OPEL aldım, DERT sahibi oldum.
İnsan parasıyla nasıl başına dert alır izleyin. 2025'te Çorlu Çetaş'tan satın aldığım Opel Grandland araç 4. defa yolda kaldı. Bu aracın değişimi için ne olması gerek? Bir marka bu kadar mı güven kaybeder?
#OpelTurkiye#Opel#opelcetasotomotiv
OPEL aldım, DERT sahibi oldum.
İnsan parasıyla nasıl başına bela alır izleyin.
2025'te Çorlu Çetaş'tan satın aldığım Opel Grandland araç 4. defa yolda kaldı. Bu aracın değişimi için ne olması gerek? Bir marka bu kadar m�� güven kaybeder?
#OpelTurkiye
#Opel
#opelcetasotomotiv
FİİLİ OHAL UYGULAMALARINI İÇEREN KARARA KARŞI DAVA AÇTIK!
Ankara Valiliği tarafından 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek 36. NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek, 28.06.2026 saat 00.00’dan 10.07.2026 saat 23.59’a kadar Ankara ili genelinde açık ve kapalı alanda yapılacak toplanma, toplantı ve gösteri yürüyüşü, basın açıklaması, açlık grevi, oturma eylemi, protesto eylemi, miting, stant açma, çadır kurma, el ilanı/bildiri/broşür dağıtma, afis/pankart asma ve benzeri bütün demokratik etkinlikler 13 gün süreyle yasaklanmıştır.
Başta Anayasa’nın ifade özgürlüğünü düzenleyen 26. Maddesi ve toplantı ve gösteri yürüyüş hakkını düzenleyen 34. maddesi olmak üzere temel hak ve özgürlüklere, sendikal örgütlenme ve faaliyetlere, Türkiye’nin de onayladığı uluslararası sözleşmelere, AYM, Danıştay gibi ulusal mahkeme kararlarına ve AİHM kararlarına aykırı olan Ankara Valiliği kararının yürütmesinin durdurulması ve yargılama sonucu iptali için İdari Mahkemesi’nde DAVA AÇTIK!
Bu vesileyle bir kez daha iktidarı evrensel hukuk ilkelerine uymaya, OHAL uygulamalarına son vermeye ve savaş örgütü NATO’dan ayrılarak ülkemizdeki tüm NATO üslerini kapatmaya davet ediyoruz.
SON DAKİKA | Doruk Maden işçilerinin direnişi başarıya ulaştı:
"Şu anda paralar yatmaya başladı. Bize gelen bilgiye göre 85 milyon TL yatırıldı, 15 milyon TL'lik ödeme de birazdan gelecekmiş.
Bu yatan ve yatacak rakamlarla talebimiz %90 oranında çözülmüş oluyor."
SON DAKİKA | Doruk Maden işçilerinin direnişi başarıya ulaştı:
"Şu anda paralar yatmaya başladı. Bize gelen bilgiye göre 85 milyon TL yatırıldı, 15 milyon TL'lik ödeme de birazdan gelecekmiş.
Bu yatan ve yatacak rakamlarla talebimiz %90 oranında çözülmüş oluyor."
Yerel yönetim emekçilerinin sendika kurmasının dahi mümkün görülmediği yıllarda fiili ve meşru mücadeleyle kurulan TÜM BEL-SEN, iş kolunda ilk toplu sözleşmeyi imzalayan sendika olmuş; toplu sözleşme hakkının uluslararası hukuk çerçevesinde kazanılmasına öncülük etmiştir. Bugün yerel yönetimlerde imzalanan birçok sözleşmenin temelinde de bu mücadele bulunmaktadır.
Fiili ve meşru mücadeleyle kurulmuş, toplu sözleşme dâhil temel hakların kazanımına öncülük etmiş TÜM BEL-SEN; merkezi hükümetlerin ve belediye yönetimlerinin baskılarına boyun eğmeden, yerel yönetim emekçilerinin insan onuruna yaraşır çalışma ve yaşam koşulları mücadelesinin öncüsü olmayı sürdürmektedir.
Kuruluşumuzdan bu yana hükümetler değişse de; emek, demokrasi, barış ve özgürlükler mücadelesinin ısrarlı savunucusu olan, yerel yönetim emekçilerinin gerçek sendikası TÜM BEL-SEN’e yönelik baskılar değişmemiştir. Kayyım politikaları, ihraçlar ve sendikal alanı denetim altına alma girişimleriyle emekçiler; güvencesiz çalışma ve güvensiz yaşam koşullarına mahkûm edilmek istenmiştir.
Sendikamızın kuruluşundan bu yana tavizsiz biçimde savunduğu bu anlayış nedeniyle binlerce üyemiz ve yöneticimiz hedef gösterilmiş; haksız ve hukuksuz soruşturmalarla, disiplin cezalarıyla, sürgünlerle ve işten çıkarmalarla karşı karşıya bırakılmıştır. Hâlâ yüzlerce üyemiz ihraç edilmiş durumdadır. Tüm bu baskı, saldırı ve engellemelere rağmen; yerel yönetim emekçilerinin insanca çalışma ve yaşam koşulları ile sendikal hak ve özgürlükleri için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyor, dayanışmayı ve örgütlü mücadeleyi büyütmeye devam ediyoruz.
