantı gerçekleştirmiştik. Mevcut yapıların ihtiyaca cevap vermemesi nedeniyle -ki bu sadece sosyal medya çalışmasının dahi sonuç vermesiyle apaçık ortadadır-bu toplantıya ilgi hayli yoğun olmuştur. Toplantı sonrasında bir linç kampanyasına maruz bırakıldım. Hiçbir dernek yöneticisinin yapmadığı şekilde ve yoğunlukta özlük haklarımızla ilgili sorunları gündemde tutma çabalarım bazı dernek yöneticilerini rahatsız etmiş ve konfor alanlarından çıkmamak adına şahsıma yönelik inanılmaz bir kara propaganda yürütülmeye başlanmıştır. Gelinen noktada, camiamız üzerinde kurulmuş olan temsil tekelini tek başıma kırmam mümkün olmamıştır. Dernek yöneticilerinin eski alışkanlıklardan ve yöntemlerden kurtulamadığı bu ortamda tek başıma bunu başarmam mümkün değildir, açıkçası artık gerekli de değildir. 17.08.2026 tarihi itibariyle, onurla yürüttüğüm, kişisel tarihimde en çok emek verdiğim işlerden biri olan Sosyal Güvenlik Müfettişleri Derneği başkanlığı görevimden istifa etmiş bulunmaktayım. Bu süreçte edindiğim dostluklar, yol arkadaşlıkları benim için çok kıymetlidir ve bakidir. Edindiğim izlenim şudur ki, birçok dernek tabanı dernek yöneticilerinden zihnen ve fikren çok ileridedir. Umarım bu arkadaşlar ileride dernek yönetimlerinde söz sahibi olabilecek iklimi ve zemini bulabilirler. Artık camiamızın temsil tekelini elinde bulundurduğu iddiasında olan ve bunu kimselerle paylaşmamak için her yolu mubah sayan arkadaşların yüklendiği sorumluluk oldukça ağırdır. Gözümüz üzerlerindedir. 2026 yılı Kasım ayı sonuna kadar o çok güvendikleri ve asla başka birini denemek istemedikleri yöntemleri ile özlük hakkımızın teslimini sağlamalıdırlar. Aksi takdirde istifa etmelidirler. Dernek üyeleri de kendilerinden bunu beklemeli ve talep etmelidirler. Camiamızın aynı yöntemlerle hiçbir şey elde edememe sürecine tahammülü kalmamıştır. Dernek yöneticilerinin de "konjonktür masalı" anlatma lüksleri artık yoktur. Camiamız üzerindeki ölü toprağının atılması faydasının yanısıra, tek başıma yürüttüğüm mücadelenin bu arkadaşları eski yöntemlerle dahi olsa çalışma yapmak zorunda bıraktığını da memnuniyetle görüyorum. Son birkaç haftadır görüşme sayılarının artması da bunun göstergesidir.Tabanda mücadele eden ve tabanın sesini duyan bir müfettiş olarak bireysel mücadelem devam edecektir. Yürüttüğüm kararlı mücadelenin pek çok insana umut olduğunu ve zihinlerde yer etmiş tüm engelleri yok ettiğini mutlulukla gördüm; verdiğimiz mücadeleden memnunum, elimden gelenin fazlasını yaptığım için de vicdanen rahatım. Bu süreçte bana verdiğiniz destek ve gösterdiğiniz teveccüh için çok teşekkür eder, saygılar sunarım.
Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcım Cevdet Yılmaz, @_cevdetyilmaz
Size ulaşabilmek adına sosyal medya gibi gayri resmi bir kanal kullanmak zorunda kaldığım için beni affedeceğinizi umuyorum. Bu, biz müfettişlerin alışkın olduğu bir usul değildir. Ancak biz son 5 yıldan bu yana alışkın olmadığımız bir sürü şeye alışmak zorunda bırakıldık. 35 senelik başmüfettiş ağır iş yükünün altında ezilirken, yakın gözlüğünü takarak planlı tweet atmayı öğrendi, sahte hesaplar üzerinden kendisine ve mesleğine atılan iftiralara, kişisel hakaretlere cevap vermek zorunda kaldı.
Her biri en az bir yabancı dil bilen müfettişler, bilmedikleri bir dili öğrenmek zorunda kalıyor son dönemde. Muhataplarından bir şey istemek zorunda kalmak müfettişlerin dilini yaralıyor. Oysa bize hep kalemde kavi, kelamda kibar olmamız öğütlenmişti. Biz istemeyi çok zor öğrendik. Kendimizi ve yaptığımız işin önemini, aldığımız sorumluluğun ağırlığını izah etmek zorunda kalışımız da ayrıca kalp kırıklığı ve umutsuzluk yaratıyor.