Yıllardır süren emek ve demokrasi karşıtı politikalara, sendikal alanı baskı ve karalamalarla şekillendirme çabalarına rağmen; TÜM BEL-SEN bugün yerel yönetimler alanında örgütlü ikinci büyük sendikadır. Bu başarı ve gurur; başta üyelerimiz olmak üzere tüm yerel yönetim emekçilerinin ortak eseridir. Bütün yerel yönetim emekçilerini TÜM BEL-SEN çatısı altında birleşmeye ve kazanımlarımızı birlikte büyütmeye çağırıyoruz.
Gücümüz birliğimiz, birliğimiz TÜM BEL-SEN!
Bugün halkın seçme ve seçilme hakkına karşı ağır bir saldırı daha yaşandı.
Bu ülkenin ana muhalefet partisine, Cumhuriyet’in kurucu partisine zor kullanarak girenler, partinin delegelerinin iradesini çiğnemeye çalışmaktadır.
Yaşananlar herhangi bir parti içi mesele değil; halk iradesine ve demokratik siyasetin kendisine yönelik açık bir müdahaledir.
Yerel seçimlerde ortaya çıkan halk iradesini hazmedemeyenler; önce seçilmiş belediye başkanlarını, siyasetçileri ve muhalif toplumsal kesimleri siyasallaştırılmış yargı operasyonlarıyla hedef almış, kendileri dış��ndaki siyasi partileri fiilen etkisiz hale getirmeye yönelmiştir.
Cumhuriyet Halk Partisi’ne dönük “mutlak butlan” davası ve bugün parti binasına emniyet güçleri eliyle zorla girilmesi, Türkiye’de demokratik siyaset alanını bütünüyle tasfiye etmeye dönük daha büyük bir kuşatmanın parçasıdır.
Türkiye demokrasisine yönelik bu ağır müdahalenin planlayıcılarını, uygulayıcılarını ve işbirlikçilerini bu halk unutmayacaktır. Parti binalarını ele geçirerek halkın iktidara karşı büyüyen itirazını bastırmaya çalışanlar bilmelidir ki; rüzgâr ekenler fırtına biçecektir.
Bu halkı yoksullaştıranlar, işçiden ve emekçiden alıp sermayeyi büyütenler, halktan değil emperyalist merkezlerden aldığı destekle ayakta kalmaya çalışanlar şunu bilmelidir: Örgütlü bir halktan daha büyük bir güç yoktur.
Bizler emek ve meslek örgütleri olarak; bedeli ne olursa olsun demokrasi, halk iradesi ve adaletin yanında olmaya devam edeceğiz.
Başta emek örgütleri olmak üzere tüm demokrasi güçlerini ve bu ülkenin geleceğine sahip çıkmak isteyen herkesi; halklar ve emekçiler üzerinde her geçen gün daha da ağırlaşan bu kuşatmaya karşı ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.
Demokrasi, Adalet ve Barış ancak yan yana durarak, birlikte mücadele ederek kazanılacaktır.
Demokrasiyi Savunmaya Devam Edeceğiz!
AKP iktidarı, muhalefeti yok etmek ve toplumsal muhalefeti sindirmek için bir kez daha bir yargı sopasına sarılmıştır.
İstinaf mahkemesinin bugün CHP kurultayına yönelik verdiği "mutlak butlan" kararı, demokratik siyasete vurulmuş açık bir darbedir. Halkın iradesini gasp eden kayyum politikalarının bir başka tezahürü olan bu sipariş karar yok hükmündedir.
Yargı eliyle siyaseti dizayn etme çabalarına, irade gasplarına ve antidemokratik müdahalelere karşı demokrasiyi, adaleti ve halkın iradesini savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.
Yürütme Kurulu
Gençlerle birlikte, ülkemizde ve dünyada barışın, özgürlüklerin, demokrasinin ve eşitliğin hâkim olduğu güneşli güzel günlerin umudunu büyütmeye; emektan yana demokratik bir ülke mücadelesini yükseltmeye devam ediyoruz.
Merkez Yürütme Kurulu
DİSK – KESK – TMMOB – TTB:
"Emek, Barış ve Demokrasi için NATO’ya HAYIR!
Emperyalizmin başlıca savaş örgütlerinden NATO’nun 7–8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştireceği zirveye karşı hep birlikte sesimizi yükseltiyoruz. Türkiye’nin emperyalist savaş stratejilerinin karargâhı haline getirilmesini kabul etmiyoruz." 👇
https://t.co/yoGmjSTE8c
@yemeksepeti@StarbucksTR aldığım ürün ekte diyorum ki bana kurye yollayın bunu iade edicem verdiğiniz cevap bu napalim bunu yiyelim ölelim iade etmeyelim nasıl bir rezilliktir bu arayın diyorum aramiyorsunuz insan sağlığı bu kadar mı önemsiz