Mesleğe ilk başladığımız yıllardan son on yıla gelinceye kadar, kalemimiz ve mührümüzden başka bir aracımız olmadan, 81 ilde milletimizin çocuklarının hakkının peşinde ömrümüzü tüketirken, turne dönüşü bakkala giderken bile arkamızdan ağlayan çocuklarımızın hakkını da devletimizin koruyacağını bilirdik.
Böylesine yüksek fedakârlık gerektiren mesleklerde çalışanlar, meslekleriyle, hizmet verdikleri kitleyle ve kendilerini görevlendirenlerle bir bağ kurmak zorundadırlar. Bu bağ ne kadar sağlamsa, o kadar azimle ve huzurla çalışırlar. Müfettişler de, yılın 6 ayını ailelerinden ve sevdiklerinden ayrı, son derece kötü koşullarda konaklayarak geçirip, milyonlarca liralık yolsuzluk soruşturmalarını yürüttükleri için tehdit edilirken, günün sonunda kendi evlatlarından önce hizmet etmekle mükellef hissettikleri tüyü bitmemiş yetimin hakkını korudukları, devletin kendilerine verdiği yetki ve sorumluluk çerçevesinde devletin kör kuruşunun takibini yaptıkları, katlandıkları zorlu koşullara rağmen yaptıkları işin önemli ve değerli olduğunu hissettikleri için azimle çalışmaya devam etmekteydiler. Ancak devletimizin müfettişine verdiği önem ve değerin azalması, kamu denetim sistemini, sureti soldurulmuş bir resme dönüştürmüş, mührümüz silikleşmiş, kalemimiz kırılmıştır. Müfettişler, devletle kaybolan bağlarının yasını tutmaktadır.
“Müfettiş yalnız insandır” derken üstatlarımız, muhataplarımızla mesafeli olmamızı öğütlerlerdi. Son zamanlarda gördük ki, müfettişler gerçekten yalnızdır.
10 sene öncesinde denk maaşlar aldığımız meslek grupları, şu an neredeyse iki katımız tutarında maaş alırken bizim yoksulluk sınırına mahkûm edilmemiz bir tercih olarak göze çarpmakta ve artık en ön safa en iyileri gönderme zemini sarsılmaktadır. Açılan müfettiş yardımcılığı sınavlarına yeterince başvuru alınamamakta, adayların niteliği gittikçe düşmektedir. Müfettişlik tercih edilen bir meslek olmaktan çıkmıştır.
Geçtiğimiz Aralık ayında yalnızca mesleki itibarımızı değil, umudumuzu da kaybettik.
Mühürlerle beraber, kalpler de umutlar da kırıldı. Sabır taşı çatladı, eti geçti artık bıçak kemikte.
Daha milyon liralık kamu zararı tespitinin mürekkebi kurumadan, bu defa kalemimizden hüzün ve düş kırıklığı damlıyor.
Arz ederim.
AKP seçim yatırımına erken başladı!
SGK borçları için yeni yapılandırma paketi geliyor:
– 72 aya kadar taksitlendirme.
– 1 milyon TL'ye kadar teminatsız yapılandırma.
– Şirketler, belediyeler ve şahıslar faydalanabilecek.
AKP seçim yatırımına erken başladı!
SGK borçları için yeni yapılandırma paketi geliyor:
– 72 aya kadar taksitlendirme.
– 1 milyon TL'ye kadar teminatsız yapılandırma.
– Şirketler, belediyeler ve şahıslar faydalanabilecek.
@alicanuludag Haber metninde de belirtildiği üzere söz konusu şahıslar Sosyal Güvenlik Müfettişi değildir. Manşet yanlış bilgi içermektedir. Sosyal Güvenlik Müfettişleri Derneği başkanı olarak paylaşımınızı düzeltmenizi rica ediyorum.
Merkez Kariyer Uzmanları ve Denetim Elemanları Platformu sözcüsü Bilal Yüksel, özlük haklarının iyileştirilmesine yönelik verilen vaatlerin yerine getirilmesinin kamu çalışanlarının tamamı açısından olumlu sonuçlar doğuracağını belirtti.
“Talebimiz, herhangi bir meslek grubunun kazanımını tartışma konusu yapmak değil, kendi meslek grubumuzun uzun süredir ötelenen ve objektif gerekçelere dayanan haklı beklentisinin karşılanmasıdır”
#3sayılıcetvel
https://t.co/aMWs1V3u8y
Müfettişlik; yüksek sorumluluk, yoğun iş yükü ve sahada fiilen yürütülen görevler içerir.
Bu emeğin karşılığı güçlü ve sürdürülebilir özlük hakları olmalıdır. #3sayılıcetvel
📝 Müfettişlik, fedakârlık isteyen bir meslektir; karşılığı da adil olmalıdır.
📝 Devletin denetim gücü, müfettişlerin güvencesiyle ölçülür.
📝 Müfettişlerin özlük hakları bir ayrıcalık değil, görev gereğidir. #3sayılıcetvel